İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/664 E. 2023/963 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/664
Karar No
2023/963
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2023/664 Esas KARAR NO : 2023/963 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili 28/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı/borçlu arasındaki ilişkiye dayanan ve müvekkili tarafından verilen hizmetin karşılığı tanzim edilen faturanın ödenmemesi nedeniyle davalı/borçlu aleyhine ... numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine süresi içinde davalı yan tarafından itiraz edildiğini ve takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, öncelikle başlatılan takipte istenen asıl alacağın tamamen yasal ve hukuka uygun olup, takibe konu banka dekontlarının mahkememize sunulduğunu, borçlu / davalı yanın yapmış olduğu itirazın kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, keza yapılan itirazın hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun, takibi sürüncemede bırakarak müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirme niyetinde olduğunu, İİK md:67/ıı "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir." hükmü gereğince davalının bu kötü niyeti karşısında icra inkâr tazminatı da talep etme zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı/borçlu tarafından icra takibine yapılmış haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğini ayrıca yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz talebi: İcra ve İflas Kanunu’nun 257.maddesinde belirtildiği üzere “rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü uyarınca, borçluya borcun ödenmesi konusunda ihtaratta bulunulmuş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmamış olması borçlunun ödememe iradesini de gösterdiğinden, davacı müvekkilinin alacağını alamama ve borçlunun mal kaçırması halinde zarara uğrama ihtimali bulunduğundan borçlunun mal ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, mahkememizden borçlunun “sorumluluğu kabul etmeme ve borcu ödememeye yönelik eylemli davranışları” nedeniyle mal kaçırma ihtimaline binaen ivedi olarak teminat altına alınmamış olan 64.550,27 TL alacakları için ihtiyati haciz taleplerinin olduğunu, icra- inkar tazminatı talebi: davalının, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacı ile iyiniyet kurallarına aykırı olarak itiraz edip, takibin durmasına neden olduğu hususu açık olduğundan davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerine katılmayan davalı iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermiş bulunduğunu, bu nedenlerle; haklı davalarının kabulüne; davalının ...Numaralı dosyasna yaptığı 64.550,27 TL (Fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla) asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, davalının takibe haksız itirazı ve kötü niyetli davranışları gözönünde bulundurularak kötü niyetli olması ve mal kaçırmaya yönelik davranışlara girişeceği kuvvetle ihtimal olup; davalının mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına; mahkememizce bu talebin kabul görmemesi halinde dava sonuçlanıncaya kadar davalı adına kayıtlı mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, takibin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; "Davacının, davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali " istemine ilişkindir. Talep, ...Esas sayılı icra takip dosyası, BA/BS formları, davacı şirketin ticari defter bilgileri, davalının tacir araştırması için Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Kemer Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevapları ile dosya kapsamındaki diğer tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde, Dosyamızda davalının gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sözkonusu düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Bu bağlamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Somut olayda uyuşmazlık, davacının, davalı aleyhine Ankara Genel 3. İcra Müdürlüğü’nün 2023/172176 Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali isteminden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Tarafların tacir sıfatı bulunmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (HGK 14.04.2004 tarih 2004/19-218 Esas 2004/221 sayılı kararı). Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, davalı aleyhine Ankara Genel 3. İcra Müdürlüğü’nün 2023/172176 Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali isteminden kaynaklandığı, davalı tarafın 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı ve itirazın iptalinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115. m. gereğince yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-)HMK 20.m. gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmaya görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının davacıya ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3-)Yargılama giderlerinin davaya bakmaya görevli Mahkeme tarafından değerlendirilmesine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde HMK 331/2.m. gereğince talep halinde yargılama giderlerinin Mahkememiz tarafından karara bağlanmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 22/12/2023 Katip ... ✎ e-imzalıdır Hakim ... ✎ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/664, K. 2023/963, T. 22.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-664-e-2023-963-k-35be411ed93e