İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/469 E. 2024/713 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/469
Karar No
2024/713
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/469 Esas - 2024/713 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/469 Esas KARAR NO : 2024/713 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... - ... 3-... ... - ... 4-... ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... : Av. ... : 5-... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNANLAR: 1-... - ... 2-... VEKİLİ : Av. ... : 3- ... MİRASÇILARI : İhbar Olunan Atalay Şahinoğlu Mirasçıları; I)... - ... II)... - ... III) ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2021 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 YAZIM TARİHİ : 24/01/2025 DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, farklı sektörlerde yatırım ve ticaret yapan saygın bir iş insanı olduğunu, yatırım alanlarından birininde madencilik olduğunu, bu kapsamda ... ili sınırları içerisinde nitelikli kalker arazileri satın aldığını ve üretim ile elde ettiği ...'de bulunan demir çelik fabrikalarına sattığını, bu kapsamda sahibi olduğu nitelikli kalker arazilerini ve ruhsatlarını çimento fabrikası kurarak değerlendirmek ve yatırımını büyütmek istediğini, çimento fabrikası kurmak için girişimlere başladığını ve 5-6 yıllık uğraş sonucu bahsi geçen nitelikli kalker arazileri için ... belgesini aldığını, bunun yanında müvekkil çimento fabrikasının kurulacağı alan için de bahsi geçen ham madde alanlarının yanında arsalar satın aldığını, çimento fabrikasının kurulması için gerekli izin ve hazırlıkları tamamladıktan sonra da sermaye ihtiyacını karşılamak adına yatırım teklifleri aldığını, bu süreçte bir tanıdığı vasıtasıyla davalı ... ... ile tanıştığını ve bahsi geçen projesini anlattığını, ... ...'in de uzmanlara bahsi geçen araziler üzerinde incelemeler yaptırdığını ve fizibilite raporu hazırlattığını, fizibilite raporunun olumlu olmasıyla da, Taraflar arasında önce sözlü olarak, sonrasında ise ortak olarak kurulan ... A.Ş. şirketi ile resmi olarak ortaklık ilişkisi kurulduğunu, Taraflar arasındaki ortaklık anlaşması uyarınca da ... A.Ş. şirketinin %15 oranındaki hissesinin müvekkil ... adına, %3 oranındaki hissesi dava dışı ... adına ve geri kalan %82 oranındaki hisse ise ... Grubu ve yetkilileri adına tescil edildiğini, bahsi geçen kalker arazilerinin de davacı tarafından ortak kurulan ... A.Ş. şirketine devredildiğini, davacının 2007 ile 2011 yılları arasında ... grubunun farklı üst düzey yöneticileriyle beraber bahsi geçen yatırımların planlanması, teknoloji seçimi, fabrika arazisinin büyütülmesi ve benzer konularda birlikte çalıştığını, 2011 yılında ise ... Grubu adına ... A.Ş. şirketi ile davalı ...'un ilgilenmeye başladığını, Davalı ...'un baskıları ve ... grubunun global çapta ve dünyaca bilinen en büyük Türk şirketlerinden biri olduğuna güvenerek ve de inandırılıp güvenmesi sağlanarak ne olduğunu dahi algılamadığı ... grubu tarafından hazırlanan gün, ay kısmı boş olan, hisselerin alıcısı tarafından da imzalanarak usul ve yasaya aykırı şekilde ... A.Ş. şirketi hisselerini ... İnş. San. Tic. A.Ş. şirketine devrettiğini, Davacının usul ve yasaya aykırı hisse devrinin yapıldığı tarih sonrasında da ... grubu ile ortaklık ilişkisine ve ... A.Ş. şirketinin faaliyetlerine ortak/hisse sahibi sıfatıyla devam ettiğini ancak şirket hisselerinin geri devrinin yapılmadığını, 2014 yılında davalı ...'un "... A.Ş. şirketini satmak istediklerini" bildirdiğini, müvekkilinin, verilen sözlerin tutulmaması, ... A.Ş. şirketinin malvarlığı değerlerini oluşturan 4.000-5.000 dönüm kaliteli kalker arazisi ile ... belgesinin kendisi tarafından ortaklığa konulması ve ... grubunun ... A.Ş. şirketinin değerlenmesine herhangi bir katkısının olmaması sebebiyle satışa karşı çıktığını, ancak davacının tüm çabalarına rağmen ... A.Ş. şirketinin satışını engelleyemediğini, devamla ... A.