İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/148 E. 2025/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/148
Karar No
2025/663
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/148 Esas - 2025/663 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/148 Esas KARAR NO : 2025/663 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle:Davacı, 2018–2019 yılları arasında taraflar arasında C25 hazır beton alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davalıya 30.000 TL bedelli bir çek verildiğini, bu bedel karşılığında davalı tarafından kısım kısım beton teslim edildiğini, ancak 54 m³ C25 hazır betonun eksik bırakıldığını ileri sürmüştür. Eksik ifa nedeniyle davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderildiği, bu ihtara rağmen eksik betonun teslim edilmediği, bu nedenle eksik kalan kısmın aynen ifası ve gecikme nedeniyle tazminat talep edildiği belirtilmiştir. Davacı, alım satım ilişkisinin fatura, ticari defter ve tanık beyanlarıyla ispatlanacağını beyan etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında 23.06.2018 vadeli çek karşılığı C25 beton alımına dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, bu çerçevede 07.04.2018, 28.05.2018, 20.10.2018 ve 21.05.2019 tarihlerinde beton teslimi yapıldığını ve geriye yalnızca 6.450 TL bakiye kaldığını, taraflar arasında betonun metreküp hesabına göre teslim edileceğine dair bir anlaşma bulunmadığını, betonun davacı tarafın talebi ve ihtiyacına göre teslim edilebileceğini, aradan geçen beş yılın sonunda aynen ifa talebinin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, beton fiyatındaki aşırı artış nedeniyle ifa güçlüğü doğduğunu, 27.11.2024 tarihinde 15.180,83 TL ödeme yapılarak borcun sona erdiğini, dava öncesi ihtara da süresinde cevap verildiğini ve 54 m³ C25 beton borcu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın haksız, kötü niyetli ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, bu nedenle reddi gerektiğini savunmuştur. Tüm dosya ve kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, aynen ifa ve gecikme tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında bakiye kalan kısım miktarınca alım satım sözleşmesinin olup olmadığı, var ise eksik ifa olup olmadığı, davalının temerrüte düşüp düşmediği, davacının aynen ifa ve gecikme tazminatını talep etmede haklı olup olmadığı hususundadır. Davacı vekilinin 26.03.2025 tarihli dilekçesi ile taleplerini somutlaştırmış ve 100 TL aynen ifa ve 100 TL gecikme tazminatı talebinde bulunduğunu ileri sürmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde “Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir...” hükmü bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. Maddesi ile sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilir. Somut olayda; Davacı taraf, 2018–2019 yılları arasında taraflar arasında C25 hazır beton alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda davalıya 30.000 TL bedelli bir çek verildiğini, bu bedel karşılığında davalı tarafından kısım kısım beton teslim edildiğini, ancak 54 m³ C25 hazır betonun eksik bırakıldığını, ihtarname gönderildiğini, eksik kalan kısmın aynen ifası ve gecikme nedeniyle tazminat talep edildiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise taraflar arasında 23.06.2018 vadeli çek karşılığı C25 beton alımına dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, bu çerçevede 07.04.2018, 28.05.2018, 20.10.2018 ve 21.05.2019 tarihlerinde beton teslimi yapıldığını ve geriye yalnızca 6.450 TL bakiye kaldığını, taraflar arasında betonun metreküp hesabına göre teslim edileceğine dair bir anlaşma bulunmadığını, aradan geçen uzun süre dikkate alınarak davacının kötüniyetli olduğunu, ifa güçlüğü olduğu, bakiye kalan miktarın ödendiğini, davanın reddine karar verilmesini ileri sürmüştür. Delil olarak sunulan ihtarnameler incelenmiştir. Taraflar arasında 2018 ve 2019 yıllarında beton alışverişi yapıldığı ve bu alışveriş sonrasında davacının 6.450 TL bakiye alacağı kaldığı konularında uyuşmazlık yoktur. Ancak taraflar arasında sonraki dönemde açıkça bir sözleşme yapıldığı tespit edilmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme telefon yoluyla kurulsa da 2019 yılından sonra hangi tarihte bakiye alacak yönünden davacının talepte bulunduğu belli değildir. Bir başka anlatımla davacının talebi beton temini sağlamak olsa da davalıdan alacağı miktara karşılık gelen talebi hangi tarihte ileri sürdüğü, hangi tarihteki beton fiyatlarıyla talepte bulunduğu belli değildir. Davacının talepte bulunduğu 2018 ve 2019 yıllarında da davalının talebi yerine getirmediği yönünde de bir iddia yoktur. Dava açılmadan önce davalının bakiye borcu ödediği anlaşılmıştır. Bakiye kalan miktarca beton talebinde talep döneminin belli olmaması dikkat alınarak davacının teslim edilmeyen beton miktarını (aynen ifayı) ve gecikme tazminatını talep edemeyeceği ancak 6098 sayılı TBK 213 maddesinde belirtilen şekilde zarar talebinde bulunabileceği davacının bu yöndede bir talebinin bulunmadığı görülmekle davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmiştir. (Emsal mahiyetten bkz. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/2512 Esas Ve 2025/375 Karar Numaralı İlamı) HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk sarf ücreti olan 4.700,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına, 5-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/148, K. 2025/663, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-148-e-2025-663-k-6a828410417f