İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/467 E. 2024/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/467
- Karar No
- 2024/687
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/467 Esas - 2024/687 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Şirket Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 05/07/2022 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 K. YAZIM TARİHİ : 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirket Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin %17,5 nispetinde hissedarı olduğu davalı şirketin kuruluşundan itibaren küçük meblağlı bir kaç kâr payı dağıtımı dışında hissedarlara herhangi bir kâr payı dağıtmadığını, 2009 yılından dava tarihine kadar şirket mali tablolarında ve bilançolarda yer almasına rağmen birikmiş bu kârların dağıtılmaması nedeniyle müvekkilin de aralarında bulunduğu pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kâr payı hakkının ihlal edilmesi sebebiyle, müvekkili tarafından davalı şirkete keşide olunan ....i’nin 06.04.2022 tarih ve ...yevmiye no’lu ihtarnamesiyle; yasal süresi içerisinde yapılmayan olağan genel kurul toplantısının; birikmiş kâr payının dağıtılması konusu başta olmak üzere belirtilen sair gündem maddeleri doğrultusunda yapılmasının talep olunması sonrasında, 09.05.2022 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda, "2009-2021 yılları arası (bu yıllar dâhil) birikmiş kârların dağıtılması konusunun görüşülmesi ve karara bağlanması” konulu gündem maddesinin görüşülmesine geçildiğinde, müvekkili tarafından şirketin 2020 yılında net kârının 28 milyon TL civarında, 2021 yılı net kârının ise 59 milyon TL civarında olması, bankalar ve menkul kıymetlerdeki bulunan mevduatları dikkate alındığında şirket kârının 45.000.000,00 TL’sinin dağıtılması yönünde karar alınmasının teklif edildiğini, 09.05.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda teklifin oylamaya açıldığını, 7 no’lu kararla, oy çokluğu ile kârın dağıtılmaması yönünde karar alınması sebebiyle, müvekkilinin teklifte belirtilen nedenlerle muhalefet şerhi konulduğunu, T.T.K.'nun 622. maddesinin atfıyla, TTK’nın 446. maddesi gereği toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten ortağın genel kurul kararının iptali için dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek; 09.05.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda kanun, ana sözleşme ve afakî iyiniyet kurallarına tamamen aykırı bir şekilde "kârın dağıtılmaması" şeklinde alınan 7 no’lu kararın iptali için yasal süresi içerisinde dava açma zorunluluğunun hâsıl olduğunu, şirket ana sözleşmesi uyarınca kâr payı dağıtılması gerektiğini, Şirketin detaylı mizanına göre, daha önceki yıllara (2009-2019) ilişkin yaklaşık olarak; 2009 yılında 374.269,25TL, 2010 yılında 1.240.049,39TL, 2011 yılında 623.600,75TL, 2012 yılında 1.162.579,70TL, 2013 yılında 6.236.683,94TL, 2014 yılında 3.630.663,47TL, 2015 yılında 2.165.352,40TL, 2016 yılında 86.481,87TL, 2017 yılında 6.834.914,98TL, 2018 yılında 7.582.377,17TL, 2019 yılında 7.968.416,01TL tutarında olmak üzere toplam 37.905.388,90TL net kârının bulunduğunu, 2020 yılı dönem net kârının 28.624.528,40 TL, 2021 yılı dönem net kârının 59.822.751,92 TL olduğunu, 2021 yılı ticari alacaklarının 60.589.279,80TL, bankalardaki değerlerinin ise 31.373.217,05TL olduğunu, 01.01.2021/31.12.2021 Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetçi Raporu'yla da işbu tutarların doğrulandığını, şirketin tüm yatırımlarını tamamladığını, 2021 yılı yatırımları arasında yer alan ve ... İli ...