Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/372 E. 2025/287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2023/372
- Karar No
- 2025/287
- Karar Tarihi
İtirazname No : 2015/249979 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 12. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Ceza SAYISI : 266-64 I. HUKUKÎ SÜREÇ 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi delaletiyle 2863 sayılı Kanun’un 65/1, TCK’nın 62, 52 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.02.2015 tarihli ve 266-64 sayılı hükmün katılanlar vekili ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 09.03.2023 tarih ve 7104-751 sayı ile; "A. Katılanlar vekilinin hakkı olmayan yere tecavüz suçuna yönelik temyiz isteği açısından; hakkı olmayan yere tecavüz suçuna ilişkin kurulan bir hüküm bulunmaması nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B. Katılanlar vekilinin 2863 sayılı Kanuna ayrılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği açısından; 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden katılanların suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin reddine, C. Sanık müdafinin temyiz isteği açısından; mahallinde icra edilen keşif neticesinde dava konusu yerin III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, mahkemece davanın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ihbar edilmediği anlaşılmakla, suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkânı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması nedeniyle sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına," karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 03.05.2023 tarih ve 249979 sayı ile; "...Özel Dairenin karar verilmesine yer olmadığına, katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddine ve bozma kararlarının kaldırılmasına, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, kanundan kaynaklanan hakkını kullanabilmesi amacıyla tevdi kararı verilmek suretiyle gerekçeli kararın tebliği sağlanarak temyiz süresinin başlatılması, temyiz edilmemesi durumunda temyiz davasının yukarıdaki itiraz ve açıklamalar doğrultusunda katılanlar vekili ile sanık müdafisinin temyiziyle sonuçlandırılması; tevdii ve tebliğ sonrası kararın temyiz edilmesi durumunda ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek tebliğname düzenlenmesi sağlanıp, temyiz istemlerinin birlikte ve tek seferde incelenerek temyiz davasının sonuçlandırılması gerektiği," düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 06.07.2023 tarih ve 3849-2452 sayı ile; itirazın kısmen kabulüne, ilamın (A) bendinde yer alan karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar ile, (B) bendinde yer alan temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, ancak hükmün suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilmesi gerektiğinden bozulması gerektiği yöndeki itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığının davadan haberdar edilmemesi ve yokluğunda hüküm kurulması hâlinde Özel Dairece bu nedenden dolayı gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması için dosyanın yerel mahkemeye tevdi edilmesi üzerine, yerel mahkemece yapılan tebligat ile hükümden haberdar olan şikâyetçi Bakanlık vekili tarafından hükmün katılma talebinde bulunularak temyiz edilmesi durumunda, Özel Dairece temyiz aşamasında katılma kararı verilerek hükmün esastan incelenmesinin mümkün olup olmadığının, bu bağlamda şikâyetçi Bakanlığın sanık hakkında açılan kamu davasından haberdar edilmemek suretiyle kamu davasına katılma ve diğer haklarını kullanma imkânının kısıtlandığı gerekçesiyle hükmün bozulmasında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar TCK'nın 66. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin 8 yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Zamanaşımını kesen sebepler ise TCK'nın 67/2. maddesinde sayılmıştır. Buna göre, bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, Hâllerinde, dava zamanaşımı kesilecektir. TCK'nın 67. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kesen bir nedenin bulunması hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak, dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması hâlinde ise son kesme nedeninin gerçekleştiği tarih esas alınacak, dördüncü fıkrası uyarınca da kesilme hâlinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Ceza Genel Kurulunun süreklilik arz eden birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde Mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir. B. Hukuki Değerlendirme Sanığa isnat edilen 2863 sayılı Kanun’un 65/1. cümlesinde yer alan kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz araştırma, kazı ve sondaj yapma suçunun yaptırımı iki yıldan beş yıla kadar hapis; hakkı olmayan yere tecavüz suçunun yaptırımı ise TCK'nın 154/1. maddesi uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir. TCK'nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bu suçların asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, aynı Kanun’un 67. maddesi uyarınca kesintili zamanaşımı süresi ise 12 yıldır. Sanık hakkında dava zamanaşımını kesen en son işlem 17.02.2015 tarihli mahkûmiyet hükmü olup bu tarihten sonra dava zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir neden olmadığı gözetildiğinde, TCK'nın 66/1-e maddesindeki sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin Özel Dairece incelemenin yapıldığı 09.03.2023 tarihinden önce 17.02.2023'te dolduğu anlaşılmaktadır. Eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hâlin, başka bir deyişle, derhâl beraat kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı ve daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali olmadığı da sabittir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının değişik gerekçeyle kabulüne karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının DEĞİŞİK GEREKÇEYLE KABULÜNE, 2- Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesince 17.02.2015 tarih ve 266-64 sayı ile TCK'nın 44. maddesi delaletiyle 2863 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.