İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/521 E. 2022/795 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/521
Karar No
2022/795
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ADANA GEREKÇELİ KARAR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/521 Esas KARAR NO : 2022/795 Karar HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2020 KARAR TARİHİ : 20/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında medikal ürünlerinde kullanılabilen maske üretim ham maddesi olan ürünlerin ... tarafından üretiminin ve müvekkili şirkete teslimi hususunda 20.04.2020 tarihinde anlaşmaya varıldığını, sözleşme gereğince 20 gr/m2 toplam 12.200 adet, 109.000 kg toplam bedel 300.000 ABD Doları; 15 gr/m2 toplam 13.000 adet, 102.375 kg toplamı bedel 307.125 ABD Doları olmak üzcre toplamda 607.125 ABD Doları üzerinden anlaşmanın sağlandığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 20.4.2020 tarihinde 150.000 ABD Dolarının ödendiğini, davalı şirketin sözleşme konusu ürünü teslim etmemesi üzerine davacı şirket tarafından 25.06.2020 tarihli ihtatnamenin gönderildiğini, ürünün tesliminin istenildiği aksi halde zararın tazmininin talep edileceğinin bildirildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 21.07.2020 tarihinde 144.996,64 ABD Dolarının iade edildiğini belirterek faiz alacağı olarak şimdilik 1.000,00 TL, menfi zararlar olarak şimdilik 1.000,00 TL, müspet zararlar olarak şimdilik 1.000,00 TL, yoksun kalınan kar alacağı olarak şimdilik 1.000,00 TL, işlerin büyütülmesi, hizmet alımı yapılması ve fazla personel alınması, yeni makine alımı, kaçırılan fırsatlar nedeniyle uğranılan zararlar açısından şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Adana ilinde faaliyet gösteren bir şirket olup, söz konusu davaya konu ürünlerin başkaca bone, maske, kumaş vs.gibi tek kullanımlık sağlık malzemelerinin üretimiyle ilgilenen bir firma olduğunu, son 1 yıldır insanlık tarihinin en büyük salgınlarından biriyle mücadele ettiğini, müvekkilinin üretici firma olması hasebiyle bu anlamda müvekkili ile söz konusu malları alma noktasında ticari ilişkiye girdiğini, müvekkilinin belli bir aşamada da söz konusu firmaya mallarını sattığını ve buna ilişkin ticaret yaptığını, sağlının ülkemizi de ciddi manada tehdit etmeye başladığında T.C. Sağlık Bakanlığının bu tarz özellikle maske üretiminde kullanılan kumaş üretimi yapan Türkiyedeki belli başlı firmaların üretimine ve satışına el koyduğunu, üretimine ve satışına el konulan bu malların üretimi ve satışının sadece devlete yapılabileceğinden daha önceki alınan siparişlerin askıya alındığını belirterek davanın ve tüm taleplerin müvekkili yönünden mücbir sebep kavramı sebebiyle rededine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Adana İl Sağlık Müdürlüğü, Adana Emniyet Müdürlüğünden dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dava, temerrütten kaynaklanan alacak ve tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, davacı tarafça sipariş edilen malların teslim edilmemesinin davalının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, siparişe konu malların davalının kusuru sebebiyle davacıya teslim edilmemiş olması halinde davacının davalıdan; a)Peşin ödemenin yapıldığı tarih ile bu ödemenin davalı tarafından kendisine iade edildiği tarihler arasındaki döneme ilişkin olarak faiz alacağı talep hakkının bulunup bulunmadığı, b)Siparişe konu malların teslim edilmemesi sebebiyle menfi zarar talep hakkının bulunup bulunmadığı, c)Siparişe konu malların teslim edilmemesi sebebiyle müspet zarar talep hakkının bulunup bulunmadığı, d))Siparişe konu malların teslim edilmemesi sebebiyle yoksun kalınan kar alacağı bulunup bulunmadığı, f)Siparişe konu malların teslim edilmemesi sebebiyle işlerin büyütülmesi, hizmet alımı yapılması ve fazla personel alınması, yeni makine alımı, fiyat farkı ve kaçırılan fırsatlar nedenlerine bağlı olarak maddi zararının giderilmesinin talep hakkının bulunup bulunmadığı, ile bu nedenlere bağlı olarak talep edebileceği alacak ve tazminat tutarları, dava konusu tazminat ve alacağa uygulanması gerekli faizlerin türü ve başlangıç tarihi ile oranı hususlarındadır. Ankara Batı Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mali müşavir bilirkişiden alınan 19.04.2021 tarihli raporda, davacı şirketin ... Mah. ... Cad. N:7 .../Ankara adresine gidildiğini, davacı şirketin bu adresten taşındığının tespit edildiğini, bunun üzerine davacı vekili Av. ... ile irtibata geçilerek şirket adresinin öğrenilmek istenildiğini, ancak uzun süre beklenmesine rağmen cevap alınamaması üzerine davacı ve defter belgelerinin incelenemediğinden rapor düzenlenemediğine ilişkin görüş bildirilmiştir. Mahkememizce nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi, mali müşavir bilirkişisi ile medikal uzmanı bilirkişisinden alınan 05.08.2021 tarihli raporda, davacı ... Ltd. Şii. ile davalı ... Teknik Tekstil Tic, Ltd. Şti. arasında “...” alımı konusunda 20.04.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, Davalı şirket, Sağlık Bakanlığı tarafından Covid 19 sebebiyle davalının da aralarında bulunduğu bazı şirketlerin ürettiği ürünlere el konulduğu için sipariş edilen malların teslim edilemediğinden kusurunun olmadığını ileri sürdüğünü, Adana İl Sağlık Müdürlüğü'nün gönderdiği yazıların incelenmesinde o dönemdeki mevzuat hükümleri incelenmiş olup, maske ve maske üretiminde kullanılanı malzemenin satışının durdurulduğuna dair bir düzenlemenin tespit edilemediğini, dosyaya sunulan 30.04.2020 tarihli Polis memuru tarafından imzalanmış mal satışının geçici olarak durdurulduğuna dair yazının hangi gerekçeyle tutulduğunun tespit edilemediğini, 20.04.2020 tarihli davaya konu olayda taraflar arasındaki sözleşmede davalının satıcı olarak taahhüt ettiği ürünü davacı şirkete teslim etmediğini, 20.4.2020 tarihinde davalıya ödenen 150.000 ABD dolarının 21.07.2020 tarihinde iade edildiği hususunda taraflar arasında ihtilafın bulunmadığını, TBK m. 125 hükmünde borçluya uygun bir süre verilmek şartıyla müspet veya menfi zararın tazminini talep yetkisinin mevcut olduğunun öngörüldüğünü, davacı şirketin 25.06.2020 tarihli ihtarnamede ürünün son teslim tarihi olarak belirlenen 30.06.2020 tarihine kadar teslimini istediğini, davalıya ayrı bir süre vermediğini, son teslim tarihine kadar ürünün teslimini talep ettiğinin görüldüğünü, davacının TBK m. 125 uyarınca borçluya uygun bir süre verilmediğine göre müspet veya menfi zararın tazminini talep yetkisinin mevcut olmadığını, TBK m. 213 hükmüne göre davacı şirketin davalıdan alamadığı maskelerin satış bedeli ile aynı ürünü bir başkasından satırı almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebileceği düşünülmekle birlikte dosya kapsamında yeterli bilgi olmadığından bu zarar kaleminin hesaplanamadığını, davaya konu olayda sözleşmeden dönmenin söz konusu olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete 20.4.2020 tarihinde ödenen 150.000 ABD doları 21.07.2020 tarihinde iade edildiğine göre 20.04.2020 tarihinden 21.07.2020 tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrili Faizine İlişkin Kanun m. 4/a hükmü uyarınca yıl ve daha uzun vadeli ABD Doları hesabı için uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplamanın yapıldığını, davacının 150.000 ABD Dolarından mahrum kaldığı 20.04.2020 tarihinden 21.07.2020 tarihine kadar işlemiş 654,45-USD faiz talep edebileceğine ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiş, rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alındıktan sonra dosya aynı bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilerek taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları da irdelenmek ve kök bilirkişi raporuyla hesaplanan faiz alacağının "faiz talebine esas alacak tutarının iadesinin gerekli olduğu tarih itibariyle efektif döviz alış kuru üzerinden" Türk Lirasına çevrilerek belirlenecek tutar için Türk Lirası cinsinden faiz alacağı hesaplanması suretiyle ek rapor düzenlenilmesi istenilmiş, bilirkişi kurulunun 30.05.2022 tarihli ek raporunda, davacı ... Ltd. Şti. ile davalı ... Teknik Tekstil Tic. Led. Şti. arasında “...” alımı konusunda 20.04.