İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/461 E. 2022/619 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/461
- Karar No
- 2022/619
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/461 Esas - 2022/619 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/461 Esas KARAR NO : 2022/619 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - DAVA : Menfi Tespit (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 22/06/2022 KARAR TARİHİ : 22/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket müvekkil aleyhinde Adana 6. İcra Müd. 2020/... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil ödeme emrine süresinde itiraz etmediği için icra takibinin kesinleştiğini, işbu icra dosyasında alacaklıya ödendiğini, ödenecek olan paraların istirdatına dair hak ve alacaklarının saklı tutulduğunu, davalı şirket, icra takibine dayanak olarak, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS sigortasının yapılmamış olduğunu ve müvekkilin bu nedenle sorumlu olduğunu belirttiğini ve rücuen tahsilini talep ettiğini, davalının rücu edebilmesi için gerekli şartlar bulunmadığını, müvekkil ... plakalı aracın maliki veya işleteni olmadığını, müvekkilin ZMMS yaptırma zorunluluğu bulunmadığını, müvekkilin kazanın meydana gelmesinde kusuru da bulunmadığını, tüm bu hususların Adana 6. İş Mahkemesinin 2013/... E. 2015/... K. ve Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E. 2014/... K. sayılı kararları ile de sabit olduğunu, ... ancak genel hükümlere göre rücu edilebileceğini, bunun için de rücu edilecek kişinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davalının rücu talebi takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığını, davanın kabulüne, müvekkilin Adana 6. İcra Müd. 2020/... E. sayılı dosyadan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile asıl alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YARGILAMA USULÜ : Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 474.004,89 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki ihtilafın; rücu iddiasıyla başlatılan Adana 6. İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı icra dosyasına ilişkin borçlu olunmadığı iddiasıyla menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada kazaya karışan ... plakalı aracın hususi olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.6102 sıyılı TTK'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği alsiye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. TTK'nun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. TTK'nun 4. Maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Diğer yandan TTK'nun 5. Maddesinde; "Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması, uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda, davacı gerçekleşen trafik kazası nedeniyle ...nın ödediği tazminat bedelinden sorumlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açmıştır. Davalı gerçek kişi olup uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/6366 E-2019/1514 K; 2015/17566 E- 2018/9129; 2016/11322 E- 2018/2585 K; 2016/14308 E- 2019/5701 K. sayılı içtihatları ile Adana BAM 4. Hukuk Dairesinin 2020/1450 E. 2020/829 K., 2020/976 E. 2020/707 K., Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17896 E. 2021/4942 K. sayılı emsal kararları da bu yöndedir. Yukarıda açıklanan nedenler ve emsal Yargıtay ve BAM kararları gereğince uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerde olduğu kanaatine varıldığından, göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine , mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki hüküm kuruşmuştur. KARAR : 1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, 2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4- İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere tarafın yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır