İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/596 E. 2024/510 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/596
Karar No
2024/510
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/596 Esas - 2024/510 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/596 KARAR NO : 2024/510 BAŞKAN : ..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... Av. ..... DAVA : Alacak / Eser Sözleşmesine Dayalı DAVA TARİHİ : 02/12/2020 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 KARAR Y.TARİHİ : 04/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında .....Parsel, ... mevkiinde inşa edilmekte olan 10 kat bodrum (7 kat otopark ile 3 kat ticari alan) ve 45 katlı iki kuleden oluşan “...” alanı içinde, zemin kat ile 47. kat arası (...) tuğla duvar, sıva, şap, seramik, izolasyon, alçı panel duvar ve tavan işlerinin yapılması konusunda 04.02.2015 tarihli “...” ile akabinde de (Otopark Alanları İçin) 01.08.2017 tarihli Zeyilname ile otopark işleri için de ek sözleşme akdedildiğini, ayrıca taraflar arasında gerek ... gerekse otopark ve sosyal alanlar için Zeyilname 1 ve 01.08.2017 Tr. Zeyilname 2 imzalandığını, müvekkili şirketin iş bu sözleşme ve zeyilnameler kapsamında, karşı tarafa;... ... No’lu 31.12.2020 süreli 237.692,20 TL bedelli; ... ... No’lu 31.12.2020 süreli 230.284,75 TL bedelli; ... ... No’lu 31.12.2020 süreli 1.091.702,82 TL bedelli.. ... No’lu 13.11.2020 süreli 225.000,00 USD bedelli Kesin Teminat mektupları ile ... ... No’lu 31.12.2020 süreli 57.814,41 USD bedelli avans teminat mektubunun verildiğini, sözleşme ve zeyilname kapsamında müvekkili şirketin üzerine düşen edimin %97’lik kısmını bitirdiğini, iş süresince işverenden kaynaklı çeşitli sebeplerle (şantiye mühürleme vs) 3 kez toplam 17 aydan fazla süre ile işin durduğunu, halihazırda da inşaatın 2018 yılından beri durmakta olduğunu, şantiyenin mühürlendiğini, bu mühürleme dolayısı ile müvekkil şirketin şantiye alanına girmesi imkansız hale gelmiş ve nitekim de şantiye alanına giremediğini, müvekkilinin işleri bitirme seviyesine getirmiş olmasına rağmen karşı tarafça ne kesin kabulleri ne hakedişleri yapılmakta ne de ödemelerinin yapılmadığını, müvekkili tarafından karşı tarafa 04.12.2018 ... Sy. tarihli yazışma ile “... İnce İşler Söz.” çerçevesinde; işlerin toplam 17 ay durduğu; işlerin %97 seviyesine ulaştığı, geçici kabul ve kesin hakedişlerin yapılması, bakiye 834.987,53 TL alacağın ödenmesi ile nakit teminat kesintilerinin iadesinin (416.371,99 TL) ihtar edildiğini, aynı şekilde yine 04.12.2018 tarih ve ... yazışma ile “...” çerçevesindeki işlerin toplam 14 ay durduğunu, geçici kabul ve kesin hakedişlerin yapılmasını, bakiye 802.882,50 TL (206.207,93 USD) alacağın ödenmesi ile 125.795,16 TL (33.803,90 USD)nakit teminat kesintilerinin iadesinin talep edildiğini, ancak cevap verilmediğini, davalı ile yapılan görüşmelerde işlere devam edileceği söylenerek bugüne kadar müvekkilinin bekletildiğini, ancak ekte sunulan haberler ve inşaatın halihazırda başlamadığı ve davalının ödemede sözleşmede yer alan edimini yerine getirmemiş olması karşısında artık müvekkilinden bu sözleşmeye devam etmenin beklenilemeyeceğini, bu kapsamda .... Noterliğinin 07.10.2020 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile ödemelerin ve kabullerin yapılması, aksi durumda sözleşmenin feshi yoluna gidileceğinin davalıya ihtar edildiğini, taraflar arasında akdedilen ... Sözleşmenin “ Hakedişlerin Tanzimi Ve Ödemeler” başlıklı 12.maddesi gereği, müvekkili şirketin iş bu projeler kapsamında; gerek dosyaya sunulan hakedişlerden gerekse yargılama sırasında yapılacak keşif ile ortaya çıkacağı üzere; gerek ... Katlarına ilişkin gerekse Otopark Sözleşmesine istinaden 33.000.000,00 TL hakediş düzenlediğini, hakedişlerin davalı tarafından onaylandığını, sonrasında hakediş faturalarının düzenlendiğini, davalı tarafından bu faturaların bir kısmı %2 nakit teminat kesintisi yapılmak sureti ile ödenmiş ise de 1.308.138,23 TL’lik kısmının ödenmediğini, ancak davalının geçici ve kesin kabulleri yapmayarak nakit teminat kesintilerini iade etmediğini, eksik kalan işlerin ise müvekkiline atfedilemeyecek tamamen davalıdan kaynaklı kusur nedeni ile tamamlanamadığını, davalının bugüne kadar ödemiş olduğu faturalardan kaynaklı 570.668,29 TL nakit teminat