İlçesi’nde bulunan ...ndeki fabrika binasının bitirildiğini, eksik olan makine ve ekipmanların 2021 yılında ikmal edildiğini, mülkiyeti kendisine ait olan ve hâlihazırda üzerinde faaliyet gösterdiği ..... Bölgesi’ndeki fabrika binasından, yapımı tamamlanan...Bölgesi’ndeki yeni fabrikaya taşınma aşamasında olan davalı şirketin fabrika yatırımına ilişkin harcamalarının tamamına yakınının 2021 yılında gerçekleştirilmiş olması ve davalı şirketin başkaca bir yatırım planının bulunmaması dikkate alındığında, kâr dağıtılmaması yönündeki kararının iyi niyet çerçevesinde olamayacağını belirterek, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca kâr payı hakkının ihlal edilmediğini ispat yükünün davalı şirkette olduğu ve somut delillerle belgelendirilmesi gerektiği nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin 2022 yılı ve öncesinde kar payı dağıttığını, 09.05.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan uyuşmazlık konusu karar hariç olmak üzere şu ana kadar bütün genel kurul kararlarının oybirliğiyle alındığını ve kâr payı dağıtılmasına ilişkin karar alınmayan genel kurul toplantılarının tamamında kararların oy birliğiyle ve davacının hiçbir itirazı ya da muhalefet şerhi olmaksızın alındığını, 2022 yılında yapılan genel kurul toplantılarında da kâr payı dağıtma kararı alınarak davacıyla birlikte diğer ortaklara da ödendiğini, 21.02.2022 tarihli genel kurul toplantısında 500.000TL’nin dağıtılmasına oy birliğiyle karar verilmesi üzerine toplantıya katılan davacı temsilcisinin de dağıtılacak kâr payı miktarına herhangi bir muhalefeti söz konusu olmadığından karara uygun şekilde davacı ortağın payına tekabül eden 78.750 TL kar payının kendi hesabına aktarıldığını, 02.10.2019 tarihinde yapılan genel kurulda 2.000.000TL kâr payı olarak ortaklara dağıtılan tutardan davalıya 350.000 TL, 13.01.2015 tarihinde yapılan genel kurulda 150.000 TL kar payı olarak ortaklara dağıtılan tutardan davalıya 26.250 TL, 22.05.2013 tarihinde yapılan genel kurulda 100.000 TL kar payı olarak ortaklara dağıtılan tutardan davalıya 17.500 TL tutarlarında kar payı ödemelerinin yapıldığını, davacı yanın iddia ettiği ölçüde dağıtılmamış kar bulunmadığını, finansal tablolarda yer alan kârın büyük ölçüde kambiyo karından oluştuğunu, şirketin kârlılığı makul bir seviyede artarken ekonomik konjonktür ve ülkedeki döviz kurlarındaki dalgalanmanın sonucunda işletmenin kârının önemli bir kısmının kur farklarından oluştuğunu, özellikle 2019-2020-2021 yıllarındaki artışların büyük ölçüde kambiyo kârından oluştuğunu, kambiyo zararlarının ortaklardan istenmesi söz konusu olmayacağından kambiyo kârlarının da ortaklara dağıtılamayacağını, ortaklara kâr dağıtımının ancak şirketin nakit akışı çerçevesinde yapılabileceğini, mali tablolardan da anlaşılacağı üzere şirketin 31/07/2022 tarihli bilançosunda 128.308.829 TL geçmiş yıl kârları ve 38.956.394 TL dönem net kârı ve toplam 167.265.223 TL toplam kâr görünmesine rağmen aynı tarihli nakit akış tablosunda nakit ve nakit benzeri varlıkların toplamının 27.409.545 TL olduğunun görüleceğini, şirketin sürekliliği ve yatırımlarını gerçekleştirerek büyüyebilmesi için kar dağıtımı yerine işletmeye yeni sermaye koymasının finansal öğretilere de uygun olacağını, şirket yatırımlarının halen devam ettiğini, kâr payı dağıtma kararının genel kurulun takdirinde olduğunu, genel kurulun kar dağıtılmamasına ilişkin kararını şirketin esas sermayesinin % 82,5’ini temsil eden esas sermaye payına sahip ortakların oyuyla alındığını, şirket sözleşmesindeki kâr payı dağıtımına ilişkin hükümden davalı şirketin her yıl kâr payı dağıtmak gibi bir zorunluluğu bulunduğu sonucuna varılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davaya konu genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, ana sözleşme, delil olarak dayanılan dosya suretleri getirtilmiştir. Mahkememizce ilk olarak SMMM ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen rapor-ek raporda da sonuç olarak; Usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davalı şirketin 2021 yılı ticari defterleri ve mali tablolarının birbirini doğruladığı, davalı şirketin 2021 yılında dönem net karının 59.822.751,92.