İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/622 E. 2022/150 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/622
Karar No
2022/150
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/622 Esas - 2022/150 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/622 Esas KARAR NO : 2022/150 Karar HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2- ....A.Ş. - VEKİLİ : ... - ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2020 KARAR TARİHİ : 10/02/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili 07/10/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi, ... olup bu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkil şirket yetkilisi ...'nın babası olan ... adına müvekkil tarafından ... Seri Nolu 31.10.2012 tarihli 45.978,00 TL bedelli irsaliyeli fatura ile araç bedeli davalı tarafa nakden ödenerek, davalı şirketten 1 adet 2012 model ... ... marka sıfır km otomobil satın aldığını, ...'nın vefatı sonrasında araç ...'nın varisi olan ...'nın şirketi müvekkili şirkete devredildiğini, müvekkili aracı satın aldıktan sonra normal garanti kapsamına ilaveten 613,60 TL bedelle ilave garanti paketi satın aldığını, aracın garantisinin halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin aracı teslim aldıktan sonra sağ ve sol kayar kapıların boşluklarında tavan bölgesinde paslanma,çürüme ve boya soyulmaları başladığını, bu durum giderek arttığını ve tavanın sorunlu kısımlarında kaynak yapılmasını gerektirecek ve hem içeriden hem de dışarıdan boyanması gerektirecek hale geldiğini, müvekkilinin aracın tavan bölgesinin boyanması durumunda aracın değerinin düşeceğini düşünerek, Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin 2019/... D.İş sayılı dosyası ile tespit istediğini, yapılan tespit neticesinde söz konusu paslanma ve çürümenin yanlış kullanıma bağlı olmadığını, aracın üretimi esnasında hatalı tasarıma bağlı olarak kapı ile kapı boşluğuna giren yağmur suyunun tam manası ile drene edilmemesinin suyun alınan bölgelerde birikmesi sonucu nem ve ıslaklığın sac malzemeyi çürüttüğünü, bu nedenle aracın bu açıdan ayıplı olduğunu, bu ayıbın tasarım hatası olması sebebiyle üretim sonrasında yetkili servislerce çözülemeyecek bir sorun olduğunu, bölgenin yeniden onarılması sonrasında problemin yeniden oluşacağı açıkça tespit edildiğini, müvekkilinin defalarca davalı tarafa bu durumu bildirdiğini, davalı çalışanlarınca tespitlerinde haklı olduklarının şifahen dile getirildiğini, ancak davalı şirket tarafından bildirimlerine cevap verilmediğini, daha sonra müvekkili tarafından davalıya yazılı başvuru yapıldığını, ancak müvekkilinin iade taleplerinin de haksız ve hukuka aykırı olarak dikkate alınmadığını, araçta var olan ayıbın müvekkilinin aracı satın aldığı anda fark edilebilecek nitelikte bulunmadığından gizli ayıp niteliğinde olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından dava şartı olması sebebiyle 02/09/2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, fakat anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek tüm bu nedenlerden dolayı müvekkiline satılmış olan ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi bu mümkün olmadığı takdirde araçtaki değer kaybının tespit edilerek ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, dava konusu aracın satış ve tesliminin 2012 yılında yapıldığını, satılanın ayıbından sorumluluğa ilişkin her türlü davanın iki yıl içinde zaman aşımına uğrayacağı ileri sürüldüğünü, davacının tarafın tacir olması sebebiyle tacir olmanın sorumluluklarının bilincinde olması ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, uyuşmazlığa ilişkin ayıp ihbar sürelerinin değerlendirilmesinde TTK hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun süresinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, her iki taraf tacir olduğundan TTK md. 18/3'teki şekil şartlarına uyulması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davalı şirketin uyuşmazlık konusu aracın üretim aşamasında rolü bulunmadığını, sipariş üzerine kendilerine ...'dan iletilen araçları alıcısına ulaştıran bir firma olduğu , davalı şirketin ... yetkili satıcısı ve yetkili servisi olarak çalışması sebebiyle müşterilerine ancak garanti kapsamında kalan hizmetleri sağlayabildiği, arıza veya hasarların garanti kapsamında olup olmadığına ilişkin kararların ... tarafından verildiğini, davalı firmanın bu hususta takdir yetkisi bulunmadığını, davaya konu aracın ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte; bir an için ayıplı olduğu düşünülse dahi mevcut olduğu iddia edilen ayıp ile ilgili davalı firmanın bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirkete husumet yöneltilmesinin kabul edilemeyeceğini, davaya konu araç üzerindeki mevcut olduğu iddia edilen ayıbın, ürünün davacıya teslimi anında mevcut bulunması gerektiğini, ürünün davacıya teslim edildiği andan itibaren davaya konusu yarar ve hasarın davacıya geçtiğini, teslim sırasında mevcut olmayıp sonradan çıkan bir hasar hususunda davalı şirkete herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, davalı şirketin söz konusu aracı ayıplardan ari olarak davacıya teslim ettiğini, bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, aracın yenisi ile değişiminin mümkün olmayacağını, değer kaybının tespit edilip ödenmesi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığını, davacının faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığı, davaya