Ş.'nin müvekkile ait olan %15 oranındaki hissesi müvekkiline geri devredilmediği gibi şirket satışı sonrasında müvekkiline ... grubu tarafından %15 oranındaki hisse bedeli karşılığının da ödenmediğini, müvekkilinin, ... grubu yetkililerince hisse bedellerinin ödeneceği vaadiyle yakın zamana kadar oyalandığını ve hisse bedellerinin ödenmemesinin kesin olarak müvekkil tarafından anlaşılması ile de huzurdaki davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu iddia ederek, Müvekkiline ait olup ... İnş. Taahhüt Tic. A.Ş. Şirketine usul ve yasaya aykırı olarak devredilen ... A.Ş. şirketinin %15 oranındaki hisse devir işleminin iptali ile ... A.Ş. şirketinin %15 oranındaki hissesinin davacı adına tesciline, ... A.Ş. şirketinin %15 oranındaki hissesinin müvekkile devri imkansız ise Mahkemece yürütülecek yargılama sürecinde tespit olunacak belirsiz alacağa ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000 TL hisse bedelinin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ..., ... ... ve ... ... müşterek vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalılar ... ... ve ... ...'in şirketin başlangıcında pay sahibi olmadıklarını, sonradan davacı dışındaki ortaklardan pay devralarak şirket ortağı olduklarını, hisse devrinin davacı ile davalı ... İnş. Taah. Tic. A.Ş. Arasında yapıldığını ve davalı ... ...'in sözleşmeye devralan ... A.Ş.'yi temsilen imza attığını, Davalı ... ...'in ise işlemlerin hiçbir aşamasında yer almadığını, sözleşmede imzasının olmadığını, bu nedenle davalılar ... ... ile ... ... yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, 10.8.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile kararlaştırılan 7.500 TL bedelin davacıya ödendiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK'nin 182., yeni TBK'nin 207/2. Maddeleri uyarınca edimlerin aynı anda ifası gerektiğini ve HMK'nin 190. Maddesi uyarınca bu karinenin aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, hisselerin 10.8.2011 tarihinde devredildiğini, bu nedenle dava tarihine kadar TBK'nin 125. Maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini, sözleşmede vade belirlenmediğinden TBK'nin 207/2. Maddesi uyarınca borcun aynı tarihte muaccel olduğunu, arabuluculuk tarihi olan 31.8.2021 tarihinde de zamanaşımının dolduğunu, asıl talep yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının olmadığını, taraflar arasında inanç sözleşmesinin olmadığını, davalıların paylarını 3. kişilere devrettiklerini, davanın 3. kişilere açılmamış olması nedeniyle hisselerin iadesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın usulden, olmazsa zamanaşımı nedeniyle, olmazsa husumet yokluğu nedeniyle, o da olmazsa esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin hisselerinin 12.1.2018 ve 22.12.2017 tarihli sözleşmeler ile eski ortağı ... tarafından devralındığını, Davalı şirketin 10 yıldan önceki vuku bulduğu iddia edilen hususların davalı şirkete yöneltilemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını, davanın 1 ve 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı defiinde bulunduklarını, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın hisselerin devredildiği kişilere açılmadığını, tasarrufun iptali davasının şartlarının oluşmadığını, davanın, davalı şirketin hisselerini devreden ... İnş. Ve Eğitim Hizmetleri A.Ş., ...'na ihbarını talep ettiklerini, davacının hisse devri sırasında bedeli ödenmemişse bunun TBK'nin 173. Maddesindeki borcun nakli niteliğinde olduğunu ve bu durumda davanın devir alana yönlendirilmesi gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davanın usulden, olmazsa esastan reddini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...'a dava dilekçesi 15 Aralık 2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir. Davalı vekilinin 28.2.2022 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin adresinin tebligat yapılan adres olmadığını belirterek davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek reddini talep ettiği anlaşılmıştır. İhbar olunanlar ... İnşaat Ve Eğitim Hizm. A.