İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/481 E. 2025/745 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/481
Karar No
2025/745
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/481 KARAR NO : 2025/745 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Satımından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07.08.2024 KARAR TARİHİ : 10.11.2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde müvekkilince düzenlenen faturaya konu borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 33.520,57 TL asıl alacak ve 9.518,92 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip borca haksız ve kötü niyetli olarak, takibin sürüncemede bırakılması amacıyla itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, borcun ödenmesi zamanındaki alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceğini, bu nedenle... Adliye'sinin yetkili olduğunu, taraflar arasında iki farklı ofis için yapılan temizlik hizmetleri sözleşmesi gereğince temizlik hizmetlerinin verilmesi hususunda anlaşmaya vardıklarını, ilgili sözleşmelerin 6A maddesine göre "Yüklenici, Sözleşme konusu iş ile ilgili olarak çalıştıracağı personele ait SGK ve Bölge Çalışma Müdürlüğü nezdindeki tüm işlemlerden ve ödemelerden doğrudan sorumludur. Bu konularda İşveren'in herhangi bir yükümlülüğü veya sorumluluğu bulunmamaktadır. Yüklenici talep edilmesi durumunda bu işlemlere ilgili her türlü evrakı gecikmeksizin İşverene ibraz etmek zorundadır." hükmü bulunduğunu, davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, ilgili evrakları müvekkili şirkete ibraz etmediğini, davacının maliyet tablolarında bildirdiği maaş ödemelerininin SGK'da gözükmediğini, çalışanlarının çoğuna ödemelerin elden yapıldığının tespit edildiğini, bu nedenle, müvekkil şirketin sorumlu olmadığı ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, bu bedelin davacı yükleniciye yapılacak olan ödemelerden mahsup edildiğini, bu husus bakımından sorumluluğunu kasten ifa etmeyerek sözleşmeye aykırı davranıldığını, müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, herhangi bir borçlarının bulunmadığını, icra inkar tazminatı talebinin de haksız olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı alacaklının kötü niyetli olması bakımından alacağın %20'sinden az olmamak koşulu ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet (Temizlik) satım sözleşmeleri nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 22.11.2023 tarihinde, davalı aleyhine, 28.09.2021 tarih ve ... nolu 8.961,51.-TL, 31.10.2021 tarih ve ... nolu 8.961,51.-TL, 31.10.2021 tarih ve ... nolu 5.127,28.-TL, 29.11.2021 tarih ve ... nolu 5.127,28.-TL, 29.11.2021 tarih ve... nolu 8.961,51.-TL, 29.11.2021 tarih ve ... nolu 7.947.88.-TL, 29.11.2021 tarih ve ...nolu 826,00.-TL, 08.12.2021 tarih ve...nolu 1.329,58.-TL, 29.12.2021 tarih ve ... nolu 8.961.51.-TL, 29.12.2021 tarih ve ... nolu 7.947,88.-TL, 29.12.2021 tarih ve ... nolu 5.700,80.-TL, 29.12.2021 tarih ve ...nolu 1.062,00.-TL, 29.12.2021 tarih ve ...nolu 1.770,00.-TL, 29.12.2021 tarih ve ... nolu 460,20.-TL bedelli faturalara dayanarak, 33.520,57.-TL asıl alacak, 9.518,92.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.039,49.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 29.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 05.12.2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve yetkiye itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 07.08.2024 tarihinde 43.039,49.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin ve ticari ilişkinin varlığı ile hizmetin teslim edilip edilmediği hususu tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, ver ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde yetkili mahkeme gösterilmediğinden yapılan itiraz HMK.nun 19/2.maddesi gereğince dikkate alınmamıştır. Yine davalı taraf süresinde verdiği cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine de itiraz ederek, Küçükçekmece Adliyesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Taraflar arasında imzalanan ve imzası inkar edilmeyen 01.01.2017 başlangıç tarihli 2 adet sözleşmenin 9/C.maddesinde yetki anlaşması yapılmış olduğundan ve İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığından, HMK.nun 17.Maddesi ile 7.maddesi gereğince bu itirazı yerinde görülmemiştir. Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı yanın kendi ticari defterlerine göre 22.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı yandan 33.520,57 TL alacaklı olduğu, davalı yanın kendi ticari defterlerine göre 22.11.2023 takip tarihi itibariyle davacı yana borç bakiyesinin bulunmadığı, davacının defterlerine kayıtlı olup, davalıda kayıtlı olmayan 7 adet fatura toplamı 21.531,17 TL olup, işbu faturaların ödendiğine dair davalı defterlerinde ödeme kaydı bulunmadığı, davacı yanın kendi ticari defterlerine göre, takibi konu ettiği faturalardan kaynaklı davalı defterlerine kayıtlı olmayan ancak BA formu ile beyanda bulunduğu ve davalının bilgisi dahilinde olan 7 adet faturadan kaynaklı 22.11.2023 takip tarihi itibariyle 21.531,17 TL davalıdan alacaklı olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 9.518,92 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile karşılaştırmalı olarak yapılan incelemede davalının defterlerinde kayıtlı olmayan ancak davacının defterlerinde kayıtlı olan 7 adet faturanın davalı tarafından BA formları ile vergi dairesine bildirildiği, böylece davacı tarafından verilen hizmetin davalı tarafından alındığının anlaşıldığı, davacının rapora itirazının olmadığı, davalı vekilinin ise davacının sözleşmesel edimini yerine getirmediğine ilişkin iddiasını ispatlar hiç bir delil sunulamadığı, bu nedenle 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamış ve davacının davalıdan 21.531,17.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının İstanbul... İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 21.531,17.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (21.531,17.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 4.306,23.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.470,79-TL olup, peşin alınan 519,81-TL harçtan mahsubu ile bakiye 950,98-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dava açılırken yatırılan 519,81 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 469,00-TL, bilirkişi ücreti 7.000,00-TL toplamı 7.469,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 4.797,54-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 21.531,17-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 11.989,40-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 2.312,37 -TL'sinin davalıdan, 1.287,63-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.10/11/2025 KATİP ... ¸e-imzalıdır HAKİM ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/481, K. 2025/745, T. 10.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-481-e-2025-745-k-d9d75de4736a