Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/5680, 10.03.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/5680
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

MUSTAFA DEMİR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/5680)

Karar Tarihi: 10/3/2015

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü

tarafından 7/6/2001 tarihinde Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhlerine

açılan tapu iptali ve tescil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını,

dava konusu taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirterek,

adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve

tazminat talebinde bulunmuşlardır.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 21/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine yapılmıştır.

Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona

sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 17/6/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 18/7/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 13/8/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucular aleyhine DSİ Genel Müdürlüğü tarafından

7/6/2001 tarihinde Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinde bir kısım taşınmazlar

için tapu iptali ve tescil davası açılmıştır.

8. 25/9/2001 tarihli duruşmada, davacı tarafından takip

edilmediği için dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı

vekilinin 17/10/2001 tarihli dilekçesi üzerine aynı tarihte dosya

yenilenmiştir.

9. Mahkemece 20/10/2010 tarihinde, dava konusu taşınmazların

bir kısmı yönünden davanın tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine karar

verilmiştir.

10. Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesi, tefrik edilen dava

dosyasında, 21/10/2010 tarih ve E.2010/439, K.2010/388 sayılı kararıyla davaya

konusu taşınmazların Doğubayazıt Kadastro Mahkemesinin E.1991/82 sayılı

dosyasında dava konusu oldukları gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden görevsiz

olduğuna karar vermiştir.

11. Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesince, asıl dava

dosyasındaki yargılamanın 11/4/2012 tarihli duruşmasında, davacı tarafından

takip edilmediği için dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar

verilmiştir. Davacı vekilinin 25/4/2012 tarihli dilekçesi üzerine 30/4/2012

tarihinde dosya yenilenmiştir.

12. Yargılama, Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinin

E.2001/161 sayılı dosyasında devam etmektedir.

13. Başvurucular, 21/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

14. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 22/11/2001 ve 4721 sayılı

Türk Medeni Kanunu’nun 713. ve 716. maddeleri

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 21/4/2014 tarih ve 2014/5680 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

16. Başvurucular, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 7/6/2001

tarihinde Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhlerine açılan tapu iptali

ve tescil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını, dava konusu taşınmaz

hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeniyle taşınmazı

kullanamadıklarını belirterek, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

17. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

18. Başvurucular, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 7/6/2001

tarihinde Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhlerine açılan tapu iptali

ve tescil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını, dava konusu taşınmaz

hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeniyle taşınmazı

kullanamadıklarını, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir.

19. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni

ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil

yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

20. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

21. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin

6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul

sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu taşınmazın tescili davasında

1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 6100 sayılı Kanun’da yer

alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak

ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No:

2012/13, 2/7/2013, § 49).

22. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 7/6/2001 tarihidir.

23. Başvuruya konu dava, başvurucular Memet

İlgar ve Mustafa Demir’in miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından bu başvurucular açısından dikkate alınacak sürenin

başlangıç anı, mirasçıların yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda

muris açısından değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No:

2013/1115, 5/12/2013, § 51).

24. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

25. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde, Devlet

Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 7/6/2001 tarihinde Doğubayazıt Asliye

Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davasında ilk olarak 25/9/2001

tarihli duruşmada, davacı tarafından takip edilmediği için dava dosyasının

işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 17/10/2001 tarihli

dilekçesi üzerine dosyanın yenilendiği, mahkemece muhtelif tarihlerde verilen

keşif ara kararlarının yerine getirilmediği, dosya kapsamındaki bir kısım

taşınmazlar hakkında Doğubayazıt Kadastro Mahkemesinde dava konusu oldukları

gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden görevsizlik kararı verildiği

anlaşılmıştır. 11/4/2012 tarihli duruşmada, davacı tarafından takip edilmediği

için dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin

25/4/2012 tarihli dilekçesi üzerine 30/4/2012 tarihinde dosyanın yenilendiği,

muhtelif tarihli celselerde verilen keşif ara kararlarının yerine

getirilmediği, sonraki duruşmalarda taraf teşkilinin sağlanmaya çalışıldığı ve

yazılan müzekkerelere cevap verilmesinin beklendiği belirlenmiştir.

Yargılamanın halen Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesinde devam ettiği

anlaşılmıştır.

26. 6100 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından, özellikle yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul

hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verilmiştir (B.No:2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

27. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

niteliğinin bulunmadığını ortaya koymaktadır. Davaya bütün olarak bakıldığında,

1086 sayılı mülga Kanun ve 6100 sayılı Kanun hükümlerine tabi bir yargılama

sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini

gerektirecek bir yön bulunmadığı ve yaklaşık on dört yıldır devam eden

yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

28. Açıklanan nedenlerle, başvurucular Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

29. Başvurucular ayrıca, uzun

süren yargılama ve taşınmazlar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararı

nedeniyle taşınmazlarını kullanamadıklarını belirterek, Anayasa’nın 35.

maddesinde tanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmişlerse de

başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde

yukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği

yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

30. Başvurucuların her biri 200.000,00 TL maddi ve 150.000,00

TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

31. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

32. Başvurucuların tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin on dört

yıldır devam eden yargılama süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetinin

uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucular Mehmet İlbuğa,

Mahmut Salman, Ali Tunç, Ahmet Güner ve Kutbettin Demir’in her birine net

9.150,00 TL, başvurucular Memet İlgar

ve Mustafa Demir’in her birine net 750,00 TL, manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

33. Başvurucular tarafından maddi tazminat talebinde

bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar

arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucuların maddi

tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

34. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

35. Başvuruya konu yargılamanın on dört yıldır devam ettiği ve

bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal

bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete

ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi

amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucular,

Mehmet İlbuğa, Mahmut Salman, Ali Tunç, Ahmet Güner

ve Kutbettin Demir’in her birine net 9.150,00 TL, başvurucular Memet İlgar ve Mustafa Demir’in

her birine net 750,00 TL, manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata

ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Doğubayazıt Asliye Hukuk Mahkemesine

gönderilmesine,

10/3/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucular

:

Mustafa DEMİR

Ahmet GÜNER

Memet

İLGAR

Mahmut SALMAN

Ali TUNÇ

Kutbettin DEMİR

Mehmet İLBUĞA

Vekilleri

:

Av. Özal TÜRKMEN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/5680, T. 10.03.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-5680-basvuru-10-03-2015-390c3346d1ad