İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/852 E. 2024/690 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/852
- Karar No
- 2024/690
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/852 Esas - 2024/690 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/852 Esas KARAR NO : 2024/690 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 11/12/2023 BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/323 ESAS SAYILI DAVASINDA DAVA TARİHİ : 14/05/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, ... Oto Premium Kiralama ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı ..... ..... ..... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 12.04.2022-12.04.2023 vade tarihleri arasında 25601376 sayılı .... .... .... E. sayılı dosya ile birleştirilmesine, davamızın kabulü ile; 2.818,35 TL tutarın ödeme tarihi olan 27/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu vakıanın davacı tarafından dosyaya ibraz edilen tutanaklarda belirtildiği üzere “seyir halinde iken O-1/32-16'ya geldiğinde” gerçekleştiğini, bahsi geçen alanın müvekkil şirketin işletiminde bulunan otoyol güzergahında olmadığını, diğer bir anlatım ile söz konusu kazanın müvekkil şirketin işletmekte olduğu otoyolda gerçekleşmediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın müvekkil şirkete yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili .... .... .... A.Ş.'nin huzurdaki dava kapsamında muhatap olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, bahsi geçen alanda çalışma yürüten tüzel kişinin başka bir kuruluş olması sebebiyle husumet itirazlarının bulunduğunu belirtmelerinin gerektiğini, nitekim Sayın Mahkeme tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne yazılacak müzekkere ile de iddia edilen kazanın meydana geldiği otoyolun işletmesinden hangi kuruluşun sorumlu olduğu açıkça ortaya çıkacağını, hiçbir şekilde husumet iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın kusur iddialarına tümüyle itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin kendi sorumluluk alanındaki otoyollarda, Karayolları Trafik Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, otoyolun işletmesini azami dikkat ve özeni göstererek yürüttüğünü, bu kapsamda otoyolun gerek 7 gün 24 saat esası ile çalışan devriye ekipleri gerek kameralar aracılığı ile düzenli olarak izlendiğini, bahsi geçen önlemler kapsamında herhangi bir sorun tespit edilmesi halinde ilgili devriye ekiplerince derhal müdahale edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili idarenin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya metal parça sebep olmuşsa da yola düşen metal parçanın sorumluluğunun müvekkili idareye yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, (kapatılan) .... .... .... esas) sayılı icra takip dosyası, trafik kazasına ilişkin tutanaklar, hasar dosyası, ödeme belgeleri, dava dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, davacı alacaklının rücuen tazminat alacağının tahsili amacı ile başlattığı (kapatılan) .... ..... .... Müdürlüğünün .... .... .... esas) sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi, birleşen dava trafik kazası nedeni ile rücuen tazminat istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, asıl davada davacı alacaklının 2.818,35 TL asıl alacağın tahsili amacı ile Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2023/88575 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 05/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde öğrenme ile 31/07/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, takibe konan borca, faizine ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 11/12/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Asıl davada icra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, İİK'nun 50/1. maddesinin atfı nedeni ile uygulanması gereken HMK'nun 19/2. maddesinin ikinci cümlesinde "Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." düzenlemesi yer almaktadır. Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmekle beraber, yetkili icra dairesini bildirmediğinden yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; A-Kusur Yönünden, dava konusu olayda yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum veya kuruluşun değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü.... .... .... plakalı araç sürücüsü...'nın değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerden ötürü kural ihlali görülmediğinden dolayı kusursuz olduğu; B-Tazminat Yününden, davacıya sigortalı.... .... .... plakalı araçta meydana gelen hasarın olay tarihi 18/07/2022 tarihi itibarıyla 2.577,41 TL olacağı, ödeme tarihi olan 27/10/2022 tarihinde takipte talep edilen miktarla sınırlı olmak üzere 284,01 TL faizi ile birlikte 2.870,42 TL olacağı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacıya sigortalı .... .... .... istikametine sağ şeritte seyir halinde iken, olay mahalli Km:16'ya geldiği sırada, sol arka tekerinin yola düşen demir parçasına vurması neticesinde meydana gelen dava konusu olayda davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, olay gece vakti meskun mahal dışında meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre yolda aydınlatma bulunmadığı, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün geceleyin yolda bulunan yansıtıcısı olmayan demir parçasını görmemiş olmasının imkan dahilinde olduğu, sürücünün yolda bulunan demir parçasına karşı alabileceği herhangi bir tedbirinin olmaması nedeni ile kural ihlali görülmediğinden olayda kusursuz olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 18/10/2024 tarihli yazı cevabına göre trafik kazasının meydana geldiği yolun Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluk alanı içerisinde kalması nedeniyle zarardan birleşen davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumlu olduğu, asıl davada davalı .... ..... ... AŞ'nin otoyolu işletmemesi nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı ve bu itibarla pasif husumetinin olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Mahkememizin 2023/852 esas sayılı asıl davasının pasif husumet nedeniyle reddine, A1) Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, 269,85 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, A2) Davacının karşıladığı 3.000,00 TL tebligat gideri, 174,50 TL yazışma gideri olmak üzere toplam 3.174,50 TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davaların kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.587,25 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, A3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, A4) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 3.102,36 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 496,38 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B) Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/323 esas sayılı davasının kabulü ile 2.818,35 TL tazminatın 27/10/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B1) Kabul edilen 2.818,35 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 192,52 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından ve alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, B2) Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B3) Davacının karşıladığı 3.000,00 TL tebligat gideri, 174,50 TL yazışma gideri olmak üzere toplam 3.174,50 TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davaların kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.587,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B4) Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B5) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B6) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.818,35 TL üzerinden takdir edilen 2.818,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C) Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair asıl ve birleşen davacı vekili ile asıl davada davalı vekilinin yüzüne karşı, birleşen davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır