Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/1778, 13.09.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/1778
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

DAVUT BOZAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası:2014/1778)

Karar Tarihi:13/9/2017

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında 13/2/2010 tarihinde gözaltına alınmış;

24/2/2010tarihinde, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Mardin Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır.

9. Soruşturma evrakının atılı suç yönünden görevli ve yetkili

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine hazırlanan E.2010/114

sayılı iddianame ile başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma

suçundan kamu davası açılmıştır.

10. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/516 sayılı

dosyası kapsamında 14/7/2010 tarihinde yapılan tensiple başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına karar verilmiştir.

11. 24/12/2013 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin

devamına karar verilmiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz, Diyarbakır

6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

12. Başvurucu, 5/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

13. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi 6/2/2014 tarihinde

başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

14. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılması üzerine

dosyanın yetkili ve görevli Mardin Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar

verilmiştir.

15. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/253 sayılı dosyasında

yargılama devam etmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

"Tazminat istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

17. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Karar veya hükümlerin

kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya

hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde

bulunulabilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 13/9/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, tutukluluk hâlinin devamına ilişkin kararlara

yaptığı itirazların her seferinde matbu ve soyut gerekçelerle reddedildiğini,

dört yıla yakın tutukluluk süresinin makul olmadığını, tutuklamanın geçici

olduğunu, kanunda öngörülen azami tutukluluk süresinin yanlış yorumlandığını,

bu yanlış yorum nedeniyle uzun süredir tutuklu kaldığını belirterek anayasal

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti ve tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucunun şikâyetlerinin özü, tutukluluğun uzun süre devam etmesine ve

kanunda öngörülen azami süreyi aşmasına yöneliktir. Bu nedenle başvurucunun

şikâyetleri bir bütün olarak kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı kapsamında

Anayasa’nın 19. maddesinin üçüncü ve yedinci fıkraları çerçevesinde

değerlendirilmiştir.

21. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle

olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

22. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğunu belirtmektedir (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515, 28/9/2016, §§

48-62; İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

23. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 6/2/2014

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucunun tutukluluğunun kanunda

öngörülen azami süreyi ve makul süreyi aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı

Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak davada da incelenebilir. Bu madde

kapsamında açılacak dava sonucuna göre başvurucunun tutukluluğunun kanundaki

azami süreyi ve makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli mahkemece

başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı

Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun

telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu

tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun

"ikincil niteliği" ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

24. Açıklanan nedenlerle tutukluluğun makul süreyi ve kanunda

öngörülen azami süreyi aştığı iddiasının yargısal başvuru yolları tüketilmeden

bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

13/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucu

:

Davut BOZAN

Vekili

:

Av. Şeyhmus TAŞKIN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/1778, T. 13.09.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-1778-basvuru-13-09-2017-1d13fc1659e2