kesintisi yaptığını, taraflar arasında akdedilen ... Sözleşmenin 12.maddesine istinaden davalı, kesilen faturalara istinaden yapmış olduğu he türlü ödemeden %2 nakdi teminat kesintisi yaptığını, ancak davalının bilerek geçici kabullerden imtina ettiğini, müvekkili şirketin iş ile ilgili ... borcu olmamasına rağmen yapılan başvurulara ve sözleşme yükümlülüğüne rağmen geçici kabulü yapmadığını, Geçici kabuller yapılmadığı için nakit teminat kesintisini ödemediğini beyanla, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshi ile 5 adet teminat mektubunun müvekkiline iadesine, 1.308.138,23 TL cari alacağın her hakedişin onay tarihine 60 gün eklenmek suretiyle hesaplanan tarihten itibaren işleyecek yıllık %10 faizi birlikte; 570.668,29 TL nakit teminat alacağının, onay tarihine 60 gün eklenmek suretiyle hesaplanan tarihten itibaren işleyecek yıllık %10 faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında ..... Parsel (yeni parsel no 169 )” sayılı taşınmazda inşa edilmekte olan ... kapsamında; 04.02.2015 Tarihli “...” 04.02.2015 Tarihli .....’ne ek 01.08.2017 tarihli ..... ilişkin Zeyilname, 04.02.2015 Tarihli ...’ne ek 01.08.2017 tarihli ... ilişkin Zeyilname, 10.01.2017 Tarihli ".....” imzalandığını, söz konusu sözleşmeler ve Zeyilnameler kapsamında sözleşme bedelinin toplamı KDV hariç 15.596.797,50 TL + 2.250.000,00 USD olduğunu, taraflar arasında akdedilen söz konusu sözleşmeler ve zeyilnameler uyarınca ... tarafından kesin teminat mektupları ile avans teminat mektubu verildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete .... Noterliğinin 07.10.2020 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek sözleşme ve zeyilnameler kapsamında hakedişlerin, nakit teminatların ödenmesi ile teminat mektuplarının iadesinin talep edildiğini, taraflarınca .... Noterliğinin 13.10.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek “Sözleşmenin feshi iradenizin maddi ve hukuki bir dayanağı bulunmadığından feshin haksız ve hukuka aykırı olacağı, bu iradeye bağlanan taleplerin kabul edilemeyeceği, bu irade sebebiyle doğmuş ve doğacak her türlü zarardan davacı tarafın sorumlu olacağı, sözleşme ve zeyilnameler uyarınca doğmuş ve doğacak her türlü haklarımızın saklı olduğu” bildirildiğini, davacı tarafın, sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi süresinde tamamlamadığını ve bir süre sonrasında da işi tamamen bıraktığını, hakedişlerin, davacı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması ve kesin teminat açığı bulunması sebebiyle ödenmediğini, davacının, nakit teminat kesintisinin iadesi talebinin, sözleşmesel şartların yerine getirilmemiş olması, geçici kabulün yapılmamış olması karşısında haksız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme ve zeyilnamelere ilişkin ve yine bu sözleşme ve zeyilnameler kapsamında davacı tarafından imalatı yapılan ve hakedişe bağlanan tutarlarla ilgili uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık, davacının fesih talebinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davalının ayıplı ifa, işçi ücretlerinin ödenmediği, teminat açığı bulunduğu, bu nedenle hakediş bedelinin ödenmediği savunmasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, taraflar arasında dava tarihi itibariyle kesin hesabın ne olduğu, nakit teminat ve teminat mektuplarının iade koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. Taraflar arasında akdedilen ..... “Hakedişlerin Tanzimi ve Ödemeler” başlıklı 12.maddesinde; kesin teminat mektubu dışında, taşeronun hakedişlerinden, işlerin tutarının %2’si oranında nakit teminat kesileceği, hakedişlerden yapılan %2’lik nakdi kesintilerin, geçici kabulünü müteakip, ...’dan kayıt tetkik raporu ve herhangi bir borcu olmadığına dair ilişiksiz belgesi getirilmesi halinde 30 gün içerisinde taşereona geri ödeneceği, taşeronun hakkediş raporunun işvereN tarafından onaylanmasından itibaren 60 gün içerisinde taşerona ödeme yapılacağı, sözleşmeye göre yapılacak ödemelerde; hakedişin işveren tarafından geç onaylanmasından ve/veya mal sahibince işverene yapılacak geç ödemelerden dolayı gecikecek taşeron ödemelerine yıllık %10 faiz oranı uygulanacağı; aynı sözleşmenin “Sözleşmenin Feshi" başlıklı 28.Maddesinde; sözleşmede tayin ve tespit edilen yükümlülüklere ve kanuni vecibelerin yerine getirilmemesi halinin sözleşmenin feshi hallerinden sayıldığı ve maddenin 28/7 bendinde “ İş bu fesih hükümlerinin sözleşmede yer alan sorumluluklarına işverenin uymaması halinde, taşeron lehine geçerli kabul edileceği hususlarında düzenleme yapılmıştır. 