Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/9841, 12.04.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/9841
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ALİ BEDİR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/9841)

Karar Tarihi: 12/4/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru muhtelif tarihlerde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2014/13177 sayılı bireysel başvuru dosyası konu yönünden

hukuki irtibat nedeniyle 2014/9841 sayılı dosya üzerinde birleştirilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucular Tüma Kahraman ve

Süleyman Kahraman'ın babaları olan muris ile başvurucu Ali Bedir'in babası olan

muris aleyhine 1963 yılında Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve

başvurucu Ahmet Çelik'in babası olan murisin 13/7/1966 yılında verdiği

dilekçeyle davalı sıfatıyla müdahil olduğu meni müdahale davası önce

görevsizlik nedeniyle Nusaybin Kadastro Mahkemesine, anılan Mahkemenin

kapatılmasıyla da Mardin Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro

tespitine itiraz olarak devam eden söz konusu dava, yerel Mahkeme aşamasında

derdest durumdadır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

10. Mahkemenin 12/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

11. Başvurucular, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

A. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Esas Yönünden

13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 50, 52).

14. Başvuruya konu dava, başvurucuların murislerinden intikalle

takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçının

yargılamaya katıldığı an değil somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (Gülseren

Gürdal ve diğerleri, B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

15. Başvuru konusu davanın açılış tarihi farklı olmakla beraber

başvurucu Ahmet Çelik'in babası olan murisin 13/7/1966 tarihinde verdiği

müdahale talepli dilekçesi sonrası dâhilî davalı sıfatıyla yargılamada yer

almaya başladığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucu Ahmet Çelik açısından

makul süre değerlendirmesinde dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, davanın

açıldığı tarih değil başvurucu murisinin usulüne uygun olarak müdahale

talebinde bulunduğu 13/7/19662 tarihidir. (İsmail

Özkan, B. No: 2012/367, 17/9/2013, § 25).

16. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda başvurucu Ahmet Çelik

yönünden yaklaşık 51yıllk, diğer başvurucular yönünden yaklaşık 54 yıllık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

19. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazlarını

kullanamadıklarını belirterek Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet

haklarının da ihlal edildiğini iddia etmişlerse de başvurucuların -makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitler

ışığında- mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ayrıca

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

21. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

23. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında -başvurucular murislerinin tüm mirasçılarının sayısı da dikkate

alınarak- başvurucu Ahmet Çelik'e net 4.500 TL; başvurucular Tüma Kahraman, Süleyman Kahraman ve Ali Bedir'e ise ayrı

ayrı net 18.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

24. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç bedelinin

başvurucular Tüma Kahraman ve Ali Bedir'e müştereken,

yine 206,10 TL harç bedelinin başvurucular Süleyman Kahraman ve Ahmet Çelik'e

müştereken, 1.800 TL vekâlet ücretinin ise tüm başvuruculara müştereken

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucu Ahmet Çelik'e net 4.500 TL; başvurucular Tüma Kahraman, Süleyman Kahraman ve Ali Bedir'e ise ayrı

ayrı net 18.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer

taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç bedelinin başvurucular Tüma

Kahraman ve Ali Bedir'e MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, yine 206,10 TL harç bedelinin

başvurucular Süleyman Kahraman ve Ahmet Çelik'e MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, 1.800 TL

vekâlet ücretinin ise tüm BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine

(E.2013/122) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef

EREN

Başvurucular

:

1. Ali BEDİR

2. Tüma KAHRAMAN

Vekili

:

Av. Cüneyt

ALKANDEMİR

Başvurucular

:

3. Ahmet

ÇELİK

4. Süleyman

KAHRAMAN

Vekili

:

Av. Ayşe

ALKANDEMİR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/9841, T. 12.04.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-9841-basvuru-12-04-2017-b1e1e6e56821