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, 20.04.2020 tarihli davaya konu olayda taraflar arasındaki sözleşmede davalının satıcı olarak taahhüt ettiği ürünü davacı şirkete teslim etmediği; 20.04.2020 tarihinde ödenen davalıya ödenen 150,000 ABD dolarının 21.07.2020 tarihinde iade edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, davaya konu olayda sözleşmeden dönmenin söz konusu olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete 20.04.2020 tarihinde ödenen 150.000 ABD doları (1.036.230,00 TL) 21.07.2020 tarihinde iade edildiğine göre 20.04.2020 tarihinden 21.07.2020 tarihine kadar 1.036.230,00 TL için avans faizi yürütüldüğünde davacının davalıdan 35.913,18 TL avans faiz talep edebileceği tespit edildiğini, TBK m. 125 hükmünde borçluya uygun bir süre verilmek şartıyla müspet veya menfi zararın tazminini talep yetkisinin mevcut olduğu öngörülmüş olup, davacı şirketin TTK m. 18/3 hükmünde öngörüldüğü şekilde bir ihtamame gönderdiği tespit edilememiştir. Davacı, TBK m. 124 kapsamında borçluya süre verilmesini gerektirmeyen hallerin söz konusu olduğunu ileri sürmüşse de somut olayda böyle bir durum tespit edilemediğini, davacı şirketin talep ettiği çeşitli alacak kalemlerini saydığını, davalı şirket Sağlık Bakanlığı tarafından Covid 19 sebebiyle davalının da aralarında bulunduğu bazı şirketlerin ürettiği ürünlere el konulduğu için sipariş edilen mallatını teslim edilemediğini kusuru olmadığını ileri sürdüğünü, dosyaya sunulan 30.04.2020 tarihli polis memuru tarafından imzalanmış mal satışının geçici olarak durdurulduğuna dair yazının gerekçesinin Gaziantep Valiliği İl Yazı İşleri Müdürlüğü'nün Adana Valiliğine hitaben 20.04.2020 tarih ... sayılı yazısı olduğunun anlaşıldığı, yazı kapsamında; ülkemizin maske, tulum, önlük ve sağlık malzemelerinin tedarikinde sıkıntı yaşanmaması için ilimizde bu ürünlerin kumaşını üreten fabrikaların 20.04.2020 saat 16:00'dan itibaren piyasaya mal satması geçici süre ile yasaklanmış olduğunun görüldüğü ve davalı şirketin Adana'da faaliyet gösterdiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup, Gaziantep ilindeki yasaklamanın ne şekilde etkili olduğu hususu dosya kapsamından anlaşılamadığına ilişkin görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Davacı vekilinin 05.07.2022 tarihli ıslah dilekçesi ibraz ettiği, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL faiz alacağı taleplerini artırarak 3.498,90 TL talep ettikleri görülmüş, dilekçenin bir sureti davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı ... Ltd. Şti ile davalı ... Teknik Tekstil Ltd. Şti arasında "..." alımı konusunda 20/04/2020 tarihli sözleşmenin akdedildiği, sözleşme gereğince 20 gr/m2 toplam 12.500 adet ve 100.000 kg toplam bedeli 300.000,00 USD; 15 gr/m2 toplam 13.000 adet ve 100.375 kg toplam bedeli 307.125,00 USD olmak üzere toplamda 607.125,00 USD bedelli ürünün davalı tarafından davacıya satışı konusunda anlaşma sağlandığı, buna ilişkin davalı şirketin 20/04/2020 tarihli sipariş onay formunun bulunduğu, davacı şirket tarafından anlaşmaya konu ürün bedeline ilişkin olarak 20/04/2020 tarihinde 150.000 USD ödeme yapıldığı, adı geçen davacı şirket tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile 30/06/2020 tarihine kadar teslimi taahhüt edilen ürünün teslim edilmesinin aksi durumda zararları açısından yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, bilahare anlaşma konusu ürünleri ödemeyen davalı şirketin ürün bedeline karşılık peşin aldığı 150.000 USD davacıya 21/07/2020 tarihinde iade ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, davalının edimini yerine getirmediğinden davalıya peşin olarak ödenen ve sonra iade edilen 150.000,00 USD bakımından faiz kaybı, menfi ve müspet zarar, yoksun kalınan kar ve işlerin büyütülmesi, hizmet ve personel alımı yapılması, yeni makine alımı, fiyat farkı ve kaçırılan fırsat sebebiyle uğranılan zararların tazmini talep edilmektedir. Davalı tarafından, Covid-19 Pandemisi sebebiyle Sağlık Bakanlığı tarafından aralarında davalının da bulunduğu bazı şirketlerin ürettiği ürünlere el konulduğu ve bu husustaki kararın 30/04/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği belirtilerek bu sebeple davacının siparişi onaylandığı halde ürünün teslim edilemediği, bunda davalının kusurunun bulunmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Adana İl Sağlık Müdürlüğü'ne yazılan müzekkeremize cevaben gönderilen 18/02/2021 tarihli yazıda, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından 04/03/2020 tarihli İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ ile aralarında cerrahi maskenin de bulunduğu bazı ürünlerin ihracatının ön izne bağlandığı, ancak herhangi bir yasak ve durdurma