6. Mahkememizce ... Yapı ve İnş. San. Tic. A.Ş. 'nin ticari defterleri talimat yoluyla incelettirilmiş olup; alınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin incelendiği, defterlerin e-defter esasında tutulduğu, aylık kayıtların süresinde ... web sitesine yüklendiği, kapanış tasdiki yerine geçen aylık beratların süresinde oluşturulduğu, incelenen kayıtlara göre taraflar arasında açık hesap ilişkisinin olduğu, bu kapsamda davacının dava tarihi itibariyle 120 kodlu hesapta davalıdan 1.459.124,46 TL alacaklı, 340 kodlu avans hesapta ise 150.985,43 TL borçlu olduğu bildirilmiştir. İki hesabın farkı alındığında, davacı kendi defterlerinde dava tarihi itibariyle davalıdan 1.308.139,03 TL alacaklı olmaktadır. 7. Mahkememizce Davalı ... A.Ş'nin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; alınan bilirkişi raporunda; defterlerin aylık kayıtların süresinde ... sistemine süresinde yüklendiği ve kapanış tasdiki yerine geçen aylık beratlarının alındığı, davacıyla ilgili kayıtların açık hesap özelliği arz ettiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2015 yılı öncesinde başladığı, bu kapsamda davacının 2014 yılından 2015 yılına 24.484,73 TL alacağının devir ettiği, ancak bu tutarın tamamının 13.01.2015 tarihinde davacıya ödendiği, bir borcun kalmadığı, -179 kodlu avans hesabında davacıyla ilgili kayıtların hem TL ve hem de USD cinsinden takip edildiği, buna göre davacıya 225.000,00 $ havale edildiği, sonrasında hakedişlerden kısım kısım avans kesintileri yapıldığı, sonuçta davalı ...'in avans hesabında davacı ...'den dava tarihi itibariyle 52.125,03 $ ( = 406.992,23 TL ) alacaklı olduğu, açık hesap ilişkisinde ise; davacı ...'in ... kodlu 2 ayrı hesapta, sadece TL cinsinden takip edildiği, arada, ilki TL, ikincisi USD cinsinden düzenlenmiş iki sözleşme olmakla birlikte, toplam ... adet hakediş faturasının tamamının TL cinsinden düzenlendiği, dosyaya sunulmuş olan ödeme dekontlarında da ödemelerin USD cinsinden olduğuna dair bir açıklama olmadığı, davacının; bunlardan ilk hesapta 1.227.436,40 TL, ikinci hesapta 231.688,06 TL olmak üzere açık hesap ilişkisinde dava tarihi itibariyle davalıdan toplamda 1.459.124,46 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. 8. Mahkememizce, dava tarihi olan 02/12/2020 itibariyle dava konusu iş ile ilgili olarak davacının ...'ya herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin verilen cevabi yazının incelenmesinde; ... ... Anonim Şirketi unvanlı işyerine ait herhangi borç bulunmadığı bildirilmiştir. 9. ..... 17.04.2018 tarihli ..... kararının incelenmesinde; davaya konu taşınmaz için, yapı tatil tutanağında belirtilen kısımların 2960 sayılı ... Kanununun 13'üncü maddesi uyarınca projesine uygun hale getirilmesi ve yıkımına, 17/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildiği, aynı yazı ekindeki 21.03.2018 tarihli Yapı tatil tutanağında, davaya konu yapının imara aykırı olan kısımlarının yıkılarak düzeltilmesi gerektiği bunun için de 15 gün süre verildiği belirtilmiştir. 10. Davaya konu ... ve 04/12/2018 tarihli ihtarnamenin incelenmesinde; davacının davalıdan, bakiye alacak için 834.987,53 TL, Nakit teminat kesintilerinin iadesi için 416.371,99 TL ve genel gider zararları için 2.319.466 TL talep ettiği; yine aynı tarihli, ... sayılı ihtarnamenin incelenmesinde ise, davacının davalıdan, bakiye alacak için 206.207,93 USD, Nakit teminat kesintilerinin iadesi için 125.795,16 TL ve genel gider zararları için 2.319.466 TL talep ettiği; ihtarnamelerde geçen genel gider zararlarının mükerrer olarak her iki ihtarnamede de yazılmış olduğu, her iki ihtarnamenin içeriği incelendiğinde; toplam talep tutarının 834.987,53 TL + 416.371,99 TL + 2.319.466 TL + 125.795,16 TL + 206.207,93 USD = 3.696.620,68 TL + 206.207,93 USD olarak hesaplandığı görülmüştür. 11. Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında özetle; davanın, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmelerinin feshi, cari hesap alacağının tahsili, nakit teminat ve teminat mektuplarının iadesi talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşme, inşa edilecek taşınmazın aynının devrini içermediğinden, dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi itibariyle, sözleşmenin feshedilmiş olacağının değerlendirildiği, taraflarca imza altına alınmış hakedişlerin incelenmesinde; davacının 04/02/2015 tarihli sözleşme / zeyilnameler kapsamında taahhüt ettiği toplam iş bedelinin 15.596.797,68-TL. olduğu, ... nolu hakedişte davacı tarafından yapılan imalat tutarının 22.018,717,33-TL. olduğu nazara alındığında, işin geçici kabule hazır hâle gelmiş olabileceği, davalının geçici kabul işlemlerini tamamlamadığı ve sözleşme gereği davacının ödenmesi gereken hakediş alacaklarını ödememiş olduğu, davacının dava tarihi itibariyle bakiye hakediş alacağının 1.575.177,22 TL olarak hesap edildiği, davacının iki ayrı sözleşme kapsamında teslim ettiği kdv dahil iş miktarı 31.547.651,72 TL ile; davalının ödeme toplamı 29.972.474,50 TL'nin düşümü sonrasında davacının dava tarihi itibariyle bakiye alacağının 1.575.177,22 TL olduğu; 04.12.2023 tarihli ihtarname sonrasında da nakdi ödemeler mevcut olup, bu ödemeler bakiye alacağa ilave edildiğinde davacının ihtarname tarihi itibariyle bakiye hakediş alacağının 3.254.107,47 TL olduğu, davacının dava tarihi itibariyle bakiye alacağı1.575.177,22 TL; 04.12.2018 ihtarname tarihi sonrasındaki ödemeler toplamının 1.678.930,25 TL olduğu, davacının 04.12.2018 ihtarname tarihi itibariyle bakiye alacağının 3.254.107,47 TL olarak hesaplandığı, ihtarnamelerde geçen genel gider zararlarının mükerrer olarak her iki ihtarnamede de yazılmış olduğu görülmüş olup, her iki ihtarnamenin içeriği incelendiğinde toplam talep tutarı 834.987,53 TL + 416.371,99 TL + 2.319.466 TL + 125.795,16 TL + 206.207,93 USD = 3.696.620,68 TL + 206.207,93 USD olarak hesaplandığı, davacının bu talebi karşısında hesaplanmış olan davacı alacağının, ihtarname tarihi olan 04.12.2018 tarihi itibari ile 3.254.107,47 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 12. Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak iş sahibi tarafından açılan alacak davasıdır. 13. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin incelenmesinde; a)Davacı ... ... A.Ş ile Davalı ... Şirketi arasında 04/02/2015 tarihinde imzalanan "..." başlıklı sözleşmede, davacı ...'in taşeron, davalı ...'in ise işveren sıfatını haiz olduğu, sözleşmenin konusunun ... ince yapı işleri olduğu, davacı taşeronun teklifi doğrultusunda birim - fiyat sözleşme olduğu, sözleşme bedelinin 10.917.028,16.-TL +KDV olarak kararlaştırıldığı, işin süresinin yer tesliminden itibaren 15 ay olduğu; b)Davacı ... ... A.Ş ile Davalı ... Şirketi arasında 10/01/2017 tarihinde imzalanan "..." başlıklı sözleşmede, davacı ...'in taşeron, davalı ...'in ise işveren sıfatını haiz olduğu, sözleşmenin konusunun otoparklar ve sosyal alanların ince yapı işleri olduğu; sözleşmenin 2.250.000,00.-USD + KDV olarak belirlendiği, işin süresinin 240 gün olduğu; c) Davacı ... ... A.Ş ile Davalı ... Şirketi arasında 01/08/2017 tarihinde imzalanan "Otopark Katı ..." başlıklı zeyilnamede, davacı ...'in taşeron, davalı ...'in ise işveren sıfatını haiz olduğu, zeyilnamenin konusunun bodrum katları boya işi olduğu; zeyilnamede birim - fiyat esasına göre 2.302.847,53.-TL. + KDV olarak belirlendiği, işin bitiş tarihinin 31/12/2017 olduğu, d)Davacı ... ... A.Ş ile Davalı ... Şirketi arasında 01/08/2017 tarihinde imzalanan "... - ..." başlıklı zeyilnamede, davacı ...'in taşeron, davalı ...'in ise işveren sıfatını haiz olduğu, zeyilnamenin konusunun ... -1 katları boya işi olduğu; zeyilnamede birim - fiyat esasına göre 2.376.921,99.-TL. + KDV olarak belirlendiği, işin bitiş tarihinin 15/12/2017 olduğu; bu anlamda taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sözleşme konuları nazara alındığında sözleşmelerin hukuki niteliğinin “eser sözleşmesi” olduğu değerlendirilmiştir. 14. Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. 15. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. 16. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. 17. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475). 18. Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477). 19. Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1). 20. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin incelenmesinde; 04/02/2015 tarihli "..."ne ilişkin sözleşmenin, davacı taşeronun teklifi doğrultusunda birim - fiyat sözleşme olduğu, sözleşme bedelinin 10.917.028,16.-TL. +KDV olarak kararlaştırıldığı, işin süresinin yer tesliminden itibaren 15 ay olduğu; 10/01/2017 tarihli "..." ne ilişkin sözleşmenin 2.250.000,00-USD+ KDV olarak belirlendiği, işin süresinin 240 gün olduğu; 01/08/2017 tarihli "Otopark Katı ..."ne ilişkin Zeyilnamede, birim - fiyat esasına göre 2.302.847,53-TL. + KDV olarak belirlendiği, işin bitiş tarihinin 31/12/2017 olduğu; 01/08/2017 tarihli "... - ..." işlerine ilişkin Zeyilnamede, birim - fiyat esasına göre 2.376.921,99-TL. + KDV olarak belirlendiği, işin bitiş tarihinin 15/12/2017 olduğu anlaşılmıştır. 21. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde, davacı yanın istemlerinin sözleşmenin haklı nedenle feshi, hakediş ve nakdi hakediş kesintisine dayalı alacak ve yine sözleşme gereğince teminat olarak verilmiş olan teminat mektuplarından ötürü borçlu olmadığının tespiti ile iadesi olduğu değerlendirilmiştir. 22. Davacı yan taraflar arasındaki sözleşmelerin feshi isteminde bulunmuş ise de, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde düzenlenen bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, dava konusu sözleşme/zeyilnamelerin, taşınmaz devirini içeren Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi (...) niteliğinde olmadığı ve dolayısıyla fesih için mahkemece verilecek inşai nitelikteki bir karara ihtiyaç olmayacağı nazara alındığında, sözleşmenin feshinin talep edildiği dava dilekçesinin, davalıya tebliğ edildiği tarih itibariyle, sözleşmenin feshedilmiş olacağı kanaati hâsıl olmaktadır. Nitekim .....'nin bu konudaki yerleşik içtihadı “… Taraflar arasındaki sözleşme kira karşılığı inşaat yapımından kaynaklandığından tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuçlarını doğurur. Davacı, arsa sahibi ..... Mahkemesi'nin … Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile fesih iradesini açıklamış ve dava dilekçesinin tebliği suretiyle fesih gerçekleşmiştir….” da bu yöndedir ( .....). 23. Bu durumda, fesih iradesinin diğer yana ulaşması ile fesih gerçekleşmiş olacağı, davacı yanın dava dilekçesinin davalıya ulaşması ile bu anlamda feshin gerçekleştiğinin kabulü gerektiği kabul edilmiştir. 24. Feshin haklılığı noktasında ise davacı taşeronun fesih bildiriminde dayandığı vakıaların davalı iş sahibinden kaynaklı olarak işin ifa edileceği yerin mühürlenmiş olması ile ayrıca hakediş bedellerinin süresinde ödenmemesi olduğu, bu bakımdan feshin haklı olup olmadığının bu vakıaların incelenmesi neticesinde değerlendirilmelidir. 25. Dosyada mevcut " ....." kapsamında taraflarca imzalanarak onaylanmış 31/12/2019 tarihli ..... nolu hakedişte; yapılan imalat ve ihzarat toplamının 22.018,717,33.-TL olduğu anlaşılmaktadır. 26. Taraflar arasında imzalanan ( .....) nolu sözleşmenin 6.2. maddesinde, sözleşme fiyatların ..... ortalaması alınarak fiyat farkına tabi tutulacağı hükme bağlanmış olup, 1 nolu sözleşme bedelinin 10.917.028,16.-TL; ..... nolu Zeyilname bedelinin 2.302.847,53.-TL; 4 nolu Zeyilname bedelinin 2.376.921,99.-TL olmak üzere toplam iş bedelinin 15.596.797,68,-TL olduğu, ..... nolu hakedişte davacı tarafından yapılan imalat tutarının 22.018.717,33.-TL olduğu nazara alındığında, işin geçici kabule hazır hâle gelmiş olduğu değerlendirilmiştir. 27. Davalı yan, cevap dilekçesinde, bir kısım eksiklikler nedeniyle davacının hakediş alacağının ödenmediğini belirtmiş ise de; söz konusu eksikliklerin davacı şirket çalışanlarından dördüne ilişkin bordro imzası ve dekont eksikliği olduğu anlaşılmıştır. 04/02/2015 tarihli sözleşmenin "Hakedişlerin Tanzimi ve Ödemeler" başlıklı 12. maddesinde ise, davacının işçilerine ilişkin imzalı bordro sunması yahut ödeme dekontlarını ibraz etmesi gibi bir şarta bağlanmadığı görülmektedir. Bu durumda, davalının geçici kabul işlemlerini tamamlamadığı ve sözleşme gereği davacının ödenmesi gereken hakediş alacaklarını ödememiş olması ve ayrıca davacının ödeme hususunda keşide etmiş olduğu ihtarnameler nazara alındığında sözleşme hükmü (m. 28) uyarınca; davacının 04/02/2015 tarihli sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı kanaatine varılmıştır ( .....). 