İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/577 E. 2023/658 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/577
- Karar No
- 2023/658
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/577 Esas - 2023/658 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/577 Esas KARAR NO : 2023/658 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/08/2022 KARAR TARİHİ : 10/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/12/2023 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket ile davalı arasında 25/04/2022 tarihinde 780.000.00 TL bedelli DESK Seres 2022 model beyaz renk araç alımı için Yeni Araç Sipariş Formu düzenleyip imzaladığını, toplam araç satış fiyatının yarısı olan 390.000.00 TL'yi davalının hesabına ödediğini, yine araç sipariş formunun açıklama kısmına ise 780.000.00 TL fiyat sabitlendiğinin yazıldığını, satışa konu araç Haziran ayının başında Türkiye'ye giriş yapmış olmasına rağmen davacıya gerekli bilgilerin aktarılmadığı gibi davalının araç bedelinin yükseldiği gerekçe gösterilerek 1.150.000,00 TL talep ettiğini, aralarındaki 370.000.00 TL fark tutar ödenmeden satışın gerçekleşmediğinin bildirildiğini, davalı şirkete ... yevmiye nolu 22/06/2022 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname ile öncelikle aracın aynen iadesi, iade edilmeyecekse ödemiş olduğu 390.000.00 TL'nin işlemiş ticari faizi ile ödenmesini, davacı tarafından ödenen aracın yarı bedelinin iadesi dışında başka bir edim yerine getirmeyip davacıyı sözleşme gereği gibi ifa etmedikleri için zarara soktuklarını, menfi zararın tazmin talebi ile sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararın tazminini istediklerini, sözleşmenin taraflar arasında imzalanmasından sonra davacı şirketin ... ... plakalı araçlarını 3. kişilere satarak sözleşenin ifa edileceğine güvenerek elinde bulunan araçları satmak suretiyle zarar ettiğini, ayrıca davacının davalının sözleşme ifa etmemesi nedeniyle araç ihtiyacını gidermek için ... marka 2022 model sıfır aracı 915.000.00 TL bedelle almak zorunda kaldığını, bu aracın davalı şirket ile anlaştığı 25/04/2022 tarihinde bedelinin çok daha düşük tutarda olduğunu, davacının davalı ile yaptıkları sözleşme güvenerek o tarihler arasında mevcut fırsatları kaçırdığını, davacının 25/04/2022 tarihinde davalının hesabına yatırdığı 390.000.00 TL cayma parasının 24/06/2022 tarihine kadar alıkonması nedeniyle işlemiş ticari faizinin ödenmesi gerektiğini, davalı ile yapılan sözleşmeye güvenerek aynı veya daha elverişli koşullarla başka bir sözleşme yapma fırsatının kaçırıldığını, aynı malı daha yüksek bedelle satın alma gibi yeni bir sözleşme yapma zorunluluğu ile karşı karşıya kaldığını belirterek davacının sözleşmeye duyduğu güven dolayısıyla yatırdığı tutar için satılan 2 aracın bugünkü değerinin hesaplanarak şimdilik yoksun kalınan 500,00 TL'sinin davalı şirketten tazmini, davacı şirketin sözleşme gerçekleşmemesi nedeniyle başka firmadan alınan Skywell marka 2022 model sıfır araç verdiği 915.000.00 TL aracın davalı şirkette sözleşme kurulduğu zamanki değerinin hesaplanarak şimdilik 40.000 TL bakiye değerinin davalı şirketten tazminini, davacı tarafından davalı şirkete 25/04/2022 tarihinde yatırılan 390.000.00 TL cayma bedelinin 25/04/2022 -24/06/2022 tarihleri arasında işlemiş ticari faizin şimdilik 100.00 TL’sinin davalı şirketten tazminini, davacının ödediği 390.000,00 TL cayma parasının TBK 178. md. göre şimdilik 390.000,00TL'nin davalı şirketin tazminini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının aracın bakiye bedelinin ödememesi üzerine sipariş formunda yazılı aracın satışının gerçekleşmediğini, aracı almaktan cayanın davacı olduğunu, sipariş formunda davacı tarafından yapılan ödeme cayma bedeli tutarı olarak tahsil edilmiş olup zorunlu olmadığı halde davacının ödediği 390.000.00 TL'nin iade edildiğini, davacının aracın bedelini ödemeyerek ve siparişten vazgeçerek davalıyı zarara uğrattığını, sipariş formunun 2. maddesine göre teslim tarihine kadar her türlü fiyat değişikliğinin alıcıya yansıtılacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında geçerli bir araç satış sözleşmesi kurulmadığını, davacının kısmi dava olarak açılamayacağını, o nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, noterler tarafından yapılmayan her çeşit araç satış ve devirlerinin geçersiz olduğunu, davaya konu olayda sebepsiz zenginleşme hükümleri geçerli olup herhangi bir menfi ve müspet zararın talep edilemeyeceğini bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 25/04/2022 tarihli Yeni Araç Sipariş Formu, 22/11/2022 tarihli fatura ve diğer faturalar, ödeme belgeleri, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, bilirkişi raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeye aykırılık nedenine dayalı davacının uğradığı zararlar ile cayma bedelinin tazmini ve davacı tarafından ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 25/04/2022 tarihinde DFSK Seres 2022 model aracın 780.000,00 TL bedelle alım satımı konusunda Yeni Araç Sipariş Formu düzenlendiği, satış işleminin gerçekleşmemesi üzerine davacı vekilinin taraflar arasında 25/04/2022 tarihinde DFSK Seres 2022 model aracın 780.000,00 TL bedelle alım satımı konusunda yeni araç sipariş formu düzenlendiğini, satış işleminin gerçekleşmemesi üzerine sözleşmeye aykırılık nedeni ile davacının uğradığı zararlar ile cayma bedelinin tazmini ve davacı tarafından ödenen paranın iadesi istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir. TBK'nun 179/1. maddesinde "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. ", 180/1. maddesinde "Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.", 182/son maddesinde " Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." hükümleri yer almaktadır. 06/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava dilekçesine ekli olan, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket çalışanı arasında yapılan telefon görüşmesi kaydı çözümlenmiştir. 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, mahkemece 25/04/2022 tarihli sipariş formunun geçerli şekilde yapılmaması nedeniyle hükümsüz olduğu kanaatine varılacak olursa, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, davalının iyiniyetli olduğu değerlendirilecek olursa kendisine bildirim yapıldığı gün tahsil ettiği bedeli iade ettiğinden faizinden sorumlu olmayacağı, iyiniyetli olmadığı değerlendirilecek olursa, 25.04.2022- 24.06.2022 tarihleri arasındaki 10.097,26 TL işlemiş faiz tutarından sorumlu olacağı, mahkemece sipariş formunun geçerli olduğu kanaatine varılması halinde ise, dosyadaki ses kaydının geçerli şekilde elde edilmiş delil olduğuna hükmedilmesi halinde, ses kaydındaki görüşmeden davalının davacıya kredi çekmesi için gereken bilgiyi vermeden ödeme yapmaya zorlayarak ödeme yapılmaması halinde sabit fiyat uygulamasından vazgeçerek sözleşmeden davalının döndüğü kanaatine varıldığından, TBK m. 178 gereğince sözleşmede cayma bedeli olarak kararlaştırılan 390.000,00 TL daha davacıya cayma bedeli ödemesi gerekeceği, mahkemece sözleşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle davacının ... Kayış Otomotiv'den daha yüksek bedelle araç alması arasında illiyet bağı bulunduğu kanaatine varılması halinde, davacının oluşan zararının 129.947,50 TL olabileceği, mahkemece sözleşmenin gerçekleşmemesinde davalının kusurlu olduğu kanaatine varılması halinde, davacının ödeme yaptığı 25/04/2022 tarihi ile iade aldığı 24/06/2022 tarihi arasındaki işlemiş avans faizi tutarı olan 10.097,26 TL yi talep edebileceği, davalı ile yapılan sözleşmenin gerçekleşmemesi ile davacının Hüseyin Yay ve Afife Nur Ateş'e yaptığı araç satışlarından dolayı zarara uğradığı iddiasının araç satışları ile davalıdan araç alınamaması arasında illiyet bağı bulunmadığı, dolayısıyla bu hususta bir zararının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinden, 25/04/2022 tarihinde taraflar arasında Yeni Araç Sipariş Formu düzenlendiği konusunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Davalı tarafından içeriğine ve imzaya itiraz edilmeyen sözleşme niteliğindeki sipariş formu tarafları bağlar. Uyuşmazlık, sözleşme niteliğindeki sipariş formundan hangi tarafın döndüğü, sözleşmede ceza koşulu kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, kararlaştırılmış ise geçerli olup olmadığı, sözleşmeden dönülmesi nedeni ile davacının zararının bulunup bulunmadığı, zararı varsa miktarı konusunda toplanmaktadır. 25/04/2022 tarihli sözleşmenin (Araç Sipariş Formunun) sipariş şartları bölümünün 2. fıkrasında, "Siparişi verilen araç için teslim ve faturalama gününe kadar meydana gelen distribütör kaynaklı her türlü fiyat değişikliği, döviz kurlarında meydana gelebilecek fiyat artışları, ilgili resmi kurumlar kaynaklı her türlü vergi, ÖTV vs. değişiklikleri alıcıya yansıtılır" hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin açıklamalar bölümünde ise araç alım fiyatının 780.000,00 TL üzerinden sabitlendiği yazılmıştır. Birbiri ile çelişen bu hükümlerin yorumlanmasında, açıklamalar bölümündeki fiyatın sabitlendiği hususu, fiyat değişikliğinin alıcıya yansıtılacağına dair hükme nazaran büyük harflerle ve kalın punto ile yazıldığından, taraflar arasında araç alım fiyatının sabitlendiği kabul edilmiştir. Kaldı ki TBK'nun 23/1. maddesinin "Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır. " hükmü dikkate alındığında, sipariş formundaki antete göre sözleşme satıcı tarafından düzenlenmiş olup, sipariş şartları bölümünün 2 numaralı fıkrasına küçük harflerle ve normal punto ile yazılan araç fiyatlarında meydana gelen değişikliğin alıcıya yansıtılacağına dair hüküm sözleşmeyi düzenleyen satıcı aleyhine yorumlanması gerekir. Bu nedenlerle sözleşme ile araç alım fiyatının sabitlendiği ve kararlaştırılan ceza koşulunun geçerli kabul edilmiştir. Uygulamada sözleşmenin geçerlilik şartlarına uyulmadan yapılması halinde sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunun da geçerli olmadığı kabul edilmekte ise de, dava konusu araç sıfır olup, 2918 Karayolları Trafik Kanunun 20. maddesi uyarınca trafik siciline kayıtlı bulunmadığından satışına yönelik sözleşmelerin resmi şekilde yapılması zorunluluğu olmamakla, sözleşmenin ve buna bağlı olarak sözleşme ile öngörülen cezai şartın geçerli olduğu kabul edilmiştir. Sözleşmeden hangi tarafın döndüğüne ilişkin yapılan değerlendirmede ise, davacı şirket yetkilisi tarafından, görüşmelerinin kayıt altına alındığını belirterek davalı şirket çalışanı ile yaptığı görüşmenin bant çözümüne ilişkin 06/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna ve yukarında açıklanan 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya kredi çekmesi için gereken bilgiyi vermeden ve görüşme tarihinde (derhal) ödeme yapmaya zorlayarak ve ödeme yapılmaması halinde sabit fiyat uygulamasından vazgeçeceğini beyan ettiği, görüşme tarihinde aracın henüz alıcıya teslim edilmediği görülmektedir. Sözleşmede bakiye araç bedelinin hangi tarihte ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda TBK'nun 207/2. maddesi uyarınca sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Araç teslim etmeden davacı alıcı aracın bakiye bedelini ödemeye zorlanamayacağından sözleşmeden davalı satıcının döndüğü kabul edilmiştir. Bu durumda sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunun geçerli olduğu ve sözleşmeden davalı satıcının döndüğü, sözleşme ile kararlaştırılan 390.000,00 TL ceza koşulunun, TBK'nun 182/son maddesi uyarınca paranın satın alma gücüne, davalı satıcının ekonomik durumu ve koşullarına göre aşırı miktarda görülmediğinden buna yönelik talebin kabulüne karar verilmiştir. TBK'nun 112/1. maddesi gereğince borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm ile "müspet zarar" düzenlenmiş olup uygulamada müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarar olarak tanımlanmaktadır. 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sözleşmenin ifa edilmemesi nedeni ile davacının aynı nitelikte başka bir araç satın aldığı, daha yüksek bir bedelle aynı aracı satın alması nedeni ile 129.947,50 TL zararının bulunduğu anlaşıldığından buna yönelik talebin de kabulüne de karar verilmiştir. Sözleşmeye aykırılık nedeni ile davacı alıcının davalı satıcıya ödediği 390.000,00 TL'lik bedel geç iade edildiğinden, 02/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi davacının 10.097,26 TL faiz alacağı bulunmakla buna yönelik talep de kabul edilmiştir. Davacı alıcı sözleşmeye güvenerek iki aracını sattığı ve bu nedenle de zararının bulunduğunu belirterek tazminini istemişse de, davacının araçlarını satması ile davalıdan araç alamaması arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından buna yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmitştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 129.947,50 TL başka araç alım zararı, 10.097,26 TL faiz alacağı, 390.000,00 TL cayma parası olmak üzere toplam 530.044,76 TL'nin, 18/07/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 500,00 TL yoksun kalınan zararın tazmini talebinin reddine, 2-Kabul edilen 530.044,76 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 36.207,36 TL karar ve ilam harcından 6.660,23 TL peşin harç, 2.384,00 TL ıslah harcı toplamı 9.044,23 TL harcın düşümü ile eksik kalan 27.163,13 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 6.660,23 TL peşin harç, 2.384,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.124,93 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul oranına göre 1,47 TL'sinin davacıdan, 1.558,53 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacının karşıladığı 107,50 TL tebligat gideri, 2.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.857,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.854,81 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 2,69 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 530.044,76 TL üzerinden takdir edilen 80.206,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 500,00 TL üzerinden takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalının karşıladığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/11/2023 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır