İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/986 E. 2024/726 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/986
- Karar No
- 2024/726
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/986 Esas KARAR NO : 2024/726 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2022 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yurt dışına tekstil ürünleri ihraç eden bir şirket olduğunu, davalının ise kumaş satan bir şirket olduğunu, müvekkilinin 16.03.2022 tarih ve ...... nolu fatura ile 22.768,28 TL bedeli ile iki farklı kod nolu kumaş satın aldığını, anılan kumaşlardan; ..... kodlu lacivert renkli kumaştan 128,7 metre ve ..... kodlu gri renkli kumaştan 108,80 metre olmak üzere toplam 237,50 metre kumaş satın aldığını, bu kumaşlardan erkek ceketi üretildiğini, ..... kodlu lacivert renkli kumaştan toplam 122 adet erkek çocuk ceketi üretildiğini, üretimin son aşamasında (son ütü) ürünlerde bozulmalar olduğu, su ile temas eden yerlerde renk dağılması olduğunu, kumaş boyasının hatalı olduğunun anlaşıldığını, Bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirket çalışanı ......'a ...... konu ile bilgi verildiğini, ..... kodlu kumaşta boya hatasının olduğu, kumaşın su ile temas etmesi halinde kumaş boyasının mürekkep gibi dağıldığı, bu hatanın kumaş imalatından kaynaklandığı, bu hali ile ürünleri satamayacağını bildirilerek bir çözüm bulunması ve müvekkili şirketin zararının karşılanmasının istendiğini, ancak davalının aradan geçen zamanda zararı tazmin etmediğini, müvekkilinin hatalı kumaştan 122 adet erkek çocuk ceketi ürettiğini, her bir ceketin 23 Euro bedelle yurt dışına ihraç edileceğini, kumaşın ayıplı olması nedeniyle 122 adet ayıplı ceketin yurt dışına ihraç edilemediğini ve yurt içinde de satılamadığını, 122 adet ceket bedelinin toplam 2.806 Euro olduğunu, müvekkilinin Bakırköy ..... Noterliğinin 04.07.2022 tarihli ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesini davalı şirkete keşide ettiğini, ihtarnamenin 09.07.2022 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen davalının cevap vermediği gibi zararı da tazmin etmediğini, Müvekkil şirketin zararın tazmini için arabulucuya başvurduğunu, arabuluculuk görüşmesi sonucu anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, belirterek, kumaş bedeli olan 12.333,68 TL' nin 16.03.2022 fiili ödeme tarihi itibariyle döviz kuru üzerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL'nin 16.03.2022 tarihinden 09.07.2022 temerrüt tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 09.07.2022 tarihinden itibaren de işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ve dava karar tarihindeki döviz kuruna çevrilmesi ile tespit edilecek TL cinsinden bulunacak meblağın davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine, temerrüt tarihi olan 09.07.2022 itibariyle müvekkilinin diğer imalat giderleri ve kar payı alacağının davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından süresinde davaya cevap verilmemiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan 08.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalının davacıya 22.760,28-TL tutarındaki 16.03.2022 tarihli ...... nolu faturayla satmış olduğu 128,7 metre ...... kodlu lacivert renkli kumaşın boyası iyi fikse edilmediğinden ıslanınca boyanın suya geçmesi ve diğer kısımları kirletmesi nedeniyle ayıplı olduğu, davalıdan satın alınan ayıplı ..... kodlu lacivert renkli kumaştan imalen 122 adet ceketin ayıplı hale geldiği, kumaştaki boyanın iyi fikse olmaması nedeniyle ıslanınca boyanın suya geçmesi ve diğer kısımları kirletmesi ayıbının ütüleme işlemi esnasında anlaşılabilecek gizli ayıp olduğu, davacının ayıbın farkına varır varmaz davalıya ayıp ihbarında bulunduğu, davacının ayıplı 128,7 metre ...... kodlu lacivert renkli kumaşı davalıdan 16.03.2022 tarihli ..... nolu faturayla 12.333,68 TL bedelle satın aldığı, dava konusu 122 adet erkek çocuk ceketi ayıplı olmasaydı toplam 2.806 Euro karşılığı 50.859,36 TL bedelle satılabileceği, ancak ayıplı 122 adet çocuk ceketinin 1.830 TL bedelle satılabileceği, davacının ayıp nedeniyle yoksun kaldığı kârın 12.714,84 TL ve kesim, dikim, ütü paket maliyetinin 25.810,84 TL olarak hesaplandığı, davacı zararının toplam (12.333,68 TL + 12.714,84 TL + 25.810,84 TL-1.830,-TL) 49.029,36 TL olarak hesaplanmış olduğu, davacının hesaplanan 49.029,36 TL zararı için, davalı yanın temerrüde düşürülmüş olduğu 16.07.2022 tarihinden dava tarihi olan 11/11/2022 tarihine kadar Reeskont Avans Faiz oranı üzerinden hesaplanmış faiz tutarının 2.496,47 TL olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, davacı yan, dava tarihi olan 11/11/2022 tarihinden itibaren asıl alacağına değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Yapılan itirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış 01.08.2024 tarihli ek raporda " Tarafların kök rapora itirazlarının yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirildiği, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizin devam ettiği, Satıcının, ayıptan sorumlu tutulabilmesi için “taşınırın teslim edilmiş olması”, “taşınır malin ayıplı. olması”, “ayıptan sorumluluğu kaldıran” sorumsuzluk anlaşmasının yapılmamış olması”, “ayıbın, hasarın alıcıya geçmesinden önce mevcut olması”, ve“Gözden geçirme ve ihbar külfetinin yerine getirilmesi” gerektiği, Şartların somut olay yönünden incelenmesi neticesinde: * “Taşınırın teslim edilmiş olması” koşulu yönünden: Somut olayda ise satışa konu kumaşların davacıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bu sebeple satım sözleşmesinde ayıba karşı ihbar süresi emtiaların davacıya teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, “Taşınır malın ayıplı olması” koşulu yönünden: davacının davalıdan ,..... kodlu lacivert renkli kumaşı çocuk ceketi imalatında kullanmak üzere satın aldığı, ceketlerin kullanım esnasında kirlenince suyla yıkanan ürünler olmayıp kuru temizleme yapılan ürünlerden olduğu, ceketlere kuru temizleme yapıldığından ceket imalatında kullanılan kumaşlara yıkanınca çekip çekmediğinin anlaşılması için yıkama testi de yapılmadığı, netice itibariyle ise ....... kodlu lacivert renkli kumaştan üretilen çocuk ceketleri ıslanınca ayıplı hale geldiği ve bir daha kullanılamadığının tespit edildiği, bu yönü ile satım konusu ürünlerin ayıplı olduğunun ifade edilebileceği,“Ayıptan sorumluluğu kaldıran sorumsuzluk anlaşmasının yapılmamış olması” koşulu yönünden: Heyetimize sunulan dosya suretinden taraflarca bu yönde yapılmış bir sorumsuzluk anlaşmasının bulunmadığının görüldüğü, bu itibarla kanaatimiz bahse konu şartın, somut ihtilaf açısından değerlendirilmesine gerek olmadığı, “Ayıbın, hasarın alıcıya geçmesinden önce mevcut olması” koşulu yönünden: Davaya konu edilen kumaşların üretimi itibariyle ayıplı olduğunun tespit edildiği, bu yönü ile ayıbın, hasarın alıcı/davacıya geçmeden önce mevcut olduğunun ifade edilebileceği,“Gözden geçirme ve ihbar külfetinin yerine getirilmesi koşulu yönünden: Heyetimiz teknik üyesinde yapılan incelemeler neticesinde ceketlere kuru temizleme yapıldığından ceket imalatında kullanılan kumaşlara yıkanınca çekip çekmediğinin anlaşılması için yıkama testi de yapılmadığı, kumaştaki boyanın iyi fikse olmaması nedeniyle ıslanınca boyanın suya geçmesi ve diğer kısımları kirletmesi ayıbı buharlı ütüleme işlemi esnasında anlaşılabilecek gizli ayıp olduğu sonucuna ulaşıldığı, Dosyaya mübrez belgelerden davacının 2 ay 10 gün sonra ihbarda bulunduğunu iddia ettiğinin müşahede edildiği, buna karşın davalının ise “16.03.2022 tarihinde satın alınan bir kumaşın 2 AY 10 GÜN GEÇTİKTEN SONRA şirket yetkilisi veya şirketi temsile herhangi bir yetkisi olmayan bir çalışana gönderilen bir mesajın, " farkına varır varmaz ayıp ihbarında bulunulduğu" olarak yazılması aradan geçen sürenin uzunluğu gözetildiğinde hayatın olağan akışına, akla ve mantığa aykırı olduğu” ileri sürdüğü, Tüm bu açıklamalardan sonuçla:> Şayet Sayın Mahkemece 2 ay 10 günlük sürenin TBK m. 223/(.1 hükmünde yer alan “uygun bir süre” şeklinde kabul edilmesi durumunda davacının gizli ayıp ihbarında bulunduğu ve somut olayda ayıp koşullarının oluştuğunun,> Buna karşın Sayın Mahkemece 2 ay 10 günlük sürenin TBK m. 223/f.1 hükmünde yer alan “uygun bir süre” şeklinde kabul edilmesinin mümkün olmadığı kanaatinde olunması durumunda ise