-TL olduğu, davacı yanın banka ve nakit varlıklarının yarısının dağıtılmasına yönelik talebinin oy çokluğu ile reddedildiği, 500.000,00.-TL kâr payı dağıtımına ilişkin 21.02.2022 tarihli toplantı tutanağı ile alınan karar sonrasında davacının %17,5 nispetindeki payına vergi kesintisi sonrası düşen 78.750,00.-TL’nin 23.02.2022 tarihinden banka yolu ile ödendiği, 09/05/2022 tarihli davalı şirket genel kurul toplantısında birikmiş kar payı dağıtılmamasına ilişkin alınan 7 no.lu kararın, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmediği, ayrıca söz konusu genel kurulun usul yönünden (çağrı-toplantı) geçerli olup olmadığı yönünde yapılan incelemeler neticesinde ise; genel kurulu toplantıya çağırabilecekler, toplantı yeter sayısı ve karar yeter sayısı dikkate alındığında, yasaya, kanunlara, şirketin Ana Sözleşmesi’ne aykırı bir durumun olmadığı, söz konusu kararın içeriği yönünden ise kâr payı dağıtımının bu toplantı öncesinde birkaç defa yapıldığı, bu nedenle kar payı alma hakkının engellenmediği; kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmediği, bu nedenle kararın iptalinin gerekmediği düşünüldüğü belirtilmiştir. Mahkememizce ikinci olarak SMMM ve iki şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda da sonuç olarak; 1) Usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davalı şirketin 2021 yılı ticari defterleri ve mali tablolarının birbirini doğruladığı, davalı şirketin 2021 yılında dönem net karının 59.822.751,92.-TL olduğu, 2) İptale konu 09.05.2022 tarihli genel kurul gündeminin 7. Maddesinde alınan “birikmiş kar payı dağıtılmamasına ilişkin” karar yönünden; a. 09.05.2022 tarihli genel kurul kararının iptali için 05.07.2022 tarihinde 3 aylık hak düşürücü süre içinde davanın açılmış olduğunun Sayın mahkemenin takdirinde olduğu, b. 09.05.2022 tarihli genel kurul toplantı nisabı ile iptale konu gündemin 7. Maddesinde alınan kararın karar nisabı yönünden yasa ve Ana sözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği, c. Davacının alınan karara karşı muhalefet şerhi düşmüş olduğu, 3) 09/05/2022 tarihli Genel Kurul’da, gündemin 7. maddesinde “kâr payı dağıtılmaması” yönünde alınan karara ilişkin açıklayıcı, somut bir gerekçeye yer verilmediği gibi, dosya kapsamında da, yapılması icap ettiği iddia edilen bu yatırımlarla ilgili olarak, TTK’nun 608/3. Maddesine uygun olarak sözleşme, proje, iş planı,…vs. herhangi bir somut veri sunulmadığı, 4) Bu nedenle, 09/05/2022 tarihli Genel Kurul’un 7. maddesiyle alınan kararın Kanuna ve dürüstlük kuralına uygun olmadığı belirtilmiştir. İkinci bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; Kök raporun düzenlenmesinden sonra dosyaya sunulan belgelerin incelenmesi sonucunda; 26/02/2021 tarihli yazısıyla ...nde davalı şirkete 55.000 m2 arsaya ilişkin öntahsis işlemi gerçekleştirildiği ve ödeme planı düzenlendiği, aynı yazıyla davalı şirkete, tahsisten itibaren 1 yıl içinde projelerin sunulması, 2 yıl içinde üstyapı imalatının tamamlanarak işyeri çalışma ruhsatının alınması konusunda süre verildiği, İnşaat Mühendisi.... tarafından çıkarılan Yaklaşık Maliyet Tablosu'na göre, inşaatın tamamının maliyetinin yaklaşık 574.745.692-TL. Olarak belirlendiği, Yeni sunulan bu belgeler çerçevesinde, kâr payı dağıtılmamasının gerekçesinin, işbu davaya sunulan kayıtlarla somut olarak ortaya konulduğu, dava konusu 2021 yılı bilançosuna göre dönem net kârının 59.822.751,92.-TL. olmakla, davalı şirketin 2021 Şubat ayından itibaren -en az üç yıla yayılan 574.745.692-TL. Tutarındaki- yapmak zorunda olduğu yatırımların oldukça gerisinde kaldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle; davacının 09.05.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında... no’lu kararla kârın dağıtılmaması yönünde alınan kararın iptali talebinin yerinde olmadığı hususunun Sn. Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, davalı limited şirketin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacının davalı şirketin %17,5 hissesine sahip ortağı olduğunu, 09.05.2022 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda, "2009-2021 yılları arası (bu yıllar dâhil) birikmiş kârların dağıtılması konusunun görüşülmesi ve karara bağlanması” konulu gündemin görüşüldüğü gündemin 7. Maddesinde oy çokluğu ile kârın dağıtılmaması yönünde karar alınması sebebiyle, müvekkilinin teklifte belirtilen nedenlerle muhalefet şerhi konulduğunu, kanun, ana sözleşme ve afakî iyiniyet kurallarına tamamen aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin 09.05.2022 tarihli genel kurulunda alınan 7 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili ise, cevap dilekçesi ile özetle, davanın reddini istemiştir. Mahkememizce alınan SMMM ve iki şirketler hukuku-hesap uzmanı ikinci bilirkişi heyeti raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. (dosya kapsamındaki verilere uygun düşmeyen birinci bilirkişi raporuna ve ikinci bilirkişi heyeti ek raporuna itibar edilmemiştir). Genel kurul kararının iptaline yönelik eldeki dava, süre, şekil-usul ve esas yönünden değerlendirilmiştir. Süre yönünden; Türk Ticaret Kanunu’nun TTK’nun 622. Maddesi hükmünün atfıyla TTK 445. Maddesinde; “(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” hükmü düzenlenmiştir. Eldeki davada, davalı şirketin 09.05.2022 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararın iptali istendiğinden ve dava da 05.07.2022 tarihinde açıldığından 3 aylık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Şekil ve usul yönünden; TTK’nun 617. maddesinde; “(1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır. (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir. (3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır…….” hükmü düzenlenmiştir. TTK’nun 617/3. maddesi atfıyla TTK.’nun 414/1. maddesinde “ (1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve ... Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.” hükmü düzenlenmiştir. Davacının %17,5 pay oranına sahip olup,....i’nin 06.04.2022 tarih ve ..... yevmiye no’lu ihtarnamesiyle; yasal süresi içerisinde yapılmayan olağan genel kurul toplantısının; birikmiş kâr payının dağıtılması vs. gündem maddeleri doğrultusunda yapılmasını talep etmesi üzerine iptale konu genel kurul yapılmıştır. İptale konu 09.05.2022 tarihli genel kurula çağrının; 15.04.2022 tarih ... sayılı .... gazetesinin 534. Sayfasında yayınlandığı, şirket ortaklarından davacı ....a 14.04.2022 tarihinde İadeli taahhütlü mektup ile bildirim yollandığı 19.04.2022 tarihinde bildirimin tebliğ edildiği, diğer ortaklara elden tebligat yapıldığı dikkate alındığında toplantıya çağrıda yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmıştır. TTK’nun 622. Maddesinin atfıyla TTK.’nun ‘İptal davası açabilecek kişiler’ başlıklı 446. Maddesinde ise; “(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre genel kurula katılan bir ortağın genel kurulda alınan kararın iptalini talep edebilmesi için, alınan karara karşı ret oyu kullanıp muhalefet şerhini tutanağa yazdırması gerekmektedir. Somut olayda ise, davacı pay sahibinin vekili vasıtasıyla iptale konu 09.05.2022 tarihli genel kuruluna katılarak gündeminin 7. Maddesinde alınan karın dağıtılmamasına yönelik karara muhalefet şerhi muhalefet şerhi yazdırdığı, böylece davacının dava açma hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Öte yandan; toplam 800.000.-TL itibari değeri bulunan ve 1.600 adet olan şirket sermaye payından, 692 adet pay sahibi .... 280 adet pay sahibi ... 140 adet pay sahibi ....in asaleten, 280’er adet pay sahibi ....(Avukatı ....) ve davacı .... (Avukatı...)’