İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/500 E. 2024/78 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/500
Karar No
2024/78
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/500 KARAR NO : 2024/78 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... ASIL DAVA DAVACILAR : 1- ... 2- ... (T.C: ... ) Av. ... - ... Av. ... - ... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ... ... DAVA : Menfi Tespit / Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 18/07/2017 BİRLEŞEN DAVA (...., sayılı dosyası) DAVACI : ... ... - ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALILAR : 1- ... (T.C: ... ) 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ...-... DAVA : Alacak / İnançlı Temlik Sözleşmesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 22/11/2017 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 KARAR Y.TARİHİ : 07/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan asıl davada "menfi tespit", birleşen davada "alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine .... sayılı takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, konu icra takibinin dayanağının keşidecisi ... ve yetkilisi ..., keşide tarihi 30/01/2016, vade tarihi 30/06/2016, 346.000,00 TL bedelli bono olduğunu ancak, konu bonodaki imzaların müvekkile ait olmadığını, ... sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, takibin durdurulması taleplerinin ise tensip ve ek karar ile reddedildiğini, 11/07/2017 tarihli duruşmada ise geçici durdurma kararı verildiğini, .... sayılı dosyası kapsamında aldırılan 10/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda, senedin ön yüzü üzerinde “... ve ... Ltd. Şti.” adına atfen atılı bulunan iki adet borçlu imzasının, mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... eli ürünü olmadığı, söz konusu imzaların ...’in gerçek imzalarına benzetilerek, serbest taklit yöntemiyle atılmış sahte imzalar olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, ayrıca ... soruşturma numaralı dosyası ile müvekkili ...’in imza örnekleri alındığını; grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi tarafından imza incelemesi yapıldığını, bilirkişi raporunda senet aslı üzerinde bulunan borçlu imzalarının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmadığının ve inceleme konusu senet üzerinde ilk bakışta kolaylıkla anlaşılabilir nitelikte herhangi bir sahtecilik arıza ve emaresi bulunmadığı cihetle aldatma kabiliyetine haiz olacağı kanaatine varıldığını beyanla; müvekkilinin ... sayılı icra dosyası ile devam eden icra takibi ile bu takibe konu edilen 346.000,00 TL tutarlı bonodan kaynaklı müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının bonoyu icra takibine konu etmekte haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan İİK madde 72/5 hükmü uyarınca müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2-Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllar ticaret hayatında olan, hizmet alım ihalelerine katılan, ... Ltd. Şti'nin sahibi olduğunu, 31.12.2013 tarihinde müvekkili şirketi adına almış olduğu .... ihalesinin, idare tarafından feshedildiğini, hem ... hem de ... Ltd.Şti'nin 1 yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklama kararı aldığını, bunun üzerine ...'ın kendi adına yeni şirket kurmasının yasaklı olması sebebiyle yanında uzun yıllar çalışan ve güvenini kazanan ... adına ileride kendisine devretmesi karşılığında ... (...) ve ... İs Ortaklığını şirketleştirerek ... Ltd. Şti'ni kurduklarını, akabinde o dönemde evlenmemiş bulunan davalı ... adına devrederek ... Ltd. Şti olarak ticaret hayatına başlatıldığını, davalının şirketin kendisine ait olmasını istediğini, şirket için yapılan masraflar ile birlikte şirket adına kayıtlı araç ve şirket adına alınan 31.12.2017 tarihine kadar 3 yıllık ihaleden kazanılacak ihale bedelinin %14'üne tekabül eden karının hesaplanmasından sonra çıkan miktarı müvekkiline ödeyeceğini söylediğini, davacı şirket için yapılan masrafları davalıyla birlikte hesapladığını, hesaplanan miktarın yüksek olması sebebiyle davalı ... vadesi ileri tarihli olan o miktar için senet vermek suretiyle ödemek istediğini söylediğini, senedi müvekkilinin gözünün önünde imzalayarak ona teslim etmesi ve iyiniyetli olarak iş yapmak istemesinin müvekkilinde davalıya ilişkin güven duymasına sebep olduğunu, o zamana kadar davalıda bulunan çelik kasanın anahtarını işten istifa ettiği 31.01.2016 tarihine kadar davalıdan almadığını, davalı, müvekkilinin yanından istifa ettikten sonra ödemeyi taahhüt ettiği miktarla ilgili olarak "ödeme yapma konusunda" davacı ile irtibata geçmediğini borcunu ödemesini istediğini, ödeme yapmayınca senedi icraya koyduğunu, .... esas sayılı dosyası