Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/4642, 10.03.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/4642
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYDIN ASLAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/4642)

Karar Tarihi: 10/3/2015

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, 13/10/1958 tarihinde murisleri aleyhine

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının

Mardin Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını,

bu sürede taşınmazlarını kullanamadıklarını ve taşınmazlarının gelirlerinden

yoksun bırakıldıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 3/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde Komisyona sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 5/5/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 12/12/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 13/1/2015

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Kızıltepe ilçesi, Karakulak köyü 3, 4, 5, 7, 8, 10 ve 11

parsel numaralı taşınmazların başvurucuların murisi ve müşterekleri adına

tespit edilmesi üzerine S.D. ve Ş.K. tarafından 13/10/1958 tarihinde açılan

davalar, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1958/142 sayılı dosyasında

birleştirilmiştir.

8. Başvurucuların murisi ve arkadaşları Kasım 1946 tarih 71

ve 74 sıra numaralarında kayıtlı taşınmazlarına müdahale edildiğinden bahisle

Ş.K., Ö.K., A.Ç, M.A., D.A. ve Ş.A. aleyhine 27/2/1957 tarihinde Kızıltepe

Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin meni davası açmışlardır. Bu dava Asliye

Hukuk Mahkemesinin E.1957/27 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Kızıltepe Asliye

Hukuk Mahkemesi 18/9/1958 tarihinde görevsizlik kararı vermiş ve dosya

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1958/139 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Bu

dosya, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1958/148 sayılı dava dosyası ile

birleştirilmiştir.

9. E.1958/148 sayılı dava dosyası ise Kızıltepe Karakulak

Köyü 4 parsel numaralı taşınmazın D.A. adına tespit edilmesi üzerine S.D. ve

Ş.K., tarafından açılan dava olup, bu dava dosyası, Mahkemenin 26/10/1998 tarih

ve E.1958/148, K.1998/98 sayılı kararıyla Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin

E.1958/142 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.

10. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1958/142 sayılı asıl

dosyasında bulunan E.1958/146 sayılı davada Kızıltepe Karakulak köyü 10 parsel

numaralı taşınmaza itiraz edilmiş ve dava Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin

E.1958/146 sayılı dosyasına kaydedilmiş, Mahkemece 28/1/1960 tarih ve

E.1958/146, K.1960/2 sayılı kararıyla tespit gibi davacı ve müşterekleri adına

tescil edilmesine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.1960/6986, K.1960/5756 sayılı ilamıyla İlk Derece

Mahkemesinin kararını bozmuştur. Bozma üzerine dosya, Kızıltepe Kadastro

Mahkemesinin 1960/4 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Bu dosya Kızıltepe

Kadastro Mahkemesinin 23/3/1998 tarih ve E.1960/4, K.1998/40 sayılı kararıyla

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1960/3 sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.

11. Kızıltepe ilçesi Karakulak köyü 8 parsel numaralı

taşınmazın başvurucuların murisi adına tespit edilmesi üzerine Ş.K. tarafından

açılan davalar sırasıyla Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1958/141,

E.1958/143, E.1958/145 sayılı dosyalarına kaydedilmişlerdir. Bu dava dosyaları

13/12/1958 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1958/144 sayılı dosyası

ile birleştirilmiştir.

12. Kızıltepe ilçesi Karakulak köyü 7 parsel numaralı

taşınmazın başvurucuların murisi adına tespit edilmesi üzerine Ş.K. tarafından açılan

dava, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin E.1958/144 sayılı dosyasına

kaydedilmiştir. Bu dosyada Kızıltepe Kadastro Mahkemesi, 28/10/1961 tarih ve

E.1958/144, K.1960/1 sayılı kararıyla davalı parsellerin tespit gibi

başvurucuların murisi ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar vermiştir. Bu

karar temyiz incelemesi sonucu bozulmuş ve dosya Kızıltepe Kadastro

Mahkemesinin E.1960/3 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Bu dava Kızıltepe

Kadastro Mahkemesinin 22/6/1998 tarih ve E.1960/3, K.1998/65 sayılı kararıyla

Mahkemenin E.1958/142 sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir.

13. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasından sonra

12/6/2013 tarihinden itibaren yargılamaya, Mardin Kadastro Mahkemesinin

E.2013/47 sayılı dava dosyasında devam edilmektedir.

14. Başvurucular, 3/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

15. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402

sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin

birinci fıkrası, 29. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 30.

maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36.

maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi (Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§

16-22).