ın vekaleten avukatlarının katılımıyla yapılmış olmakla toplantı nisabında yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmıştır. Esas Yönünden; İptal talebine konu gündemin 7. maddesinde; “2009-2021 yılları arası kâr dağıtımı kararının görüşmeye açıldığı, şirket müdürünün şirketin faaliyetleri, nakit durumu, yatırım döneminde olunması ve net karın büyük kısmının kambiyo kârından oluşması gerekçe gösterilerek, kâr dağıtılmaması yönündeki önerisine, davacı vekilinin kârın 45.000.000 TL tutarlı kısmının dağıtılması yönündeki itirazının, 280 ret oyuna karşı 1.320 kabul oyu ile kâr dağıtılmamasına oy çokluğu ile karar verildiği” anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; Kâr payı dağıtımı konusunda yetkili organ genel kuruldur. TTK Md. 616/1-e uyarınca kâr payı dağıtım yetkisi, genel kurulun devredilmez yetkileri arasında olup, kâr payı dağıtımı konusunda kanunda özel bir karar nisabı öngörülmemiştir. Bu sebeple, şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmediği sürece, genel kurul kâr payı hususundaki kararını, TTK’nun 620. maddesi çerçevesinde, genel kurulda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabilecektir. Davalı şirket Ana Sözleşmesinde, “Kârın Dağıtımı” başlıklı 11. maddede kâr dağıtımı kararının alınabilmesi için şirket sermayesinin en az %51’ini temsil eden hissedarların oyu gerektiği belirtilmiştir. Genel Kurul Toplantı Tutanağı incelendiğinde, 800.000,00 TL itibari değerden, itibari değeri 696.000,00 TL olan 1.392 payın asaleten, itibari değeri 104.000,00 TL olan 208 payın vekaleten temsil edildiği, ....Toplantı nisabına uyulduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu.... no.lu kararın 140.000,00 TL hissenin kabul, 660.000,00 TL’lik itibari değerli hissenin ret oyu ile alındığı tespit edilmiş, Limited Şirketler bakımından kar payı dağıtımı için özel bir karar nisabı öngörülmediğinden ve söz konusu durumda salt çoğunluk sağlandığından karar yeter sayısı yönünden yasaya ve ana sözleşmeye aykırı bir yön olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut Genel Kurul kararlarının incelenmesinde; 22.05.2013 tarihli Genel Kurul’da kâr payı dağıtılmasına karar verilerek, 30.12.2013 tarihinde 17.500,00.-TL, davacı hesabına ödendiği, 13.01.2015 tarihli Genel Kurul’da alınan karara istinaden davacıya 18.01.2015 tarihinde 26.250,00.-TL, kâr payı ödemesi yapıldığı, 02/10/2019 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla “6736 sayılı Kanundan faydalanarak stok arttırımından doğan ve dağıtılmamış olarak kayıtlarda yer alan 2.467.952,24-TL.’nin 2.000.000,00-TL. lık kısmının ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına” karar verildiği, 02/10/2019 tarihli Yönetim Kurulu kararına dayalı olarak dağıtılan kâr payının, 6736 sayılı Kanun gereği stok arttırımından doğduğu ve yine davacı hesabına 15.10.2019 tarihinde 350.000,00.-TL. olarak ödendiği, 21/02/2022 tarihli Genel Kurul Toplantısında, gündemin 3. Maddesiyle “şirketin 2007 – 2008 yılı kârından karşılanmak üzere 500.000,00-TL. kâr payı dağıtılmasına,..” karar verilerek 23.02.2022 tarihinde 78.750,00.-TL. kâr payı ödendiği, dolayısıyla, 2013 – 2022 yılları arasında toplam 472.500,00.TL tutarında kâr payı ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı Şirketin 2020 yılı dâhil olmak üzere geçmiş yıllar kârı toplamı 67.651.524,15-TL. olup, 2021 yılı bilançosuna göre 68.462.540,45.-TL dönem kârının bulunduğu, bu kârdan 8.639.788,53.-TL vergi kesintisi uygulanması sonucunda dönem net kârının 59.822.751,92.-TL. olduğu tespit edilmiştir. Tek düzen muhasebe sistemine göre, şirketin dönem içi net kârının tespit usulü belirgin olup, bu konuda Gelir Tablosu’nda yer alan alt hesaplar yönünden bir ayrıma gidilmemektedir. Şirket kârının hesaplanmasında aktif – pasif hesapların tamamının, hesaplamaya dâhil edilmesi gerekmektedir. Nitekim, TTK’nun 608. maddesinde de kâr payının, dönem net kârı veya -varsa- bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılacağı açıkça hükme bağlanmıştır. TTK’nun 608. Maddesinde; “ (1) Kar payı, sadece net dönem karından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kar payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kar payı, esas sermaye