somut olayda ayıp koşullarının oluştuğundan bahsetmenin mümkün olmayacağının, ifade edilebileceği, ayıbın koşullarının oluştuğu ve davacının seçimlik haklarını kullanabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen bu hususun incelenmesi sureti ile devam edildiğinde:* Dosyaya mübrez belgelerden davacının, “kumaş bedeli olan 12.333,68 TL' nin 16.03.2022 fiili ödeme tarihi itibariyle döviz kuru üzerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL'nin 16.03.2022 tarihinden 09.07.2022 temerrüt tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 09.07.2022 tarihinden itibaren de işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ve dava karar tarihindeki döviz kuruna çevrilmesi ile tespit edilecek TL cinsinden bulunacak meblağın” ileri sürerek talepte bulunduğunun müşahede edildiği, davacının kumaş bedelinin iadesi talebi “Malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönmeyi isteme” hakkı kapsamında olup; davacının malları iade etmesi koşulu ile anılan kumaş bedelinin iadesini talep etme hakkını haiz olduğunun düşünüldüğü, acak nihai takdir Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacının Türk Lirası cinsinden olan alacağını yabancı para cinsi üzerinden tahsilini talep etmesinin mümkün olmadığının düşünüldüğü,* Öte yandan davacının “hatalı kumaştan 122 adet erkek çocuk ceketi ürettiğini, her bir ceketin 23 Euro bedelle yurt dışına ihraç edileceğini, kumaşın ayıplı olması nedeniyle 122 adet ayıplı ceketin yurt dışına ihraç edilemediğini ve yurt içinde de satılamadığını, 122 adet ceket bedelinin toplam 2.806 Euro olduğunu” ileri sürerek zararının da tazminini talep ettiği, bu yönü ile davacının uğradığı zararın tazminini talep etme hakkını da haiz olduğunun ifade edilebileceği, davacının sözleşmeden dönmüş olması hasebiyle talep ettiği bu zararın menfi zarar olduğunun görüldüğü, heyetimizce davacının zararının ise toplamda (12.333,68 TL*12.714,84 TL*25.810,84 TL-I.830,-TL) 49.029,36 TL olarak hesaplanmış olduğu,Davacının hesaplanan 49.029,36 TL zararı için, davalı yanın temerrüde düşürülmüş olduğu 16.07.2022 tarihinden dava tarihi olan 11/11/2022 tarihine kadar Reeskont Avans Faiz oranı üzerinden hesaplanmış faiz tutarının 2.496,47 TL olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan, dava tarihi olan 11/11/2022 tarihinden itibaren asıl alacağına değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceği," görüşü bildirilmiştir. Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava, satış sözleşmesine dayalı ayıp iddiası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Ayıp, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan vasıfların eksikliği veya kararlaştırılmamış olsa dahi dürüstlük kuralı gereğince eserde bulunması gerekli vasıfların eksikliğidir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Açıklanan kanun hükümleri dairesinde somut olaya bakıldığında davalının davacıya satmış olduğu 128,7 metre teewinot Iycra V3 kodlu lacivert renkli kumaşın boyası iyi fikse edilmediğinden ıslanınca boyanın suya geçmesi ve diğer kısımları kirletmesi nedeniyle ayıplı olduğu, bu ayıbın basit bir gözden geçirme ile değil buharlı ütüleme işlemi esnasında anlaşılabilecek nitelikte olduğundan gizli ayıp olduğu, Davacının bu ayıbı hemen davalı satıcıya bildirmesi gerektiği fakat dosyaya ibraz edilen yazışmalara göre 26.05.2022 tarih itibariyle davacının ayıbı öğrenmiş olduğu, ayıbın şirket yetkilisi veya şirketi temsile yetkili kişiye bildirim yapılmaksızın şirket çalışanı ile sorunun çözülmeye çalışıldığı, ayıp ihbarının Bakırköy ...... Noterliğinin 04.07.2022 tarihli ve ...... yevmiye nolu ihtarnamesi ile yapıldığı, ayıp ihbarı için gerekli yasal süre geçirilerek bildirimde bulunulması nedeniyle davacının malı ayıplı olarak kabul etmiş olduğu, bu nedenle ayıplı mal nedeniyle yasal seçimlik haklarını kullanmasının ve tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile 346,9-TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 6.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 2.000,00-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2024 Katip..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