Ş. Ve ... vekili 13.1.2022 tarihli ihbara cevap dilekçesinde, ihbar olunan ... vekili 22.2.2022 tarihli ihbara cevap dilekçesinde, ihbar olunan ... vekili 23.2.2022 tarihli ihbara cevap dilekçesinde, ihbar olunan İbrahim Şahinoğlu vekili 23.2.2022 tarihli ihbara cevap dilekçesinde, davanın usulden reddine, aksi halde husumet, zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep ettikleri, dilekçelerin içeriğinden kendileri hakkında hüküm kurulmasını istemedikleri, feri müdahale talebinde de bulunmadıklarını bildirmişlerdir. GEREKÇE: Dava, taraflar arasında davalılardan ... AŞ ile ilgili varlığı çekişmesiz olan "Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" başlıklı sözleşme, yine anılan şirket ile ilgili 12/08/2011 tarih, 10 sayılı yönetim kurulu kararı kapsamında, tarafların ayrıntılı iddia ve savunmaları, dayanılan deliller bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, Davacının davalılardan ... AŞ'nin %15'i oranındaki (Devir senedindeki) hissesinin iptali ile kendi adına tescilini isteyip isteyemeyeceği, istenemeyeceğinin kabulü halinde bu kez devir tarihindeki hisse bedeli belirlenerek, davalılardan tahsili koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Anonim şirket hisse devri 10/08/2011 tarihinde gerçekleştirilmiş, mevcut dava ise; 16/11/2021 tarihinde açılmıştır. Arabuluculuğa başvuru tarihi ise 31/08/2021 tarihidir. Pandemi nedeniyle zamanaşımının işlemesinin idari kararla iki ay durduğu da dikkate alındığında, inanç sözleşmeleri için TBK m.146 uyarınca öngörülen 10 yıllık sürenin dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla, bir kısım davalıların zamanaşımı itirazları haklı görülmemiş, keza davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına da talep dikkate alındığında bir engel bulunmadığı, diğer usulü itirazların da haklı olmadığı anlaşılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan hisse devir sözleşmesi, mevcut davada taraf olan şirketlere ait sicil kayıtları, 12/01/2018 tarihli hisse devir sözleşmeleri ve diğer belgeler dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkerelerle temin edilmiştir. Davacı ... 10/08/2011 tarihinde ... AŞ'de bulunan 7500 adet hissesini 7.500,00 TL toplam numunal değer ile ... Taahhüt Ticaret AŞ'ye devretmiş, devir sözleşmesinde, devredilen hisse ile ilgili hiçbir sorumluluğunun kalmadığı, devralan şirket ve ilgili kişilere yönelik herhangi bir tazminat talebinde bulunmayacağını ifade ettiği, yine devralan şirket yetkilisinin de devir senedinde davacı ile beraber imzasının bulunduğu, Davacı haricinde aynı şekilde dava dışı ..., ... ..., ... ..., ...'ın da hisselerini aynı gün devrettikleri, ... AŞ yönetim kurulunu oluşturan dava dışı ..., ... , davalı ... ve davacı ... tarafından 12/08/2011 tarihinde alınan ... nolu karar ile yukarıda bahsi geçen devir işlemlerinin onaylanmasına ve şirket pay defterine kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava, inanç sözleşmesine dayalı olarak şirket ortaklığının tespiti ve şirket hissesinin davacı adına tescili, olmadığı takdirde devir tarihindeki hisse bedelinin belirlenerek davalılardan tahsili istemine ilişkindir. İnanç sözleşmesi, inanan ile inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından inana geri verme şartlarını içeren borçlandırıcı bir muamele olduğu, dava konusu iptali istenilen hisselerin (özellikle değer belirsiz alacak şeklinde 1.000.000,00 TL olarak ifade edilmiş ve şirketin niteliği dikkate alındığında çok daha fazla tutarda olmakla) değeri de dikkate alındığında, inanç sözleşmesinin varlığının kesin delil ile ispatı mümkün olup, ancak yazılı delil ile kanıtlanabileceği, taraflarca sunulan deliller dikkate alındığında, tanık dinlenmesini gerektirecek delil başlangıcı niteliğinde bir belge taraflarca sunulmadığı, davacı tarafça sonradan davalılardan ... ile mail yazışması olduğu ifade edilerek sunulan belgelerin, HMK'nın ilgili maddeleri dikkate alındığında, tanık dinletilmesini gerektirecek delil başlangıcı niteliğinde belgeler olmadığı anlaşılmakla, Davacı tarafa yemin deliline dayanması nedeniyle bu hakkı hatırlatılmış, Davacı vekilince yemin metni 12/09/2024 tarihli dilekçe ile; Davalı ... yönünden hazırlanan yemin metni; "Ben .... Davacı ...nın ... Anonim Şirketinde bulunan %15 hissesini, daha da güçlenebilmek için ... Grubuna ait olan .... Şirketine 3-4 