İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1030 E. 2022/991 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1030
- Karar No
- 2022/991
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/1030 Esas KARAR NO : 2022/991 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ...- ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 01/12/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete tarihinde emanet ve borç olarak 200.000,00 TL banka havalesi yoluyla para gönderildiğini, gönderilen para müvekkile ödenmeyince davalı şirket hakkında Adana Genel İcra Dairesi ... esas nolu dosya ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı vekili aracılığıyla 17.06.2021 tarihinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, daha sonra yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, bu nedenle iş bu itirazın iptalini ve davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemek zarureti ortaya çıktığını, davalının Adana Genel İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durduğuna sebep olduğu için %20 kötü niyet mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının reddi ile dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, davacının, haksız olması nedeni ile de %20 tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Açılan davanın itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, davalı aleyhine Adana Genel İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın haksız olduğu belirtilerek iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Adana Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına, İmamoğlu Asliye Ceza Mahkemesine, Adana Ticaret Odası'na, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, İmamoğlu Mal Müdürlüğüne ayrı ayrı müzekkereler yazılmış; gelen yazı cevapları dosya içine alınmıştır. Adana Genel İcra İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/06/2021 tarihli ve 200.000,00 TL asıl alacak ve 31.512,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 231.512,33 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, anlaşılmıştır. Dosya arasına alınan mali müşavir bilirkişinin 28/09/2022 tarihli raporunda; davalı şirketin yasal defterlerinin yerinde incelenmesinde, davacı tarafa ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu, davacı ... tarafından ... A.Ş.'den davalı tarafa yapılan 200.000,00 TL havalenin davalı yasal defterlerinde bulunmadığı gibi dava dışı ... Sist. San. Tic. Ltd. Şti'nin cari hesap hareketlerinde de sözkonusu şirket adına ödeme kaydının bulunmadığının tespit edilmiş olduğu, dava dosyası kapsamı ve davalı şirket kayıtlarına göre; davacı tarafın davalı şirkete 12/03/2019 tarihinde gönderdiği 200.000,00 TL ödemenin, dava dışı ... Sist.San. Tic. Ltd. Şti adına davalı şirkete ödendiğine dair somut belge ve bilgiye rastlanmadığı, ancak davacı tarafça yapılan ödeme dekontunda “borç karşılığı emanet” açıklamasının yazılmış olduğundan bu konunun izaha muhtaç olduğu, bu nedenle dava dosyası kapsamında davacı tarafın alacağının somut olarak tespiti yapılmadığı belirtilmiştir. HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması ve bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiş olup; görevin dava şartı olması sebebi ile görev hususu öncelikle mahkememizce incelenmiştir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Buna göre göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Eldeki davanın davacı tarafça, davalı şirkete geçici olarak/ emaneten iade edilmek amacıyla verildiği iddia edilen 200.000,00 TL'nin iadesinin davalıdan talep edildiği ancak iadesi yapılmadığından bahisle başlatılan icra takibine, davalının itirazı nedeniyle itirazın iptali talebiyle açılmış olduğu, davalının cevap dilekçesinde davacıya iddia edildiği üzere böyle bir borçlarının ve davacı ile hiçbir ticari ilişkilerinin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporunda da taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı belirtilmiştir. Buna göre davacı tarafça davalıya borç olarak verildiği iddia edilen paranın; davacı tarafından kazanç sağlama amacıyla verilmiş olduğu ya da davalının ticari amaçlarla bu borç parayı kullanmak üzere davacıdan aldığına ilişkin dosyada herhangi bir beyan, iddia veya delil bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle yukarıda ayrıntılarıyla belirtildiği üzere açılan davanın mutlak veya nısbi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceği, sayılan istisnalardan olduğuna yönelik de bir iddia ve delil bulunmadığı, bu nedenle iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/14533 Esas, 2018/7099 Karar sayılı ilamı vb.) somut davada başkaca herhangi bir özel mahkemenin de görevinin belirlenmediği, bu sebeple uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varıldığından, dava dilekçesinin görev nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNİN GÖREVLİ olduğuna, karar kesinleştikten sonra İKİ HAFTA içerisinde taraflarca talep edilir ise, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenmez ise, alınması gereken harç konusunda, HMK 20/1-son cümle gereğince; açılmamış sayılması kararı ile birlikte karar verilmesine, yargılama giderleri konusunda ise HMK 331/2 maddesi gereğince talep halinde dosya üzerinden karar alınmasına, Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenir ise, HMK 331/2 maddesi gereğince, harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemede karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/12/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.