28. Buna karşın 10.01.2017 tarihli sözleşme yönünden feshin haklılığının değerlendirilmesinde, Taraflar arasında düzenlenmiş olan hakkedişler incelendiğinde, ...... hakkediş kapsamında davacı tarafından KDV hariç 1.728.749,60.-USD tutarında imalat yapılmış olduğu, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmedeki iş bedelinin 2.250.000,00.-USD olduğu nazara alındığında, işin bitirilme oranının %76,83 olarak hesaplanmış, 10.01.2017 tarihli "4.etap 2.kısım ... kapsamında yapılan hakkedişlerden ..... nolu hakedişin 31.05.2018 tarihine ait olduğu, bu hakkedişten hemen sonraki ..... nolu hakedişin ise 31.05.2019 tarihinde düzenlendiği tespit edilmiş olup, .....nolu hakkedişler arasındaki 1 sene boyunca hakkediş yapılmamış olduğu görülmüş, her iki sözleşme kapsamında yapılan imalatlarda, mahkememizce celp edilen ve dosyaya sunulan encümen kararı tarihi 17.04.2018 tarihinden yaklaşık 1 sene boyunca hakkediş düzenlenmediği sonrasında ise taraflar arasında hakkediş düzenlenmeye devam edildiği, 10.01.2017 tarihli sözleşme için işin durmuş olduğu bu dönemden sonra ..... nolu olmak üzere 4 hakediş, 04.02.2015 tarihli sözleşme için ise, ..... nolu olmak üzere 7 adet hakkediş yapıldığı görülmüştür. Bu kapsamda, tarafların encümen kararı ile işin durdurulmasından yaklaşık 1 sene sonra, sözleşme kapsamında işlerin devamı konusunda anlaştığı ve imalatların bu yönde yapıldığı taraflar arasında düzenlenmiş olan hakkedişlerden görülmekte olup dava dosyası kapsamı incelendiğinde, davacının 10.01.2017 tarihli sözleşmeye esas işleri yapmasında herhangi bir engel olduğuna dair başkaca bir evrak tespit edilememiş olup, davacı yanca bu sözleşme kapsamındaki imalatların tamamlanıp davalıya teslim edildiğine dair bir evrakta bulunmamaktadır. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede taraflar arasında düzenlenmiş son hakkediş olan 18 nolu hakkedişte davacının sözleşmeye konu işteki ilerleme oranının %76,83 olduğu göz önüne alındığında, davacının bahse konu işi geçici kabule hazır duruma getiremediği değerlendirilmiş ve bu durumda, davacının 10.01.2017 tarihli sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmadığı değerlendirilmiştir. 29. Davacının, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalıya verilen teminat mektuplarına yönelik talepleri değerlendirilmesi için sözleşme hükümlerinin ele alınması gerekmektedir. 30. Sözleşmenin "Kesin Teminat" başlıklı 11.3 maddesi; "Taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun biçimde yerine getirildiği, taşeronun bu işten dolayı işverene herhangi bir borcunun olmadığı ya da iş kazası nedeniyle açılmış veya açılabilecek davalardan dolayı ortaya çıkabilecek bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından, ...'dan kayıt tetkik raporu ve herhangi bir borcu olmadığına dair ilişiksiz belgesi getirmesi halinde, teminat süresi sonunda ve kesin kabul işlemlerinin tamamlanmasını ve onaylanmasını müteakip kesin teminat serbest bırakılır" hükmünü içermektedir. 31. Yine sözleşmenin "Teminat Süresi ve Kesin Kabul" başlıklı 14. maddesinin teminatla ilgili fıkraları "Taşeron teminat süresinin sonuna kadar sözleşme ekapsamındaki bütün yükümlülüklerini yerine getirdikten, işveren tarafından saptanan eksik, kusurlu ve hatalı işleri sözleşme ve eklerine euygun olarak tamamladıktan sonra, işlerin kesin kabulü yapılacaktır. Kesin kabul işleleri, işveren tarafından oluşturulacak kesin kabul heyetince yürütülecektir. Kesin kabul tutanağının hazırlanıp kabul heyetince imza altına alınması ve taşeron tarafından ...'dan ilişiksiz belgesinin alınıp işverene sunulmasından sonra gerçekleştirilen işlerin de kesin kabulü yapılmış sayılacaktır" şeklindedir. 32. Buna ilaveten sözleşmenin " İşin Tasfiyesi" başlıklı 29. Maddesinin ilgili fıkraları; "Taşeronun ihmal veya kusuru olmaksızın işlere devam edilememesi veya idari sebeplerle işlerin süresiz durdurulması ya da ertelenmesi gibi sebeplere dayanılarak veya taşeronun ölümü halinde işveren uygun gördüğü takdirde iş tasfiye edilir ve bu hususta bir tasfiye protokolü tanzim edilir. Tasfiye halinde, işin yapılmış kısımları için Tasfiye Protokolü'nün imza tarihi geçici kabul sayılmak üzere; geçici kabul, teminat süresi ve bu süredeki bakım sorumluluğu, kesin kabul ve teminatın geri verilmesi, işbu sözleşmenin ilgili hükümlerinde olduğu gibi aynen