konu olan ürünün kullanımında ve söz konusu üründen yararlanmaya engel bir ayıbın mevcut olmadığını, davacının ürünü kullanıp yarar sağladığını, davacının faiz talebinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirket vekilinin 04/11/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; TBK m. 231 hükmünde 2 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dava konusu aracın 31.10.2012 tarihinde satın alındığından zamanaşımı süresinin 31.10.2014 tarihinde dolduğu, davacının satın almış olduğu garanti paketinin zamanaşımını uzatmayacağı, söz konusu paketin süresinin davanın açıldığı tarihte dolduğunu, satın alınan paketin yalnızca onarıma yönelik olup, paket içerisinde de açıklandığı üzere boya ile ilgili arızaların kapsam dışı olduğu, dava konusu uyuşmazlığın bir ticari satım olduğu, ticari satımlarda ayıba karşı tekeffülden doğan hakların satıcıya karşı yöneltildiği, davalı ...'ın davacı ile herhangi bir satım akdi bulunmadığını, satıcı ie üretici ya da ithalatçının müteselsil sorumluluğunun sadece 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tüketiciler lehine düzenlendiğini, davacının tüketici olmaması sebebiyle imalatçı olan davalı firmanın müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, ... açısından husumet yönünden davanın reddi gerektiği, dava konusu aracın satım işleminin TTK madde 23 anlamında “ticari satış” sayılması sebebiyle hak düşürücü süre niteliğinde olan ayıp ihbar süreleri hakkında TTK m. 23/1 hükmünün uygulanacağı, buna göre, alıcının ayıp ihbar sürelerinin açık ayıplarda 2, açıkça belli olmayan ayıplarda ise 8 gün olduğu, bu sürelerin teslimden itibaren başladığının açıkça belli olmayan ayıplarda, alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek, incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, sekiz günlük süre içinde ihbar yapılmaz ise alıcının malı ayıp ile kabul etmiş sayılacağının, araç sahibinin basiretli bir iş adamı gibi davranarak, teslim aldığı malı teslim aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde inceletmeli ve herhangi bir ayıp tespit etmesi halinde ise, bunu satıcıya bildirmesi gerektiğini, işbu somut olayda davacı şirketin, davalı firmaya, teslim tarihinden itibaren başlayan 2 ve 8 günlük süreler içinde herhangi bir bildirimde bulunmadığını, ayıp ihbar süreleri hak düşürücü süreler olduğunun, genel hükümler çerçevesinde de (TBK m. 223), alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğunu, aksi takdirde malı kabul etmiş sayılacağını, dava konusu araca ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, araç satın alındığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 8 yıl gibi çok uzun bir süre geçtiğini ifade ettiğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp olmadığını, araçta kullanıma bağlı oluştuğunun açık olan şikayetler bulunduğunu, aracının garanti süresinin dolduğunu, garanti süresi içerisinde herhangi bir şikayet ile yetkili servis başvurusu yapılmadığını, 8 yılı aşkın süre boyunca davacı aracını sorunsuz bir biçimde kullandığını, araçtan faydalanmaya engel hiçbir husus bulunmadığını, davacı aracını 45.978-TLye satın aldığını beyan ettiğini, 2012 model bir aracın mislinin davalıda bulunmasının mümkün olamayacağını, aracın kıymet takdirinin yapılarak davacıya misli bir aracın bedelinin ödenmesinin de taraflar arasında gözetilmesi gereken hakkaniyeti sarsacağı ve davacının hukuka aykırı olarak zenginleşmesine neden olacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA ve GEREKÇE: Mahkememizce, Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D.İş sayılı dosyasının örneği, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'den ... plaka sayılı araca ait ruhsatın onaylı bir sureti ve 31.10.2012 tarihinden itibaren kimin adına kayıtlı olduğuna dair belgeler, Davalı ... Anonim Şirketi'den ... plaka sayılı araca ait fatura ve garanti uzatma belgesi, .... A.Ş'den ... plaka sayılı aracın tüm servis kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nden hasar kayıtları celp edilmiştir. Dava dosyasına ilişik 2020/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 680,00.TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce araç başında keşif yapılmış ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 26/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu ... plakalı 2012 model ... marka ... ... tipi, Otomobil cinsi ve “...” şasi nolu araçla ile ilgili olarak varılan sonuçlar; Dava konusu aracın her iki tarafında özelikle ön kapı arka direk üst tavan bölgesinde (sürgülü kapı boşluğunda) paslanma ve çürümenin olduğu, bu durumun arka tarafa doğru yayılmak olduğu, kapı fitillerinin su izolasyonunu tam olarak yapamaması ve fitillere giren suyun puntta kaynağı ile birleştirilmiş sacların arasına nüfuz etmesi sonucu davaya konu olan çürüme ve paslanmanın meydana geldiği, davaya konu olan paslanma ve çürümenin kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair bir bulgu tespit edilmediği, davaya konu olan paslanma ve çürüme kusurunun, aracın satın alınması sırasında tüketici tarafından fark edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle gizli ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiği, dava konusu aracın söz konusu boya kusuru aracın kullanımına engel teşkil etmemesine rağmen kusurun giderilmesi için parça değişiminin yanı sıra, boya ve kaporta işçiliğine ihtiyaç duyulacağı, bu durumun serbest piyasa koşullarında dava konusu aracın ikinci el satış değerini düşüreceği, dava konusu araçta pas ve çürüme kusurunun onarım işlemi sebebiyle raporun yazıldığı tarih itibarıyla değer kaybının 10,000,00-TL olacağı, serbest piyasa şartlarına göre dava konusu aracın davaya konu kusurunun onarımı yaporun yazıldığı tarih itibarıyla toplam 15.000,00-TL olacağının tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkememizin 01/07/2021 tarihli duruşmasında ek rapor alınmasına dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 31/08/2021 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; tarafların kök rapora karşı itiraz ve beyanlarının incelendiği, kök rapordaki tespit ve kanaatlerinde değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Dava satılan malın ayıplı olması nedeni ile yenisi ile değiştirilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde araçtaki değer kaybının ödenmesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1.c yollamasıyla uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2 maddesine göre; "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " TBK m. 223/2 hükmünde olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, ayıbın bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği öngörülmüştür. .... AŞ tarafından hazırlanan 21/02/2019 tarih ve ... iş emri nolu servis belgesine göre dava konusu aracın sol ve sağ arka kapı yuvası üst kısmında paslanma olduğu şikayeti ile servise giriş yaptığı, bu şekilde ayıp ihbarında bulunulduğu, ayıp ihbarı şekle bağlı olmadığından alıcının, .... AŞ'ye süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğu, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu aracın her iki tarafında özelikle ön kapı arka direk üst tavan bölgesinde (sürgülü kapı boşluğunda) paslanma ve çürümenin olduğu, bu durumun arka tarafa doğru yayılmakta olduğu, kapı fitillerinin su izolasyonunu tam olarak yapamaması ve fitillere giren suyun puntta kaynağı ile birleştirilmiş sacların arasına nüfuz etmesi sonucu davaya konu olan çürüme ve paslanmanın meydana geldiği, davaya konu olan paslanma ve çürümenin kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair bir bulgu tespit edilmediği, davaya konu olan paslanma ve çürüme kusurunun, aracın satın alınması sırasında fark edilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple gizli ayıp olduğu anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 227/1.4. Maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı olduğu düzenlenmiş, davaya konu olayda satım sözleşmesinin üzerinden 8 yıl geçtiğinden davalı şirket bakımından aynı aracın ayıpsız benzerinin teminin güç olacağından misliyle değişimin uygun olmadığı kanaatine varılarak davacının bu yöndeki talebi reddedilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 227/1.2. Maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkı olduğu düzenlenmiş olup bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda dava konusu araçta pas ve çürüme kusurunun onarım işlemi sebebiyle değer kaybının 10,000,00-TL, onarımın 15.000,00-TL olacağı anlaşılmış olup davacının bu yöndeki talebinin kısmen kabulüne karar verilerek 25.000,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizli ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı .... ve Tic. A.Ş 'ye açılan dava yönünden ise davalı ile davacı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, dava konusu aracın kaportasında çürüme ve paslanmanım meydana geldiği, müşteri katkılı ... Güvence Paketi Satış Sözleşmesi m. 9/5 hükmünde ise boya ve kaporta ile ilgili arızaların kapsam dışı tutulduğu, davaya konu araçtaki ayıbın garanti kapsamında olmadığı, davacı tarafın davalı ... AŞ'ye ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil olmadığı, davaya konu ayıbın garanti belgesi kapsamında olmaması sebebiyle davalı ... AŞ'nin değer kaybından sorumlu olmayacağı anlaşıldığından davalı ... A.Ş 'ye açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı .... ve Tic. A.Ş 'ye açılan davanın REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş'ye açılan aracın yenisiyle değiştirilmesi davasının REDDİNE, -Araçtaki değer kaybı talebinin KISMEN KABULÜ İLE, -25.000,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizli ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 1.707,75 TL harçtan, peşin 795,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 912,08 TL harcın davalı ... A.Ş'den tahsil ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 795,67 TL harç gideri, 2.401,90 TL keşif, bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 3.197,57 TL yargılama giderinin davalı ... A.Ş'y alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanacak olan 680,00 TL arabulucuk ücretinin davalı ... A.Ş'den tahsil ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'y alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'y VERİLMESİNE, 8-Davalı ... Anonim Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT'ne göre hesaplanan 6.856,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Anonim Şirket'ne VERİLMESİNE, 9-Hüküm kesinleştiğinde varsa kullanılmayan gider avansının ilgilisine İADESİNE, Dair, davacı vekili ve Davalı ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2022 Katip ... Hakim ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/622, K. 2022/150, T. 10.02.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-622-e-2022-150-k-7d8a3ddd48b2