Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2022/519 E. 2026/33 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2022/519
Karar No
2026/33
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 107-182

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 39/2-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.03.2019 tarihli ve 327-97 sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 20.06.2019 tarih ve 1869-1864 sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 19.01.2021 tarih ve 1530-200 sayı ile ''...Somut olayda aralarında menfaat çatışması bulunduğu belirlenen, sanıklar ... ve ...’in ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yargılama yapan Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesince 29.04.2021 tarih ve 107-182 sayı ile sanık hakkında kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten TCK'nın 81/1, 39/2-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, bu kararın da sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 15.06.2022 tarih ve11436-5090 sayı ve oy çokluğu ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ...; "...Sanık ...'ın suça konu olayın olduğu iş yerinde garson olarak çalıştığı taraflarla herhangi bir husumetinin bulunmadığı hesap meselesi nedeniyle sanıklardan ... ve maktulün arkadaşları arasında yaşanan tartışmaya dahil olmadığı maktul ve arkadaşlarının iş yerinin karşısında beklemeleri nedeniyle sanık ...'in isteği üzerine sanıklardan ...'ı aradığı sanık ...'ın da diğer sanıklarla birlikte iş yerine geldikleri kavga olayı sırasında ateşli silah veya delici kesici alet kullanılmadığı her ne kadar sanık ...'in önceki olay nedeniyle sanık ... ile maktulün olduğu grup arasında bir kavga çıkacağını öngörebilecek durumda olsa da sanık ...'ın diğer sanıkları telefonla araması ile maktulün ölümü arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı, sanık ...'in kendisinin de telefonla diğer sanıkları arayabileceği, dosyada yer alan HTS kayıtlarının incelenmesinde sanık ...'ın sanık ...'yı 19.08.20 17... :38:47 sanık ... ...'ı saat 01:48:40'da telefonla aramasından önce sanık ...'in saat 01:33:19'da sanık ...'yı telefonla arayarak görüştüğünün tespit edildiği, öncelikli olarak sanık ...'in aracın anahtarını vererek sanık ...'ten diğer sanıkları araçla iş yerine getirmesini istediği sanık ...'in ise araç kullanmayı bilmediğini söyleyerek anahtarı almadığı bunun üzerine ...'in ...'ı aramasını söylediği nazara alındığında sanık ...'in bu arama neticesi diğer sanıkların maktulü öldürecekleri yönünde bir bilgiye yada öngörüye sahip olduğuna dair bir delil bulunmadığı, sanıklarda herhangi bir silah bulunmadığı kaldı ki diğer sanıkların iş yerine gelmesinden sonra da iş yerinin karşısında başka bir iş yeri önünde bekleyen maktul ve yanındakilerin sanıkların bulunduğu masaya gelmeleri ve maktulün küfretmesi üzerine kavganın başladığı nazara alındığında sanık ...'ın diğer sanık ...'ı aramasından sonra sanıkların maktullerin bulunduğu tarafa gidip maktullere saldırmadıkları, mahkemenin kabulüne göre de diğer sanıklar hakkında maktulden kaynaklanan haksız tahrik altında eylemin gerçekleştiğini kabul ederek TCK'nin 29. maddesinin uygulandığı sanık ...'ın bu kapsamda diğer sanıkların maktulü öldüreceklerini bildiği yönünde bir kabulün de söz konusu olmadığı nazara alındığında iş yerinde garson olarak çalışan sanık ...'ın maktulün içinde bulunduğu grup veya diğer sanıklarla herhangi bir husumeti veya iş birliğinin söz konusu olmadığı diğer sanıklarla maktulün öldürülmesi konusunda herhangi bir anlaşma içerisinde olduğu veya sanık ...'in maktulü öldüreceğini bilerek diğer sanık ...'ı telefonla arayarak iş yerine çağırdığına dair dosyaya yansıyan somut, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığından sanık ...'ın maktule yönelik kasten öldürme suçuna bilerek ve isteyerek yardımda bulunduğuna dair cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak yeterli, inandırıcı ve kesin bir delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı suçtan CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği..." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.07.2022 tarih ve 82358 sayı ile; ''...Sanık ...'in önceki tartışma nedeniyle sanık ... ile maktulün olduğu grup arasında bir kavga çıkacağını öngörebilecek durumda olsa da diğer sanıkları telefonla araması ile maktulün ölümü arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı, zira sanık ...'in kendisinin de telefonla diğer sanıkları arayabileceği, ayrıca dosya kapsamında, sanık ...'ın sanık ...'yı 19.08.20 17... :38:47 sanık ... ...'