İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/386 E. 2024/654 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/386
- Karar No
- 2024/654
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/386 Esas - 2024/654 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/386 Esas KARAR NO : 2024/654 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/06/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 YAZIM TARİHİ : 14/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalının 2000 adet su ve sıvı geçirmez çanta siparişi konusunda 17.04.2020 tarihinde düzenlenen Satın Alma Sipariş formu ile anlaşıldığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği davalı tarafın üreteceği çantaların sıvı ve su geçirmez özelliklere sahip olacağının kararlaştırıldığını ve davalı tarafından, müvekkili şirketin incelemesi için gönderilen numunenin istenen özellikleri karşılaması üzerine taraflar arasında çanta siparişi konusunda anlaşma sağlandığını, yapılan anlaşma tutarının 2000 çanta için 24.000,00 Amerikan Doları olduğu, işin başlamasından önce müvekkili şirket tarafından davalı şirketin talebi üzerine davalı şirkete 12.000 dolar avans olarak verildiği, davalı şirket tarafından üretilip müvekkili şirkete teslim edilecek 2000 adet su ve sıvı geçirmez çantalar üretim kısmı tamamlandıktan sonra müvekkili şirket tarafından 3. bir şirket olan İngiltere'de bulunan bir şirkete satışının gerçekleşeceğini, bu sebeple davalı şirket tarafından üretilen çantaların İngiltere'de bulunan müşterinin talepleri doğrultusunda hazırlanması gerektiği ve bu taleplerin neler olduğu anlaşma esnasında davalı şirkete iletildiğini, davalı tarafından ilk etapta 650 adet üretilip müvekkili şirkete 28.04.2020 tarihinde teslim edilen çantaların teslimat sırasında yapılan ilk incelemede kirli, lekeli, paletleri kırık, dikişleri yamuk ve numune olarak inceletilen çantadan daha kalitesiz bir malzemeden yapıldığının görüldüğünü, derhal davalı şirket çalışanı ...'e bildirildiğini, ...'in konu hakkında, üretim yerinin çok kalabalık olması sebebiyle çantaların üzerine basılabildiği ve bu sebeple kirlenmiş, paletleri kırılmış veya dikişlerinin yamuk olabileceği yönünde dönüş olduğunu, akabinde ilk bakışta anlaşılmayan ancak yapılan incelemelerin ardından çantaların su ve sıvı geçirdiğinin görüldüğünü, bu durumun da müvekkili şirketçe düzenlenen ve davalı şirkete bildirilen hata bildirim formuyla da iletildiğini, müvekkili şirkete karşı yapılmış ayıplı ifa nedeniyle müvekkili şirketin çantaları satmak için anlaştığı müşterisi çantaların tamamını almaktan vazgeçtiğini ve ilk etapta teslim edilen 650 adet çantanın, müşteriye özel olarak üretimi gerçekleştirilmek istendiği için müvekkili şirketin elinde kaldığını, talebe ve ihtiyaca özel üretim olması sebebiyle başka yerlere satılma imkanı da bulunmadığını, Borçlar Kanunun ilgili hükümleri uyarınca ayıplı ifa karşısında sözleşmeden dönme hakkını kullanacaklarının ve malları iade edip ödenen avans bedelinin iadesini davalı tarafa ihtar edildiği halde, müvekkili şirketin ödemiş olduğu avans bedel iade edilmediğini, ... E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini ve takibin durmuş olduğunu, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını belirtip davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ticari alımlarda 6102 sayılı TTK'nın 23. Maddesi gereğince ayıp ihbarı 2 ve 8 gün olarak belirlendiğini ve ilgili ihbarın "noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi" ile yapılmasını şekil şartı olarak zorunlu tutulduğunu, Davanın ihtarnamesinin malın tesliminden çok sonra 8 günü de aşarak ihbar edildiğini ve dolayısıyla TTK gereği satılan malı kabul etmiş sayılmaları gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen ve ayıp olduğu iddia edilen bir husus olarak paletin kırılmış olması ve paketin bozulmuş olması ile ürünlerin bir kaçının kirlenmiş olmasının ayıp sayılmayacak olsa da bir an için durumu ayıp kabul etmek gerekirse müvekkili şirket sağlam paletle iyi paketlenmiş olarak ürünü, nakliyenin davacıya ait olması sebebiyle davacının anlaşmış olduğu nakliye firmasına üretim tesisinde teslim edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin bu hususta bir sorumluluğu bulunmadığını, yine ayıp olarak nitelendirilen sızdırmazlıkla alakalı konu da yine müvekkili ile alakalı olmadığını, davacının ürünle alakalı olarak müvekkili ile sızdırmazlıkla alakalı yazılı bir anlaşması bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğundan iddiasının gerçekliğinin araştırılması açısından müşterisine iade bedeli gösterir banka kayıtlarının ve ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini ve davacı yanın anlaşma gereği ödemesi gereken 12.000.00 USD (Amerikan Doları) + KDV bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, bu hususta dava açma haklarını saklı tuttuklarını belirtip davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: - ... E. sayılı dosyası, -Numune Çanta, fatura, defter ve kayıtlar, -Bilirkişi raporları: 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mahkeme tarafından istenilen davacı ... San. ve Tic. AŞ 'nin alacağının hesaplanması amacıyla dosyada yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, davacının yasal defterlerinde davalıya ait kayıtların bulunduğu, davacının 2020 yılı yevmiye ve kebir e-defterleri , e-defter raporları ... sistemine yüklendiği, davacının 2020 yılı yasal defterindeki incelemeler sonucu 2020 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 12.000,00 USD asıl alacağı bulunduğu belirtilmiştir. 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ticari kayıtlarında davalının 12.000,00 USD borçlu olduğu, davalı kayıtlarında davacının 183.437,01 TL borçlu olduğu tespit edildiği, davacı ve davalı bakiyeleri arasındaki farkın, davacı defterlerinde kayıtlı olan davalı defterlerinde kayıtlı olmayan iki adet iade faturası ve davalıya yapılan 12.000,00 USD ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığının tespit edildiği, ancak davalı ihtarnamesinde söz konusu 12.000 USD avansın davacıdan alındığı belirtilmiştir. 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi örneğinin bulunmadığı, dava dilekçesinde tarafların 2000 adet su ve sıvı geçirmez çanta siparişi (ceset torbası) konusunda 17.04.2020 tarihinde düzenlenen Satın Alma Sipariş Formu ile anlaştıklarının belirtildiği, dava dosyasında ürünün teknik özellikleri ile ilgili bir bilginin bulunmadığı, davacı şirketin sipariş veren (alıcı) davalı şirketin ise üretici (satıcı olduğu), toplam ürün bedelinin 24.000,00 USD olarak tespit edildiği, sözleşme kapsamında 21.04.2020 tarihinde 12.000,00 USD'nin davacı şirket tarafından davalı şirkete ödendiği, sözleşme kapsamında üretilen ilk parti 650 adet çantanın sevk irsaliyesi tarihinin 27.04.2020 tarihi olduğu, davacı şirketin bu ürünleri 28.04.2020 tarihinde teslim aldığını belirttiği, davacı şirketin antetli 30.04.2020 tarihli ... ve ... tarafından hazırlanan Hata Bildirim Formu'nda teslim edilen ilk parti ürüne ilişkin ilk incelemede "kir, palette kırık ve dikiş düzgünsüzlüğü" ile ilgili niteliği itibariyle "açık ayıp" olan hatalara ilişkin davacı şirket tarafından ürün görselleriyle birlikte tutanak tanzim edildiği, iş bu hatalarla ilgili bildirimin ise davalıya 05.05.2020 tarihinde "..." adresine e mail yolu ile yapıldığı, oysa TTK 23.maddesi hükmüne göre 2 gün içerisinde davacı alıcı şirket tarafından satıcı davalı şirkete ayıp ihbarında bulunulması gerektiği, bu nedenle dava dosyası kapsamında süresinde yapılan bir ihbara rastlanmadığı, sözleşmeye konu olan ve teslimi yapılan ürünlerin ayıplı olduğuna dair bir tespit/bilirkişi raporunun dava dosyasında bulunmadığı, hata bildirim formundaki görsellerin ayıp tespiti konusunda yeterli olmadığının değerlendirildiği, sözleşmeye konu olan ürünlerin ayıplı olduğuna dair ispat ve süresinde ayıpla ilgili bildirim yapma külfetinin davacı yanda olduğu, tarafların mali kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, bu nedenle belirgin bir tespitte bulunulamayacağı, inceleme ve değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere sözleşme kapsamında ürün bedellerine ilişkin davalı tarafından davacıya kesilen faturaların davacı şirket tarafından iade faturalarına konu edildiği, davacı kayıtlarında davalının 12.000,00 USD karşılığı 82.898,40 TL alacaklı olduğunun, davalı kayıtlarında ise davalının davacıdan 183.437,01 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı defterlerinde 21.04.2020 tarihinde sözleşme kapsamında davacı tarafından ödenen 12.000 USD tutarın yer almadığı ve iade faturalarının reddedildiği beyan belirtilmesine rağmen buna ilişkin belge sunulamadığı, mahkemenin teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu ve süresinde muayene / ihbar külfetinin davacı tarafından yerine getirildiği kanaatinde olması halinde ise davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi seçimlik hakkı kapsamında ... E, sayılı dosyasında asıl alacak 12.000,00 Usd ve işlemiş faiz 260,00 Usd olmak üzere toplam toplam 12.260,00 Usd alacağı talep edebileceği belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475). Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1). Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği su geçirmez çanta örneği ve tüm dosya kapsamının birlikte incelenmesi neticesinde; davacılar ile davalı arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalının işi eksiksiz ve sözleşmeye uygun teslim edip etmediği hususlarında toplanmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme var olmadığından davalının teslimini üstlendiği çantaların su geçirmez özelliklere sahip olacağına ilişkin davacı iddiası davalı tarafından kabul edilmemiş olması ve davacının da bu taahhüdü yazılı delille ispat edemediğinden sübut bulmamıştır. Dikişlerin eğri ve çantaların kirli olduğuna ilişkin ayıp iddiası basit bir muayene ile anlaşılabilir nitelikte olduğundan davacının 28/04/2020 tarihinde ürünlerin teslim alındığı açık ayıbın en erken 05/05/2020 tarihinde bildirildiği, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı görülmekle sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 2.827,33 TL harçtan çıkarılarak ile artan 2.399,73 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.720,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, Davacı Vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. ... 'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.