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 3/4/2014 tarih ve 2014/4642 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

17. Başvurucular, 13/10/1958 tarihinde murisleri aleyhine

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının

Mardin Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılamadığını, bu sürede taşınmazlarını kullanamadıklarını ve

taşınmazlarının gelirlerinden yoksun bırakıldıklarını belirterek, mülkiyet ve

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

18. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

19. Başvurucular, 13/10/1958 tarihinde murisleri aleyhine

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının

Mardin Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılamadığını, bu sürede taşınmazlarını kullanamadıklarını ve

taşınmazlarının gelirlerinden yoksun bırakıldıklarını belirterek, mülkiyet ve

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

20. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni

ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil

yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

21. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

22. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin

6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul

sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmaz

mülkiyeti hakkında Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine

itiraz davasında, 3402 sayılı ve 6100 sayılı Kanunlarda yer alan usul

hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

23. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 13/10/1958 tarihidir.

24. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçıların

yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

25. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

26. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinden,

Kızıltepe ilçesi, Karakulak köyü 3, 4, 5, 7, 8, 10 ve 11 parsel numaralı

taşınmazların başvurucuların murisi ve müşterekleri adına tespit edilmesi

üzerine açılan davaların Kızıltepe Kadastro mahkemesinin 1958/142 sayılı

dosyasında birleştirildiği ve yargılamanın bu dosya üzerinden devam ettiği, yargılama boyunca alınan keşif ara kararlarının farklı

gerekçelerle yerine getirilmediği ve birçok defa keşiflerin ertelendiği,

Mahkemece bazı duruşmalarda dosyanın incelemeye alındığı ve bu sebeple

duruşmaların ertelendiği, ilgili kurumlardan talep edilen evrakların Mahkemeye

geç ulaştığı anlaşılmıştır. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılması

üzerine dosyanın Mardin Kadastro Mahkemesine devredildiği ve yargılamanın

Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/47 sayılı dosyasında halen devam ettiği

belirlenmiştir.

27. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, başvuruya

konu yargılamanın kadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı

Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir

yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel

usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul

sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 15).

28. Kadastro mahkemesi nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve

Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve

yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara

alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B.

No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67;

2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

29. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

niteliğinin bulunduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında,

3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecine

ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir

yön bulunmadığı ve elli altı yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama

sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

31. Başvurucular uzun süren yargılama nedeniyle

taşınmazlarını kullanamadıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesinde

tanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup,

başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde

yukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği

yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

32. Başvurucular, maruz kaldıkları zarar karşılığı olarak

ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir.

33. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

34. Başvurucuların tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin elli altı

yılı aşkın bir süredir devam eden yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında ve yargılamayı miras

bırakanlarından intikalle takip etmekte oldukları nazara alınarak, başvurucu,

Nura Türk’e talebiyle bağlı kalınarak net 10.000,00 TL, başvurucular; Bedran Aslan, Kadriye Aslan, Nesime Aslan, Necle Aslan, Aydın Aslan, Hamdullah Aslan, Nejla Aslan, Teybat Aslan, Cemile

Efe, Ziya Aslan’ın her birine net 1.600,00 TL, başvurucular; Ayşe Aslan, Rahime

Aslan, Mehmet Aslan, Farike Kara, Cemal Aslan, Emrah

Aslan, Sevcan Aslan, İlayda Aslan, Alanur Aslan’ın her birine net 250,00 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

35. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

36. Başvuruya konu yargılamanın elli altı yılı aşkın bir

süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği

gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama

dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam

etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede

sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin

ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucu, Nura Türk’e net 10.000,00 TL, başvurucular; Bedran Aslan, Kadriye Aslan, Nesime Aslan, Necle Aslan, Aydın Aslan, Hamdullah Aslan, Nejla Aslan, Teybat Aslan, Cemile

Efe, Ziya Aslan’ın her birine net 1.600,00 TL, başvurucular; Ayşe Aslan, Rahime

Aslan, Mehmet Aslan, Farike Kara, Cemal Aslan, Emrah

Aslan, Sevcan Aslan, İlayda Aslan, Alanur Aslan’ın her birine net 250,00 TL manevi TAZMİNAT

ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine,

10/3/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes KAYA

Başvurucular

:

1. Aydın ASLAN

2. Ziya ASLAN

3. Bedran ASLAN

4. Kadriye ASLAN

5. Necle ASLAN

6. Cemile EFE

7. Nesime ASLAN

8. Nejla ASLAN

9. Teybat ASLAN

10. Nura TÜRK

11. Hamdullah ASLAN

12. Ayşe ASLAN

13. Mehmet ASLAN

14. Rahime ASLAN

15. Cemal ASLAN

16. Emrah ASLAN

17. Farike KARA

18. Sevcan ASLAN

19. İlayda ASLAN

20. Alanur ASLAN

Vekilleri

:

Av. Murat DURGAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/4642, T. 10.03.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-4642-basvuru-10-03-2015-e23d64bc0941