uygulanır. Gerek sözleşmenin feshi, gerekse tasfiye halinde kesin hesabın yapılabilmesi için işlerin ve ihzaratın ölçülebilir duruma getirilmesi, teknik zorunluluklar nedeniyle veya yapılmış iş kısımlarının korunmasını sağlamak üzere işlerin belli bir aşamaya kadar yapılması gerekiyorsa, bu husus ayrıntılı olarak protokolde belirtilir. İşveren, belli bir süre vererek bu işlerin yapılmasını taşerondan isteyebilir. Taşeron bu hususları yerine getirmediği takdirde, işveren taşeron nam ve hesabına yapar veya yaptırın. Bu işlerin yaptırılma bedeli sözleşmeye göre taşerona ödenecek bedelden fazla olursa, aradaki fark taşeron alacaklarından düşülür, alacağı kalmamışsa, fesih veya tasfiye halinde teminatından kesilir." şeklindedir. 33. Teminat mektuplarının iadesi koşulları bakımından davacı şirketin yapılan işe ilişkin olarak ...'ya herhangi bir borcunun bulunmadığı ilgili kurum cevapları ile belgelenmiş olduğu, bunun dışında dava konusu edilen ve iadesi istenilen teminat mektuplarının iade edilmeme nedenlerinin varlığı davalı tarafından ispat edilememiştir. 34. Bu bakımdan davacının, davalıda bulunan teminat mektuplarının iadesi koşullarının somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca teminat mektuplarının iadesi talepleri yönünden, mahkememizce ... ve ...'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının herhangi bir borcunun bulunmadığının bildirildiği, teminat mektuplarının iade edilmemesine ilişkin sözleşme hükümleri uyarınca haklı nedenlerin davalı yanca ispat edilemediği değerlendirilerek, teminat mektuplarının iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 35. Yukarıda yapılan değerlendirmeler kapsamında davacının dava dilekçesindeki istemleri değerlendirildiğinde, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesine dayalı olarak düzenlenen 29.09.2023 tarihli EK bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hükme esas alınabileceği değerlendirilmiş, buna göre 04.02.2015 tarihli sözleşme yönünden, 24.705,141,46.-TL (KDV Dahil) hakediş alacağı, feshin haklı olması nedeni ile iadesi gereken 440.374,33.-TL nakit teminat kesintisi olmak üzere toplam 25.145.515,79.-TL alacaklı olduğu ve bu sözleşme nedeni ile davalı yana verilmiş olan ... A.Ş. ... No’lu 31.12.2020 süreli 237.692,20.-TL, ... A.Ş. ... No’lu 31.12.2020 süreli 230.284,75.-TL, ... A.Ş. ... No’lu 31.12.2020 süreli 1.091.702,82.-TL bedelli 3 adet teminat mektubunun davacıya iade edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. 36. 10.01.2017 tarihli sözleşme kapsamındaki işler yönünden ise 6.809.098,16.-TL (KDV Dahil) hakediş alacağının varlığı kabul edilmekle birlikte nakit teminat kesintisinin iadesi koşullarının bu sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmiş olduğundan oluşmadığı değerlendirilmiştir. 37. Yine bu sözleşme kapsamında davalı iş sahibi tarafından davacı taşerona 225.000,00.- USD tutarında avans verilmiş olduğu ve hakkedişlerden bu verilmiş olan avansın 651.469,87.-TL'sinin kesilmiş olduğu tespit edilmiş olup, kök raporda da yapılan değerlendirme nazara alınarak avans hesabı için davacının davalıya 406.992,23.-TL borcu bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Nakit avans olarak davalı ... tarafından davacı ...'e verilen 225.000,00.-USD tutarındaki avans teminat mektubu hakedişlerden yapılan kesintiler neticesinde son olarak hali hazırda davalı yanda bulunan 57.814,41.-USD tutarına kadar inmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın her iki teminat mektubunun da davalı yanda bulunduğu ve iade edilmediği anlaşılmaktadır. 38. Bu durumda bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere davalı iş sabinin avans alacağı 406.992,23.-TL tutarın kesin hesapta davacı alacağından mahsubu gerekmekmiştir. 39. Netice olarak davacının, 04.02.2015 tarihli sözleşme kapsamında 25.145.515,79.-TL; 10.01.2017 tarihli sözleşme kapsamında 6.402.105,93.-TL olmak üzere toplam hakkediş alacağının 131.547.651,72.-TL olduğu, işbu tutardan, davalının davacıya ödediği bedel olan 129.972.474,50.-TL mahsubu sonrasında davacının net alacağının 1.575.177,00.-TL olarak hesaplandığı görülmekle, işbu bedelin davalıdan tahsili gerektiği sonucuna varılmıştır. 