Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/749, 07.03.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/749
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ABBAS ÇELİK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/749)

Karar Tarihi: 7/3/2018

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutukluluk nedeniyle de siyasi faaliyette

bulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular, kamuoyunda KCK ana davası olarak bilinen

soruşturma kapsamında yasa dışı silahlı örgüte (KCK) üye olma suçlamasıyla

18/4/2009 tarihi ve sonrasında farklı tarihlerde tutuklanmıştır.

9. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameyle

başvurucular ve diğer şüpheliler hakkında silahlı terör örgütü yöneticisi olma,

bu örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, devletin ülke ve

bütünlüğünü bozma, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri

Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme, iş ve çalışma hürriyetini engelleme,

eğitim ve öğretimi engelleme suçlarından cezalandırılmaları istemiyle aynı yer

Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

10. Dava, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine (CMK mülga 250.

madde ile görevli) tevzi edilmiş ve E.2010/444 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma aşaması başlamıştır.

11. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince 3/1/2014 tarihinde

tutukluluğun devamına karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz Diyarbakır 4.

Ağır Ceza Mahkemesinin 13/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

12. Karar, başvurucular vekili tarafından 20/1/2014 tarihinde

öğrenilmiştir.

13. Başvurucular 20/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

14.Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun değişikliğiyle

kapatılması üzerine dosyanın 7/3/2014 tarihinde, yetkili ve görevli Diyarbakır

2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

15. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi 3/2/2014, 12/4/2014, 14/4/2014, 6/6/2014, 19/6/2014,

20/6/2014, 23/6/2014, 28/6/2014, 1/7/2014, 11/7/2014 tarihlerinde

başvurucuların tahliyesine karar vermiştir.

16. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

istinaf aşamasında derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

18. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

19. 5271 sayılı Kanun'un

"Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi" kenar başlıklı

mülga 250. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Türk Ceza Kanununda

yer alan;

...

c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş,

Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),

Dolayısıyla açılan davalar; Adalet

Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı

çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde

görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülür."

20. 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 105. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"Aşağıdaki hükümler yürürlükten

kaldırılmıştır:

...

6)

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250, 251 ve 252 nci maddeleri,

..."

21. 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin (21/2/2014 tarihli

ve 6526 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılan) (4) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlükten

kaldırılan 250 nci

maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılmış olan

davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakmaya devam

olunur. Bu davalarda, yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez. 12/4/1991

tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l0

uncu maddesinin kovuşturmaya ilişkin hükümleri bu davalarda da uygulanır."

B. Uluslararası Hukuk

1. Sözleşme Hükümleri

22. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol'ün 3. maddesi şöyledir:

"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama

organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak

şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt

ederler."

2. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi İçtihadı

23. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'ye

ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesindeki serbest seçim hakkını "yasama organı"nın seçimi ya da bu organın iki meclisi varsa

en azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmektedir (Gorizdra/Moldova (k.k.),

B. No: 53180/99, 2/7/2002, hukuk kısmı, § 2; Cherepkov/Rusya (k.k.), B. No: 51501/99,

25/1/2000, hukuk kısmı, § 1).

24. AİHM; serbest seçim hakkının kapsamını yasama yetkisine

sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini içerecek kadar genişletmemiş ve

yerel seçimlerin ulusal yasaları yerel düzeyde uygulayarak parlamentonun

desteklenmesi işlevine sahip olduğunu belirtmiştir. AİHM ayrıca belediye

seçimlerinin (Cherepkov/Rusya), bölgesel seçimlerin (Malarde/France (k.k.),

B. No: 46813/99, 5/9/2000), il genel meclisi seçimlerinin (Vito Sante Santoro/Italy, B. No: 36681/97, 16/1/2003), belediye,

ilçe ve bölge meclisi seçimlerinin (Mółka/Poland (k.k.),

B. No: 56550/00, 11/4/2006) Sözleşme'ye ek 1 No.lu

Protokol'ün 3. maddesinde belirlenen serbest seçim hakkının kapsamında

olmadığına karar vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 7/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucular Sevi Demir ve Mehmet Abbasoğlu

Yönünden

26. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yolunda başvurucuların

başvuru tarihinden sonra vefat etmeleri hâlinde başvurunun incelenmesinin

sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine varılması hâlinde

başvurunun düşmesine karar verilebilir. Anayasa'nın uygulanması, yorumlanması

veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan

haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde ise başvurunun incelenmesine devam

edilebilecektir (Asya Oktay ve diğerleri, B.