aylığına(geçici süreliğine) devretmesini ve bu hisselerin 3-4 ay(geçici süre) sonra kendisine geri verileceğini davacı ...ya söylediğime, bize bu konuda güvenmesini ve inanmasını istediğime ve devamla davacı ...nın bize inandığına, bununla ilgili olarak ... ... ile de görüştüğüme ve ... ...'in de davacı ...nın hisselerinin kendisine en kısa sürede iade edileceğini taahhüt ettiğine, bu konuya dair davacı ... ile mail yazışmaları yaptığıma, tüm bu hisse devir işlemlerinin kağıt üzerinde formaliteden olacağını ve sadece davacı ...ya imzalaması için götürdüğümüz hisse devrine ilişkin kağıdı imzalamasını aksi halde ortaklığın son bulabileceğini söylediğime, daha çok yurt dışına ağırlık verdiğimizi ve bu yüzden ... Anonim Şirketini sattığımızı ve devamla kendisine düşen payı vereceğimizi davacı ...ya söylediğime, davacı ...nın ... Anonim Şirketindeki %15 hissesinin nominal değeri 7.500 TL olarak yazsa da gerçek hisse değerinin daha yüksek olduğuna, aslında bu devrin göstermelik yapıldığına, davacı ...ya imzalatılan hisse devir sözleşmesinin boş bir şekilde(Tarih ve imza kısmı boş olarak) geçici olarak ve hisseleri kendisine devredilmek üzere imzalatıldığına ve devamla sözleşmedeki bu boş kısımların sonradan el ile doldurulduğuna, ayrıca sözde devirleri yapılan hisse bedellerinin davacı ...ya verilmediğine ve buna dair elimizde bir belge olmadığına, ayrıca davacı ...nın devredilen hisselerine ilişkin şirket pay defterinde imzaların bulunmadığına namusum, şerefim, ailem, çocuklarımın ölüsü üzerine ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." Davalılar ... ..., ... ... ve ... Şirketi yönünden hazırlanan yemin metni; "Ben ... ...-... ...-... Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi. Davacı ...nın ... Anonim Şirketinde bulunan %15 hissesini, ... Grubumuza bağlı kendi şirketimiz olan ... Şirketimizi daha da güçlendirebilmek amacıyla bu şirkete geçici olarak devretmesini ve bu hisselerin yine geçici bir süre sonra kendisine geri verileceğini davacı ...ya söylediğimize, bize bu konuda güvenmesini ve inanmasını istediğimize ve devamla davacı ...nın bize inandığına, bununla ilgili olarak ... ile de görüştüğümüze ve ...nın hisselerinin kendisine en kısa sürede iade edileceğini taahhüt ettiğimize, bu konuya dair davacı ... ile gerek temsilciler gerek kendimiz mail yazışmaları yaptığımıza, tüm bu hisse devir işlemlerinin kağıt üzerinde formaliteden olacağını ve sadece davacı ...ya imzalaması için götürdüğümüz hisse devrine ilişkin kağıdı imzalamasını aksi halde ortaklığın son bulabileceğini söylediğimize, daha çok yurt dışına ağırlık verdiğimizi ve bu yüzden ... Anonim Şirketini sattığımızı ve devamla kendisine düşen payı vereceğimizi davacı ...ya söylediğimize, davacı ...nın ... Anonim Şirketindeki %15 hissesinin nominal değeri 7.500 TL olarak yazsa da gerçek hisse değerinin daha yüksek olduğuna, aslında bu devrin göstermelik yapıldığına, davacı ...ya imzalatılan hisse devir sözleşmesinin boş bir şekilde(Tarih ve imza kısmı boş olarak) geçici olarak ve hisseleri kendisine geri devredilmek üzere imzalatıldığına ve devamla sözleşmedeki bu boş kısımların sonradan el ile doldurulduğuna, ayrıca sözde devirleri yapılan hisse bedellerinin davacı ...ya verilmediğine ve buna dair elimizde bir belge olmadığına, ödeme yapıldığına dair herhangi bir ödeme belgesinin mevcut olmadığına ve dosyaya da sunamadığımıza, ayrıca davacı ...nın devredilen hisselerine ilişkin şirket pay defterinde imzaların bulunmadığına namusum, şerefim, ailem, çocuklarımın ölüsü üzerine ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." Davalı ... AŞ yönünden hazırlanan yemin metni; "Ben ... Anonim Şirketi yetkilisi. Davacı ...nın ... Anonim Şirketine 7 adet 4.000-5.000 dönüm kaliteli kalker madeni ruhsatı ile ... Belgesini sermaye olarak getirdiğine, ... Anonim Şirketinin neredeyse tüm sermayesinin davacı ...nın katkısıyla oluştuğuna, Davacı ...nın ... Anonim Şirketinde bulunan %15 hissesini, ... Grubuna ait olan ... Şirketini daha da güçlendirebilmek amacıyla bu şirkete geçici olarak devrettiğine ve bu hisselerin yine geçici bir süre sonra kendisine geri verileceğinin davacı ...ya söylendiğine, bu konuda güven ve inanç duyulmasının istendiğine ve devamla davacı ...nın hisselerinin kendisine iade edileceğine inandığına, bununla ilgili olarak ... ile de görüşüldüğüne ve ...nın hisselerinin kendisine en kısa sürede iade edileceğinin taahhüt edildiğine, bu konuya dair davacı ... ile mail yazışmaları yapıldığına, tüm bu hisse devir işlemlerinin kağıt üzerinde formaliteden olacağını ve sadece davacı ...ya imzalaması için götürülen hisse devrine ilişkin kağıdın imzalamasını aksi halde ortaklığın son bulabileceğinin söylendiğine, yurt dışına ağırlık verildiğine ve bu yüzden ... Anonim Şirketinin satıldığına ve devamla kendisine düşen payın verileceğinin davacı ...ya söylediğine, davacı ...nın ... Anonim Şirketindeki %15 hissesinin nominal değeri 7.500 TL olarak yazsa da gerçek hisse değerinin daha yüksek olduğuna, aslında bu devrin göstermelik yapıldığına, davacı ...ya imzalatılan hisse devir sözleşmesinin boş bir şekilde(Tarih ve imza kısmı boş olarak) geçici olarak ve hisseleri kendisine geri devredilmek üzere imzalatıldığına ve devamla sözleşmedeki bu boş kısımların sonradan el ile doldurulduğuna, ayrıca sözde devirleri yapılan hisse bedellerinin davacı ...ya verilmediğine ve buna dair ortada bir belge olmadığına, ayrıca davacı ...nın devredilen hisselerine ilişkin şirket pay defterinde imzaların bulunmadığına namusum, şerefim, ailem, çocuklarımın ölüsü üzerine ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." Şeklinde hazırlanmış, Davalılar, yemin metni içeriğine itiraz edip ayrıca kendilerine yöneltilemeyeceği yönünde itirazda bulunmuş, Mahkememizce 19/11/2024 tarihli oturumda davalılardan ..., ... ... ve ... ...'e yönelik yemin teklifinin, 12/08/2011 tarihli hisse devir sözleşmesinin tarafı olmamakla, reddine karar verilmiş, Hisse devir sözleşmesinin tarafı olan mevcut ... AŞ ve ... Taahhüt AŞ yetkililerine yönelik olmak kaydıyla yemin metni mahkememizce, davacı yemin metninde HMK m.233'de öngörülen içeriğe aykırılık taşıması nedeniyle; "Tarafıma gösterilen ve bizzat okuduğum Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi başlıklı, hisseleri devir olunan ... Anonim Şirketi'nin toplam numunal değeri 7.500,00 TL olan 7500 adet devre konu hissenin, Devir alan ... Şirketi'ne, devir sözleşmesinde yer alan açıklamaların aksine, hisse devrinin ... Grubu Şirketleri arasında mevcut operasyon kapsamında daha güçlü hale getirilmesi için devirden 3-4 ay sonra iade edilmesi koşulu ile devredildiği, ancak iadenin dava tarihi ve halen gerçekleştirilmediği iddiasının doğru olmadığına . . ." Şeklinde hazırlanmış, Davacı vekili, kendi hazırlattıkları yemin metni hususunda ısrarcı olduklarını, mahkemenin hazırladığı yemin metnini eda edilmesine istemlerini karşılamadığı için karşı olduklarını, yemin verilmeyecekse mevcut delil durumuna göre dosya ile ilgili gereken işlemin yapılması gerektiğini ifade etmiş, yani dolaylı olarak yemin deliline dayanmaktan sarfı nazar etmiştir. ". . . namusum, şerefim, ailem, çocuklarımın ölüsü üzerine ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim." ibaresi davacı tarafça hazırlanan yemin metninde HMK m.233'de öngörülen yemin şekline aykırılık teşkil etmekte olup, bu şekilde yemin ettirilmesinde davacının ısrarı haksız olmakla, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yemin deliline dayanmaktan sarfı nazar etmiş sayılmış, inanç sözleşmesinin varlığı da kesin delillerle kanıtlanamamış olmakla, davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile artan 16.649,9‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılar yararına hesaplanan 152.000,00 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 6-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk için ödenen 1.400,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ...(e-duruşma), Davalı ... ve ... AŞ vekili Av. ... (e-duruşma), davalı ... İnşaat AŞ ve ... vekili Av. ..., Davalı ... Şirketi Vekili Av. ...'nun(e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/469, K. 2024/713, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-469-e-2024-713-k-8b82c7cbf7c7