payının itibari değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kar payının hesaplanmasında itibari değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir.” hükmüne yer verilmiş olup, Kanun ya da şirket Esas Sözleşmesinde öngörülen yedek akçeleri aşan tutarda yedek akçe ayrılabilmesi için, ya şirketin zararının karşılanması için bir gereklilik ya da şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacının ciddi bir şekilde ortaya konulmuş olması zorunluluk, olması gerektiği düzenlenmiştir. Davalı şirketin, yatırım yapılması yönündeki ihtiyacı, yapılması planlanan yatırımların parasal değerlerinin ve zamanının, somut verilere dayandırılması gerekir. Davalı yanca, “Şirketin çok önemli yatırımları gerçekleştirmekte olduğu, şirket tesisi yaklaşık 7.500.000,00-,,,de devam eden inşaat için 5.000.000,00-TL., ..... Ve 5. Parselde kurulacak güneş enerjisi sistemi için yaklaşık 10.000.000,00-TL. harcanacağı ifade edilmiş ise de; Genel Kurul Tutanağının incelenmesinde, davaya konu genel kurul toplantısında hangi yatırımların yapılacağı ve ne kadar para ihtiyacı olduğuna ilişkin somut açıklamaların yapılmadığı, sadece yatırım dönemi olduğunun belirtildiği, ortaklara yapılması düşünülen bu yatırımlarla ilgili bilgi verilmediği, keza dosya kapsamında da bu yatırımlarla ilgili olarak, bir proforma fatura ve onaysız / imzasız bir excel tablosu haricinde, sözleşme, proje, iş planı,…vs. herhangi bir somut veri sunulmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle; davalı şirket Genel Kurulu’nda “kâr payı dağıtılmaması” yönünde alınan kararın, somut gerekçelerinin ortaya konulmadığı nazara alınarak, alınan bu kararın TTK’nun 608/3. Maddesine ve dürüstlük kuralına uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar ikinci bilirkişi heyeti kök raporunun düzenlenmesinden sonra, davalı vekili tarafından inşaat mühendisinden alınmış maliyet raporu ibraz edilmiş ve bilirkişi ek raporunda buna göre değerlendirme yapmış ise de; genel kurul kararından yaklaşık üç yıl sonra ve yargılama aşamasında alınan rapora itibar edilmemiştir. Bununla birlikte, somut verilerin şirketçe toplanıp genel kurulda ortakların incelemesine sunulup, ortaklarca değerlendirilerek karar alınması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; 21/02/2022 tarihli Genel Kurul’da, 2007 – 2008 yılı kârından karşılanmak üzere kâr payı dağıtımı yapılmış olması, 02/10/2019 tarihli Yönetim Kurulu kararına dayalı olarak dağıtılan kâr payının, 6736 sayılı Kanun gereği stok arttırımından doğduğu, şirketin 2020 yılı dâhil olmak üzere geçmiş yıllar kârı toplamı 67.651.524,15-TL. olup, 2021 yılı bilançosuna göre dönem net kârının 59.822.751,92.-TL. olmasına karşılık, davacıya 2013 – 2022 yılları arasında ödenen toplam kâr payının 472.500,00.TL. olduğu, 09/05/2022 tarihli Genel Kurul’da, gündemin 7. maddesinde “kâr payı dağıtılmaması” yönünde alınan karara ilişkin açıklayıcı, somut bir gerekçeye yer verilmediği, yapılacağı iddia edilen yatırımlarla ilgili olarak, TTK’nun 608/3. Maddesine uygun olarak sözleşme, proje, iş planı,…vs. herhangi bir bilgi-belge ibraz edilmediği ve ortakların incelemesine sunulmadığı, davalı şirketin, yatırım yapılması yönündeki ihtiyacı, yapılması planlanan yatırımların parasal değerlerinin ve zamanının, somut verilere dayandırmamış olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile; Davalı ....'nin 09/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 no.lu kararın iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın KABULÜ İLE, Davalı ....i.'nin 09/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 no.lu kararın iptaline, Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Davacı tarafından peşin yatırılan 172,90 TL harç ve davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 30.109,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024 Başkan ¸[e-imza] Üye ¸[e-imza] Üye ¸[e-imza] Katip ¸[e-imza]