No: 2014/3549, 22/3/2017, §§ 19, 20).

27. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir

sebebin olmadığı kanaatine varıldığı durumlarda başvurucuların vefat etmesi

hâlinde başvuruya devam edilmesinin sağlanması yönünden öncelikli yükümlülüğün

başvuruya devam etme hakları olan şahıslarda bulunduğu kabul edilmelidir ( Asya Oktay ve diğerleri, § 21).

28. Somut olayda, başvurucular Sevi Demir ve Mehmet Abbasoğlu'nun

başvuru tarihinden sonra sırasıyla 5/1/2016 ve 5/6/2015 tarihlerinde vefat

ettiği tespit edilmiştir. Anılan tarihlerden itibaren makul bir süre içinde

başvuruya mirasçı olarak devam edilmek istendiğine dair bir talepte

bulunulmadığı gibi başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan başka

herhangi bir nedenin varlığından da söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

29. Açıklanan nedenlerle başvurucular Sevi Demir ve Mehmet

Abbasoğlu yönünden başvurunun düşmesine karar

verilmesi gerekir.

B. Diğer Başvurucular

Yönünden

1. Seçme, Seçilme ve

Siyasi Faaliyette Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

30. Başvurucular Zülküf Karatekin,

Ethem Şahin, Leyla Güven, Şeymus Bayhan, Ali Şimşek, Haci Erdemir, Mustafa Ocaklık, Sebahattin Dinç, Mükail Karakuş, Senanik Öner,

Alican Önlü, Çağlar Demirel ve Gülcihan Şimşek belediye başkanı, belediye

meclis üyesi, il genel meclis üyesi ve başkanı olduğunu belirterek

tutuklanmaları nedeniyle siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

31. Anayasa'nın 67. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara

uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde

siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir."

32. Başvurucuların bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 67.

maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

33. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci

cümlesi şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir."

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

35. Belirtilen hükümler uyarınca bir anayasal hak ihlali

iddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesi

için başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerden olması, Sözleşme ve buna ek Türkiye'nin taraf

olduğu protokoller kapsamında yer alması gerekir. Anayasa ve Sözleşme'nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun esasının

incelenmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B.

No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18; Mehmet

Haberal, B. No: 2012/849, 4/12/2013, § 106).

36. Anayasa'nın 67. maddesinde; seçme, seçilme ve bağımsız

olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma hakkı güvence

altına alınmıştır. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı,

demokrasinin en önemli ilkelerinden biri olarak kabul edilmelidir. Şüphesiz anılan

haklar, hukukun üstünlüğüne dayanan etkili ve anlamlı bir demokrasinin

temellerinin kurulması ve sürdürülmesi için hayati öneme sahiptir (Nejdet Atalay, B. No: 2014/184, 16/7/2014, §

59).

37. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun

esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddia

edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve

Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir.

38. AİHM; Sözleşme'ye ek 1 No.lu

Protokol'ün 3. maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkını "yasama organı"nın seçimi ya da bu organın iki meclisi varsa

en azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmekte, bu hakkın

kapsamını yasama yetkisine sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini

içerecek kadar genişletmemektedir (bkz. §§ 23, 24).

39. Somut olayda belediye başkanı, belediye meclis üyesi, il

genel meclis üyesi ve başkanı olarak seçilen başvurucuların tutuklanmaları

nedeniyle siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiği iddiası;

Sözleşme'nin uygulanmasına ilişkin AİHM içtihatları karşısında, Anayasa ve

Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır. Zira anılan iddianın

temeli, yasama organına değil yerel yönetimlere ilişkindir (Nejdet Atalay, § 62; Nevzat

Azak, B. No: 2014/973, 5/4/2017, § 35).

40. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğu nedeniyle

siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının

Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

41. Başvurucular, tutukluluk süresinin makul olmadığını

belirterek kişi hürriyeti veve güvenliği hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

42. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

43. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

44. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğince

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 17).

45. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

46. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra değişik

tarihlerde (bkz. § 15) tahliyelerine karar verilen başvurucuların tutukluluğun

makul süreyi aştığına ilişkin iddiaları, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi

kapsamında açılacak davada incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava

sonucuna göre başvurucuların tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti

hâlinde görevli mahkemece başvurucular lehine tazminata da hükmedilebilecektir.

Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu,

başvurucuların durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk

yoludur ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun

incelenmesi bireysel başvurunun "ikincillik niteliği" ile

bağdaşmamaktadır.

47. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğun makul

süreyi aştığı iddiasına ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden

bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucular Sevi Demir ve Mehmet Abbasoğlu'nun ölümü

nedeniyle bu başvurucular yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,

B. 1. Diğer başvurucular yönünden seçme, seçilme ve siyasi

faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,

2. Diğer başvurucular yönünden kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

7/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucular

:

1. Ahmet

ZİREK

2. Pero DUNDAR

3. Senanik ÖNER

4. Abbas

ÇELİK

5. Abdullah

AFLATUN

6. Abdullah

BOZKOYUN

7. Ahmet

BİRSİN

8. Ahmet

İLAN

9. Ahmet

MAKAS

10. Alaattin

AKTAŞ

11. Ali

ŞİMŞEK

12. Alican

ÖNLÜ

13. Atila

KOCA

14. Aygül

ARAT

15. Bayram

ALTUN

16. Besime

KONCA

17. Burhan

KARAKOÇ

18. Celal

YOLDAŞ

19. Çağlar

DEMİREL

20. Çimen

IŞIK

21. Dirayet

TAŞDEMİR

22. Ebrü GÜNAY

23. Elif

KAYA

24. Emrullah

CİN

25. Engin

KOTAY

26. Ercan

AKYOL

27. Ercan

SEZGİN

28. Erkan

PİŞKİN

29. Esma

GÜLER

30. Etem ŞAHİN

31. Fethi

SUVARİ

32. Gülcihan

ŞİMŞEK

33. Haci ERDEMİR

34. Hacire ÖZDEMİR

35. Hasan

İNATÇİ

36. Hasan

İRAZ

37. Hasan

Hüseyin EBEM

38. Herdem KIZILKAYA

39.

Hüsamettin ÇİÇEK

40. Hüseyin

BAYRAK

41. Hüseyin

YILMAZ

42. Kamuran

YÜKSEK

43. Kerem

DURUK

44.

Kutbettin KURT

45. Leyla

DENİZ

46. Leyla

GÜVEN

47. Lütfi

DAĞ

48. Mahmut

OKKAN

49. Mazlum

TEKDAĞ

50. Mehmet

ABBASOĞLU

51. Mehmet

AKIN

52. Mehmet

ERMİŞ

53. Mehmet

GÜZEL

54. Mehmet

TARİ

55. Mehmet

TAŞ

56. Mehmet

Hatip DİCLE

57. Mehmet Nesip GÜLTEKİN

58. Mehmet

Salih YILDIZ

59. Musa

FARİSOĞULLARI

60. Mustafa

OCAKLIK

61. Nadir

YILDIRIM

62. Nihayet

TAŞDEMİR

63. Olcay

KANLIBAŞ

64. Osman

OCAKLIK

65. Pelgüzar KAYĞISIZ

66. Pınar

IŞIK

67. Ramazan

DEBE

68. Resul

ERKAPLAN

69. Salih

AKDOĞAN

70. Sara

AKTAŞ

71.

Sebahattin DİNÇ

72. Serdest TAN

73. Sevi

DEMİR

74. Siracettin IRMAK

75. Şeyhmus BAYHAN

76. Şinasi

TUR

77. Tayip

TEMEL

78. Temer TANRIKOLU

79. Tuncay

KORKMAZ

80. Tuncay

OK

81. Turan GENÇ

82. Ünal

Ahmet ÇELEN

83. Zahide

BESİ

84. Zeynel

MAT

85. Zeynep

BOĞA

86. Zöhre BOZACI

87. Zülküf KARATEKİN

88. Mükail KARAKUŞ

Vekilleri

:

Av. Cihan

AYDIN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/749, T. 07.03.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-749-basvuru-07-03-2018-77d97b711073