40. Yine davacı yan, talep ettiği cari alacağın her hakedişin onay tarihine 60 gün eklenmek suretiyle hesaplanan tarihten itibaren işleyecek yıllık %10 faizi birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ise de; sözleşmede öngörülen ödeme zamanı "kesin vade" niteliğinde olmadığından ve davacı tarafından keşide edilen ihtarname içeriklerinin, davalıyı temerrüde düşürmeye yönelik olmadığı anlaşılmakla, alacak bedeline dava tarihinden, taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki % 10 faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. 41. Davacının teminat mektuplarının iadesi bakımından yukarıda da değerlendirildiği üzere teminat mektuplarının iadesi koşullarını oluştuğu anlaşılmakla birlikte, avans teminat mektubu olarak verilmiş olan ... A.Ş. ... Nolu 13.11.2020 süreli 225.000,00.-USD tutarlı teminat mektubundan hakedişlerden yapılan kesintiler neticesinde 52.125,03.-USD (dava tarihindeki TL karşılığı 406.992,23.-TL) tutarında avans alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. .... ... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 süreli 57.814,41.-USD tutarlı avans teminat mektubunun ise, avans kesintileri bilirkişi raporunda yapılmış olan kesin hesap doğrultusunda dikkate alınmış olduğu göz önüne alındığında davacıya iade edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 43. Bu durumda ise 52.125,03.-USD (dava tarihindeki TL karşılığı 406.992,23.-TL) tutarın vekalet ücreti hesabında davacı lehine hükmedilecek olan vekalet ücretinde dikkate alınmaması gerektiği zira bu miktar yönünden avans olarak almış olduğu tutarın kesin hesapta mahsubu yoluna gidildiği sonucuna varılmıştır. 44. Yukarıda yapılan bütün açıklamalar ışığında; davanın kısmen kabulüne; 1.575.177,22.-TL alacağın dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen % 10 temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, teminat mektuplarının iade isteminin kabulüne; ... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 237.692,20.-TL tutarlı; ... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 230.284,75.-TL tutarlı; ... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 1.091.702,82.-TL tutarlı; ... A.Ş. ... Nolu 13.11.2020 Süreli 225.000,00.-USD tutarlı; ... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 57.814,41.-USD tutarlı teminat mektuplarından ötürü davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davacıya iadesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 1.575.177,22.-TL alacağın dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen % 10 temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Teminat mektuplarının iade isteminin KABULÜNE; a-... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 237.692,20.-TL tutarlı, b-... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 230.284,75.-TL tutarlı, c-... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 1.091.702,82.-TL tutarlı, d-... A.Ş. ... Nolu 13.11.2020 Süreli 225.000,00.-USD tutarlı, e-... A.Ş. ... Nolu 31.12.2020 Süreli 57.814,41.-USD tutarlı, Teminat mektuplarından ötürü davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davacıya İADESİNE, Karar ve İlam Harcı 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 335.102,01.-TL harçtan 32.085,32 TL peşin harç ve 64.645,66 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 238.371,03-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 2.461,95.-TL, bilirkişi ücreti olarak 8.500,00.-TL olmak üzere toplam 10.961,95.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 10.323,01.-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 96.793,18.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE 7-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.243,06.-TL'sinin davalıdan, 76,94.-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 8-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 344.114,14.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 47.544,40.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ..... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .....Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 19/09/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/09/2024 Başkan ..... E-İmza Üye ..... E-İmza Üye ..... E-İmza Katip ..... E-İmza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/596, K. 2024/510, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-596-e-2024-510-k-035d27bf7f42