Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/11416, 10.03.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/11416
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ

BÖLÜM

KARAR

İBRAHİM

KALKAN BAŞVURUSU

(Başvuru

Numarası: 2014/11416)

Karar

Tarihi: 10/3/2015

İKİNCİ

BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 28/1/2004 tarihinde

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı imar ve ihyaya dayalı kazandırıcı

zamanaşımı yoluyla tescil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 7/4/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel eksiklik

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 30/5/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere,

dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

I.4. Bölüm Başkanı tarafından 18/12/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 29/12/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Maliye Hazinesine karşı 28/1/2004

tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde imar ve ihyaya dayalı

kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak tescil davası açmıştır.

8. Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 22/4/2010

tarih ve E.2004/51, K.2010/341 sayılı kararıyla davanın kabulüne ve söz konusu

taşınmazın başvurucu adına tapuya tesciline karar vermiştir.

9. Davalı Maliye Hazinesinin temyizi üzerine Yargıtay 8.

Hukuk Dairesi, 28/2/2011 tarih ve E.2010/4243,

K.2011/1049 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur.

10. Bozma üzerine, Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin

E.2011/879 sayılı dosyasına kaydedilen davadaki yargılama halen devam

etmektedir.

11. Başvurucu, 7/4/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

12. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 22/11/2001 ve 4721 sayılı Türk Medeni

Kanunu’nun 713. ve 716. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 7/4/2014 tarih ve 2014/11416 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

14. Başvurucu, 28/1//2004 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde açtığı imar ve ihyaya dayalı kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tescil

davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

15. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

16. Başvurucu, 28/1/2004 tarihinde

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı imar ve ihyaya dayalı kazandırıcı

zamanaşımı yoluyla tescil davasında, makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

17. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013,

§ 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından

ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve

haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

38–39).

18. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

19. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin

6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul

sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu taşınmazın tescili

davasında 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 6100 sayılı

Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin,

medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

20. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 28/1/2004

tarihidir.

21. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§ 52).

22. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde, 28/1/2004 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde

imar ve ihyaya dayalı kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak açılan tescil

davasında, ilk olarak 18/3/2005 tarihinde keşif yapılarak bilirkişi raporu

alındığı, dava konusu yerin tarım arazisi haline getirilip getirilmediğinin

tespiti için 22/4/2010 tarihinde yeni bir bilirkişi raporu alındığı ve toplanan

deliller doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz incelemesi

neticesinde bozulduğu, bozma sonrası Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin

E.2011/879 sayılı dosyasına kaydedilen davadaki yargılamanın halen devam ettiği

belirlenmiştir.

23. 6100 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından, özellikle yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul

hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verilmiştir (B.No:2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

24. Başvuruya konu davanın mahiyeti

nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın

karmaşık niteliğinin bulunduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarak

bakıldığında, 1086 sayılı mülga Kanun ve 6100 sayılı Kanun hükümlerine tabi bir

yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini

gerektirecek bir yön bulunmadığı ve yaklaşık on bir yıldır devam eden yargılama

sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

25. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

26. Başvurucu, 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini

talep etmiştir.

27. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

28. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık

on bir yıldır devam eden yargılama süresi nazara alındığında, yargılama

faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan

manevi zararları karşılığında başvurucuya net 10.000,00 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

29. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

30. Başvuruya konu yargılamanın

yaklaşık on bir yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 10.000,00

TL, manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan

206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekalet ücretinden oluşan

toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini

takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay

içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği

tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin

Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

10/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucu

:

İbrahim KALKAN

Vekili

:

Av. İsmail DOĞAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/11416, T. 10.03.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-11416-basvuru-10-03-2015-a2b72aa331d2