kararının olmadığı belirtilmiştir. Dosyamız arasında bulunan Tebliğ Tebellüğ başlıklı 2020 tarihli yazı altında polis memuru ve davalı şirketin genel müdür yardımcısına atfen atılmış imzaların bulunduğu, söz konusu yazıda pandemiyle mücadelenin zafiyete uğramaması için firmaların piyasaya mal satışının geçici olarak durdurulduğunun belirtildiği görülmüş, söz konusu yazının emniyet görevlilerince düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti bakımından Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkereye cevaben gönderilen 08/11/2021 tarihli yazıda konuya ilişkin yapılan arşiv araştırmasında İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 21/03/2021 tarih ve ... sayılı yazısına istinaden bahse konu tutanağın görevlilerince davalı şirket yetkilisine tebliğ edildiği bildirilerek yazı ekinde Gaziantep Valiliği'nce Adana Valiliğine hitaben yazılan 20/04/2020 tarihli yazı ile sözügeçen İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün örneği gönderilmiştir. Davacı tarafın talebi, taraflar arasındaki sözleşmeyle davalı tarafından davacıya satışı taahhüt edilen ürünlerin süresinde davacı şirkete teslim edilmediği sebebine dayanmakta olup uyuşmazlığın çözümünde Borçlar Kanununun temerrüde ilişkin hükümlerinin uygulanması gereklidir. 6098 sayılı TBK'nın 212.ve 213.maddelerinde satıcının temerrüdü düzenlenmiş, bu durumda TBK'nın borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Türk Borçlar Kanununun borçlunun temerrüdüne ilişkin "seçimlik haklar" başlıklı 125.maddesinde; “Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme dazmindlı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğun zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, kurşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun "süre verilmesini gerektirmeyen durumlar" 124.maddesinde ise; "1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa" alacaklı tarafından borçluya süre verilmesine gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemelere göre karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının borcun ifasını ve temerrütten doğan zararın giderilmesini talep hakkına sahiptir. Bu durumda alacaklı borçluya uygun bir süre vermek koşuluyla borcun ifa edilmemesinden doğan müspet zararının giderilmesini ya da sözleşmeden dönerek sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan menfi zararın giderilmesini talep konusunda iki ilave seçimlik hakka sahiptir. Söz konusu yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde, taraflar arasında davalı şirketin 100 ton ürünü 2020 yılı Mayıs ayı içinde ve 100 ton ürünü ise Haziran ayı içinde teslim edeceğinin öngörüldüğü, davacı şirketin 25/06/2020 tarihli ihtarnamesiyle davalıdan satışa konu ürünün son teslim tarihi olarak belirlenen 30/06/2020 tarihine kadar teslimini istediği, aksi halde zararın tazmininin isteneceğinin bildirildiği, davacının ihtarnamesinde davalıya ayrıca bir süre verilmediği, TBK'nın 124.maddesi hükmü dikkate alındığında davacı tarafından davalıya süre verilmesini gerektirmeyen bir durumun bulunmadığı, bu sebeple TBK'nın 125.maddesinde belirtildiği şekilde davalı borçluya uygun bir süre vermeyen davacının müspet ve menfi zararlarının tazminini talep hakkının olmadığı, dava dilekçesindeki iddia ve taleplerin değerlendirilmesi sonucunda davacının sözleşmeden dönme yanında menfi ve müspet zararlarının giderilmesini talep ettiği, ancak yukarıda açıklanan gerekçelerle menfi ve müspet zararının giderilmesi talep hakkının bulunmadığı, davalının ise sözleşmeden dönme hükümlerine uygun olarak davacıdan peşin aldığı 150.000,00 USD parayı 21/07/2020 tarihinde davacıya iade ettiği, bu durumda davacının davalıdan peşin olarak ödediği tutar bakımından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edildiği tarihe kadar geçen dönem için faiz talep hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, taraflar arasında davalı tarafından davacıya maske üretiminde kullanılan bir kısım ürünlerin 607.125,00 USD bedelle satışının kararlaştırıldığı, satışa konu ürünlerin 100 tonluk kısmının 2020 yılı Mayıs ayında ve 100 tonluk kısmının ise 2020 yılı Haziran ayında davalı tarafından davacıya tesliminin kararlaştırıldığı, ancak davalı tarafından 2020 yılı Mayıs ayında teslimi gerekli ürünün teslim edilmemiş