ile hem ... hem de ...adına icrai işlemlere başlandığını, davalı ...'in .... esas sayılı dosyası ile "imzaya ve borca itiraz" ettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL alacağın 01.01.2015 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 3. Asıl davada davalı cevap dilekçesinde; 31/12/2013 tarihinde aldığı ... ihalesinin idare tarafından feshedildiğini ve 1 yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verildiğini, bunun üzerine yeni bir şirket kurması gerektiğini, ancak kendi adına yeri şirket kurmasının yasak olması sebebiyle yanında uzun yıllar çalınan ... adına ileride tarafına devretmesi karşılığında ... ve ... İş Ortaklığını şirketleştirerek ... Ltd. Şti'yi kurduklarını ve 22/01/2014 tarihinde ...'na kayıt ettirdiğini akabinde şirketi ... adına devrettiğini, önceleri her iki şirkette de sorunsuz ve hatasız çalışan davacının evlendikten sonra tamamen değiştiğini çalıştığı kurumlar da dahil olmak üzere herkesle kavga etmeye başlatığını, davacının önce şirketi kendisine devretmek istediğini söylediğini, ardından şirket için yapılan masrafların ve şirketin kendisine ait olan gelirlerinin hesaplanmasından sonra çıkan miktarı ödeyeceğini söylediğini, şirket için yapılan masrafları birlikte hesapladıklarını, davacının hesaplanan miktar için senet vermek suretiyle ödemek istediğini ve gözünün önünde senedi doldurarak ve altına imza atarak kendisine teslim ettiğini, senedi ofisinde bulunan çelik kasaya koyduğunu, çelik kasanın anahtarının birisinin davacıda ve diğerinin kendisinde bulunduğunu, ancak davacının bu borcu ödemediğini ve hiçbir yan geliri olmamalarına rağmen davacının ve eşinin bir anda ekonomik refaha ulaştıklarını, bunun üzerine davacıdan senedi ödemesini talep ettiğini, davacının ödeme yapmaya yanaşmaması üzerine senedi takibe koyduğunu, akabinde davacının senedi tamamen inkar ederek .... soruşturma sayılı dosyası ile hakkında şikayette bulunduğunu, bu olaylar üzerine kendisininde .... soruşturma sayılı dosya ile davacı ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davacı vekili tarafından senetteki imzanın davacıya ait olmadığının iddia edildiğini, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 4. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirket hisselerini bedelini ödeyerek davacıdan devraldığını, öncelikle davacı ... ile dava dışı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ihalelere katılmak amacı ile bir ortak girişim kurduğunu, aldıkları ihalelerin tamamlandığını, müvekkili ...'in ise, uzun zamandır bu sektörde çalışması ve kendi işini kurmak istemesi nedeniyle; bu ortak girişimi şirketleştirmeleri halinde bu şirketi devralabileceğini; ancak davacının düzenini de bozmayıp, aynı şekilde davacının işlerine de yardım etmeye devam edebileceğini beyan ettiğini, davacının bu durumu kabul ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin hisse bedelinin bir kısmı olan 20.000 TL’yi ödediğini, müvekkilinin .... Noterliğinin 14/01/2014 tarihli ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile ... Makine İns. San, ve Tic. Sosval Hizmetler Ltd. Sti.'nin tüm hisselerini, kalan tüm bedelini ödeyerek devraldığını, davacının şirket hisselerinin bedelinin kendisine ödenmediğine dair iddiasının asılsız olduğunu, nitekim taraflar arasındaki .... Noterliğinin 14/01/2014 tarihli ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile devir bedelini kendisinden nakten ve tamamen alındığı şeklindeki beyanı ile de davacının bedelinin tümünü tahsil ettiğinin ortada olduğunu, davacının, hisse bedelinin kendisine ödenmediğini yazılı olarak ispatlayamaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 5. Tarafların üzerinde anlaştıkları bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 6. Asıl davada uyuşmazlık; dava konusu takibe dayanak kambiyo senedindeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı ile buradan varılacak sonuca göre sözkonusu kambiyo senedinden ötürü davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 7. Birleşen davada uyuşmazlık; davacının inançlı işlem iddiasına dayalı olarak ... Hizm. Ltd. Şti.'nin esasen ...'a ait olup olmadığı ile buradan varılacak sonuca göre şirketin yürüttüğü ve yapmış olduğu işlerden ötürü davaı ...'ın alacak hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 8. .... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; takibin ... tarafından ... ve ... Hizm. Ltd. Şti aleyhine başlatıldığı takibe dayanak bononun 30/01/2016 düzenleme tarihli ve 30/06/2016 vade tarihli 346.000,00 TL bedelli bono olduğu anlaşılmıştır. 9. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın ... ve ... Ltd. Şti tarafından ... aleyhine .... sayılı takibe konu bonoda bulunan imzaya itiraz istemiyle açıldığı, Mahkemece davanın kabulüne ve takibin iptaline karar verildiği, istinaf incelemesi üzerine ... tarafından yeniden hüküm kurularak itizarın kabulü ile takibin durdurulmasına ve icra inkar tazminatı ile para cezasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 10. .... sayılı soruşturma dosyasında alınan 19/06/2017 tarihli imza incelemesi raporunun incelenmesinde; inceleme konusu borçlusu ...-.... Ltd. Şti, alacaklısı ... olarak düzenlenen 30/01/2016 tanzim, 30/06/2016 ödeme tarihli 346.000,00 TL bedelli senet aslında bulunan ...'e ait imzanın mukayese belgeler ile karşılaştırıldığında genel görünümleri itibariyle benzerlik görülmüş ise de, kaligrafik ve itiyadi diğer hususiyetler yönünden farklılıklar tespit edildiği bildirilmiştir. 11. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın ... tarafından Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık, İftira, Resmi Belgede Sahtecilik suçlaması ile ..., ... aleyhine açıldığı, Mahkemece sanıklar hakkında beraat kararı verildiği ve kararın 30/03/2023 tarihinde tüm sanıklar yönünden kesinleştiği anlaşıldı. 12. .... sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın 29/07/2019 tarihinde ... tarafından ... aleyhine .... sayılı dosyasında sıra cetveline itiraz istemiyle açıldığı, Mahkemece 22/11/2022 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, dosyanın İstinaf incelemesinde olduğu anlaşıldı. 13. .... tarafından düzenlenen 30/11/2018 tarihli uzmanlık raporunun incelenmesinde; inceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ...olan 30/01/2016 düzenleme 30/01/2016 ödeme tarihli 346.000,00 TL bedelli senette ödeyecek hanesi hizasında ... adına atfen atılı bulunan imzanın kişiye atfedilebilecek niteliklte kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyen buklesel el hareketlerinden ibaret, hızdan yoksun ve taklidi kolay imzalar olduğu, mukayese imzalar arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada söz konusu imzanın ... eli ürünü olun olmadığı hususunda bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir. 14. .... tarafından düzenlenen 22/06/2020 tarihli adli tıp raporunun incelenmesinde; inceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ...olan 30/01/2016 düzenleme 30/01/2016 ödeme tarihli 346.000,00 TL bedelli senet üzerinde bulunan imza ve yazıların ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. 15. Mahkememizce hazırlanan yemin metninin incelenmesinde; “...yi o dönemde ... ve şirketinin ihale yasaklısı olduğu için emaneten devralmadığıma, sadece ismen şirket sahibi olarak gözükmediğime, ... şirketini geri devretmek üzere ...’dan devralmadığıma yemin ederim” şeklinde düzenlendiği, 08/02/2024 tarihli duruşmada davacı ...'e tebliğ edildiği anlaşılmıştır. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 16. Asıl dava, davacılar aleyhine girişilen kambiyo senedine dayalı takipte takip dayanağı bono nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti, birleşen davada ise inançlı işlem hukuki nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. 17. Asıl davada davacının takibe ve davaya konu edilen bonodan ötürü borçlu olmadığı iddiasını, bonodaki keşideci imzasının eli ürünü olmadığı iddiasına dayandırdığı anlaşılmaktadır. 18. Mahkememizce borçlu olmadığı iddiasının dayandırıldığı imzanın davacı eli ürünü olmadığı yönündeki vakıasının incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 19. Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesine ilişkin gerekçede bu husus maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir (....). 20. Öte yandan, bir senetteki imzanın inkâr edilmesi hâlinde, mahkemenin imzanın sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir. Bu araştırma ve incelemenin sırası ise 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde düzenlenmiştir (...). 21. Öncelikle inkâr edilen imza hakkında tarafların dinlenir ve tarafların gösterdikleri delillerle bir kanaat edinilmeye çalışılır. Bu şekilde yeterli kanaat sahibi olunması halinde senedin kabul veya reddine karar verilir. 22. İmzayı inkâr eden taraf duruşmada hazır değilse, imzayı inkâr eden taraf isticvap edilir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. 23. Yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle senedin sahteliği hakkında bir karar verir (m. 211/a.c.1 ve 2). 24. Yukarıdaki şekilde yapılan incelemeye rağmen sahtecilik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa hâkim bilirkişi incelemesine karar verir (m.211/b.c.1). Bilirkişi incelemesi yapılmadan önce mevcutsa, o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir (m.211/b, c. 2). 25. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir (m. 211/b), (...). 26. 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde yer alan ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunludur. Buna göre hâkim imzayı inkâr eden tarafın isticvap edilmesine karar verdiği hâlde, bu davete icabet edilmemesi imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğuracak ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç kalmayacaktır. Aynı şekilde inkâr edilen imza ile karşılaştırılan imzanın birbirine benzemediğinin ilk bakışta tespit edilebildiği hâllerde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur (....). 27. Kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. 28. Buna göre, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir (.... ., 30.05.2001 tarih, ... .; ... ., 06.06.2001 tarih ve ...). 29. Mahkememizce sahtelik iddiası yönünden az yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mukayeseye elverişli belgeler toplanmış, yapılan incelemeye rağmen sahtecilik konusunda kesin bir kanaat oluşmaması üzerine bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden .... ve .... imza ve sahtelik iddiaları yönünden inceleme yapılması istenilmiştir. 30. .... tarafından yapılan 30/11/2018 tarihli bilirkişi incelemesinde davaya konu edilen takip dayanağı bonodaki keşideciye atfen atılan imzaların davacı eli ürünü olup olmadığı yönünde bir kanaat bildirilemediğinden bahsedilmiş ise de,.... tarafından yapılan 22/06/2020 tarihli incelemede davaya konu edilen takip dayanağı bonodaki keşideciye atfen atılan imzaların davacı eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. 31. İcra Hukuk Mahkemesince yürütülen yargılamada alınan bilirkişi raporunda da dava konusu edilen bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 32. Öte yandan davalının dava konusu edilen senedin davacı yanca şirket kasasından alınarak değiştirildiği yönündeki iddiasına dayalı olarak davacı hakkında .... Mahkemesinde kovuşturma yürütülmüş, yürütülen kovuşturma neticesinde beraat yönünde karar verildiği anlaşılmaktadır. 33. Sözkonusu imza ve sahtelik incelemelerinin HMK m. 211 hükmüne uygun ve yeterli olduğu, dava konusu edilen kambiyo senedine yönelik yapılan diğer yargılamalar ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, asıl davada davacıların davaya konu edilen takip dayanağı bono nedeni ile borçlu olmadığı vakıasını ispat ettiği, bu anlamda asıl davanın kabulü yönünde kanaat oluştuğu değerlendirilmiştir. 34. Birleşen davada, davacı ..., ...'nin kendileri tarafından kurulduğunu, diğer bir şirketinin ihaleden yasaklı olması nedeni ile bu şirketin kurulduğunu, uzun süredir yanında çalışan davalıya daha sonra tekrar kendisine payların devredilmek üzere ...'nin paylarının devredildiğini, esasen bu şirketin kendisine ait olduğunu iddia etmiş ve alacak talebinde bulunmuştur. 35. Davacının ileri sürdüğü vakıaların hukukin nitelendirilmesinin inançlı işleme dayalı alacak istemi olarak değerlendirilmiştir. 36.“İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir (.... ., 06.07.2023 tarih, .... ). 37. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. 38. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır. 39. İnançlı işlemde bir kimse sahip olduğu bir hakkını, başka bir kimseye devretmekte (inanılan), devralanda belirli şartlar gerçekleştiğinde devraldığı hakkı tekrar devredene (inanan) iade etmeyi yükümlenmektedir. İnançlı işlemde, muvazaadan farklı olarak yapılan devir işlemi geçerlidir. Yani devralan durumundaki (inanılan) hakkı geçerli bir biçimde iktisap etmiştir. 40. Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, mal varlığını (taşınır, taşınmaz ya da şirket payı) inanç sözleşmesi ile devreden kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu şeyi geri vererek malvarlığının kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; malvarlığını, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar bu malvarlığını başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır. 41. İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de TBK'nın 26. ve 27. maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır. 42. Uygulamada mesele, 05.02.1947 tarihli, 20/6 sayılı .... kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hem de taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz. 43. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı .... uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (.... , 09.12.2015 tarih, .... ., 27.04.2021 tarih .... ). 44. Yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık ele alındığında, davacı ile davalı ... arasında akdedildiği iddia edilen inançlı işleme dayalı olarak diğer davalı şirketin paylarının devredildiği iddiasına yönelik davacı yanca her hangi bir yazılı delil ortaya konulamamıştır. Davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nin önceki unvanının ... Mak. İnş. San. Ve Tic. Sos. Hiz. Ltd. Şti. olduğu, bu şirketin ortaklarının davacı ... (% 49 pay) ve dava dışı .... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (% 51 pay olup ortakları dava dışı kişiler) olduğu, her iki pay sahibinin .... Noterliğinin 14.01.2014 tarih ve ... sayılı Hisse Devir Sözleşmesi ile paylarını davalı ...'e bedeli mukabilinde devrettiği, limited şirket hisse devir sözleşmesinde hisselerin devralan tarafından geri verileceğine ilişkin bir kararlaştırmanın olmadığı, bunun dışında da bu yönde bir kararlaştırmanın olduğu yönünde iddia ve ispat ortaya konulmamıştır. 45. Yine davacı yanın dayanmış olduğu ceza kovuşturmasında ya da İcra Hukuk mahkemesince yürütülen davada davalının davacının iddiasını doğrular her hangi bir savunma ortaya konulmadığı, dayanılan delillerin delil başlangıcı niteliğinde olmadığı da değerlendirilmiştir. 46. Bu anlamda birleşen davada davacının ileri sürdüğü inançlı temlik ile davalı şirketteki payını davalı ...'ya devrettiği iddiasını ortaya koymuş olduğu delillerle ispat edemediği, tanık deliline dayanmış ise de, yazılı delil başlangıcı niteliğinde her hangi bir delil ortaya koyamadığı, delilleri arasında yemin deliline dayanmış olması dikkate alınarak resen ispat yükü üzerinde olması nedeni ile davalıya yemin teklif edip etmeyeceği hatırlatılması üzerine, davalıya yemin teklifinde bulunulmuş, birleşen davada davalı ..., 08.02.2024 tarihli duruşmada “...yi o dönemde ... ve şirketinin ihale yasaklısı olduğu için emaneten devralmadığıma, sadece ismen şirket sahibi olarak gözükmediğime, ... şirketini geri devretmek üzere ...’dan devralmadığıma yemin ederim” şeklinde yemin etmiştir. Yemin delili kesin delil olup, yemin metnindeki iddiaların birleşen davada davalı tarafından kabul edilmediği gözetildiğinde, ...'nin ... tarafından inançlı temlik yolu ile geri devretmek üzere ...'dan devralınmadığı anlaşılmıştır. 47. Yukarıda anlatılan nedenlerle, davacının menfi tespit davasına konu ettiği bonodan ötürü borçlu olmadığı iddiasını, bonodaki keşideci imzasının eli ürünü olmadığı iddiasına dayandırmış olduğu, Mahkememizce bu hususta yaptırılan incelemeler ile söz konusu bonodaki imzaların davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, imza ve sahtelik incelemelerinin HMK m. 211 hükmüne uygun ve yeterli olduğu değerlendirilmiş olup, asıl davada davacının menfi tespit davasının kabulüne, birleşen davada ise davacının inançlı temlik ile davalı şirket paylarını devrettiği iddiasını ispat edemediği değerlendirilmiş ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. 48. Asıl davada davacıların kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise keşideci ve avalist olan davacılar aleyhine davalı tarafından takibe girişildiği, ancak yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarından senedin sahteliğini takibe geçen davalı ... tarafından bilinebileceğinden takibe geçmekte haksız olduğu gibi kötüniyetli olduğunun da kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve kötüneyit tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM A-ASIL DAVADA 1-Davanın KABULÜNE, Davacıların .... takip sayılı dosyasında 30.01.2016 keşide, 30.06.2016 vade tarihli, Keşidecileri davacı ... ve ... Hiz. Ltd. Şti., Lehtarı davalı ... olan, 346.000,00.-TL tutarlı bonoyu konu olan takipten ötürü borçlu olmadıklarının TESPİTİNE, 2-Davacıların kötüniyet tazminatının kabulü ile takip konusu alacağın % 20'si oranında belirlenen 69.856,92.-TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 23.859,63.-TL harçtan peşin alınan 5.964,91.-TL harcın düşümü ile arta kalan 17.894,72.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplamı 6.000,91.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine 5-Davacı tarafından yapılan adli tıp, tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 5.171,25.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 6-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 54.392,69.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, B-BİRLEŞEN DAVA 1-Davanın REDDİNE, Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.-TL harçtan, peşin alınan 170,78.-TL harcın düşümü ile bakiye 256,82‬.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3-Yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 3 ve 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Dair davacı karşı davalı vekilinin ve davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 08/02/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024 Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/500, K. 2024/78, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-500-e-2024-78-k-68c7600f8456