olduğu, bunun üzerine davacı tarafından davalıya hitaben 25/06/2020 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşmeye konu ürünlerin teslimi için öngörülen 30/06/2020 tarihine kadar teslim edilmesinin ve aksi halde zararlarının giderilmesi için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, davalı tarafından Covid-19 pandemisi sebebiyle getirilen idari yasaklar kapsamında ürün satışının durdurulduğundan bahisle ürünlerin teslim edilemediği savunulmuş ise de dosyamız arasına getirtilen kayıtların incelenmesinde Adana İl Sağlık Müdürlüğü'nün cevabi yazısında maske ve maske üretiminde kullanılan malzemenin satışının durdurulduğuna dair bir düzenlemenin tespit edilemediğinin bildirildiği, yine Adana İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkeremize cevaben gönderilen yazı ekindeki belgelerin incelenmesinde mal satışına ilişkin yasakların Gaziantep Valiliği Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından Adana Valiliğine hitaben yazılmış olduğu ve Adana ilinde faaliyet gösteren davalıyı kapsamadığı, bu sebeple davalının bahse konu yasak sebebiyle edimini ifa edemediğine yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, davacı tarafından keşide edilen ihtarname ile davalıya süresinde edimini yerine getirmemesi halinde zararlarının tazminini talep edeceğinin ihtar edilmesi ve bunun üzerine edimini ifa etmeyen davalı tarafından peşinat olarak ödenen 150.000,00 USD ürün bedelinin 21/07/2020 tarihinde iade etmesi karşısında davalının sözleşmeden dönmüş olduğu, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede menfi ve müspet zararlarının giderilmesi için davalıya edimini ifa etmesi konusunda uygun bir süre verilmesi gerektiği halde bu sürenin verilmemiş olduğu, bu sebeple davacının davalıdan menfi ve müspet zararlarının giderilmesi talep hakkının bulunmadığı, peşinat olarak ödenen ürün bedeli davalı tarafından iade edilmiş ise de davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan söz konusu peşinatı ödediği 20/04/2020 tarihinden bu peşinatın kendisine iade edildiği 21/07/2020 tarihine kadar geçen dönem için avans faizi talep hakkının bulunduğu, ancak davacının döviz alacağı bakımından Türk Lirası cinsinden faiz talep etmiş olduğu nazara alınarak yapılan hesaplamada Merkez Bankasınca 1 yıl ve daha uzun vadeli USD cinsinden döviz alacağına uygulanan faiz oranları üzerinden davacının söz konusu dönem için 654,45 USD işlemiş faiz tahakkuk ettiği, söz konusu döviz cinsinden faiz tutarının dava tarihi olan 09/08/2020 tarihindeki 7,4784 olan USD efektif satış kuruna göre talep edebileceği faiz alacağının (7,4784 X 654,45 USD =) 4.894,23 TL olduğu, davacı tarafın ıslah dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı tutulmak suretiyle 4.498,90 TL faiz alacağının hüküm altına alınmasının talep edilmiş olması karşısında talepten fazlasına karar verilemeyeceğinden davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile faiz alacağı talebinden kaynaklanan 4.498,90 TL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faiz alacağı talebine yönelik fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, davacı tarafın sair alacak kalemlerine ilişkin talebinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE; Faiz alacağı talebinden kaynaklanan 4.498,90 TL alacağın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faiz alacağı talebine yönelik fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, Davacı tarafın sair alacak kalemlerine ilişkin talebinin ayrı ayrı reddine, 2-Alınması gerekli 307,32 TL ilam harcından peşin olarak alınan 85,39 TL ile ıslah harcı olan 60,00 TL olmak üzere toplam 145,39 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 161,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı ve 85,39 TL peşin harç, 60,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 199,79 TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 3.354,75 TL tebligat, bilirkişi ve posta giderinden kabül ve red oranına göre 1.775,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 4.498,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/09/2022 Katip ... Hakim ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/521, K. 2022/795, T. 20.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-521-e-2022-795-k-01ed1846a5a7