ı saat 01:48:40'da telefonla aramasından önce sanık ...'in saat 01:33:19'da sanık ...'yı telefonla arayarak görüştüğünün tespit edildiği, sanık ...'in bu arama neticesi diğer sanıkların maktulü öldürecekleri yönünde bir bilgiye yada öngörüye sahip olduğuna dair bir delil mevcut olmadığı, sanıklarda herhangi bir silah bulunmadığı gibi kavganın, sanık ... tarafından telefonla çağrılan sanıkların iş yerine gelmesinden sonra iş yerinin karşısında bekleyen maktul ve yanındakilerin sanıkların bulunduğu masaya gelmeleri ve maktulün küfretmesi üzerine başladığı, mahkemenin kabulünün de sanıkların eylemlerinin maktulden kaynaklanan haksız tahrik altında gerçekleştiği yönünde olduğu, bu durumda, sanık ...'ın diğer sanıkların maktulü öldüreceklerini bildiğine veya maktulün öldürülmesi konusunda herhangi bir anlaşma içerisinde olduğuna ve sanık ...'in maktulü öldüreceğini bilerek diğer sanık ...'ı telefonla arayarak iş yerine çağırdığına dair aleyhine cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı herhangi bir delil mevcut olmadığı gibi, TCK'nın 39. maddesi kapsamında suça yardım mahiyetinde başkaca bir eyleminin de bulunmadığı anlaşıldığından, atılı suçtan CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu...'' düşüncesiyle itiraz yoluna başvurulmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 03.10.20 22... -7579 sayı ve oy çokluğu itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU İnceleme dışı sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme, sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçuna yardımdan verilen mahkumiyet hükümleri Özel Dairece temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanmasına karar verilmek suretiyle kesinleşmiş olması sebebiyle itirazın kapsamına göre inceleme; sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın maktule yönelik gerçekleştirilen kasten öldürme suçuna TCK’nın 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla iştirak edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin olup müzakere sırasında bazı kurul üyelerince eksik araştırma ile karar verilip verilmediğinin de tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine öncelikle bu husus değerlendirilmiştir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya muhteviyatından; Otopsi raporunda; maktulün ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa tası kemik kırıkları ile birlikte gelişen yaygın beyin kanaması sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Başkanlığı'nın 16.01.2019 tarihli raporunda; maktulün 19.08.2017 tarihinde maruz kaldığı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun, ölüm olayında maruz kaldığı darp olayına bağlı yaralanması dışında başkaca bir ortak neden bulunmadığının belirtildiği, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 28.09.2018 tarihli raporunda; maktulün sağ elinden tespit edilen bir adet tırnak parçası ile sanıklara ait DNA profilleri kıyaslandığında, inceleme dışı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'e ait DNA profilleri içermediği, ancak sanık ...'a ait DNA profili içerdiğinin tespit edildiği, Dosyada yer alan iletişim kayıtlarının incelenmesinde; sanık ...'ın suç tarihinde inceleme dışı sanık ...'yı saat 01.38.47, inceleme dışı sanık ... ...'ı ise saat 01.48.40'da telefonla aradığı, inceleme dışı sanık ...'in suç tarihinde saat 01.33.19'da inceleme dışı sanık ...'yı telefonla arayarak görüştüğünün tespit edildiği, Anlaşılmaktadır. Katılan ...; maktulün abisi olduğunu, olay günü abisi olan maktul, maktulün eşi ..., çocukları, abisinin arkadaşları ..., ..., kendi eşi ... ve eşinin patronu ... ile ...'nın çocukları ile birlikte ... Beach içerisinde bulunan ... Evine giderek garsonların birleştirdikleri masada yemek yediklerini ve eğlendiklerini, masaya bardak gelmeyince tanık ...'un ''Bunu elimizle mi içecez'', sonrasında da ''Hesabı getirin neyse verelim'' dediğini, o arada garson ...ile tartıştıklarını, inceleme dışı sanıklar ..., ... ve tanık ...'nın sahneye yakın kısımda aynı masada birlikte oturduklarını, tanık ...'nın masadan kalkarak tanık ...'in koluna girerek uzaklaştırdığını ve ''Hesap nedeniyle tartışmayın'' dediğini, o sırada inceleme dışı sanık ...'in de geldiğini, inceleme dışı sanık ...'in " Sizinle yarın görüşeceğiz " dediğini, hesabı ödeyerek eşini, yengesini ve çocuklarını alıp ayrıldığını, abisi ve arkadaşlarının ise mekanda kaldığını, sanıklardan şikayetçi olduğunu, Tanık ...; olay günü arkadaşlarıyla ... Kafe'de olduğunu, inceleme dışı sanık ...'i öncesinde tanıdığını, inceleme dışı sanık ...'in işletmede kendilerine yakın bir masaya oturduğunu sonrasında bu masaya tanımadığı bir grubun oturduğunu, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...'in bulunduğu masaya dışarıdan bir grubun geldiğini ve tartışmaya başladıklarını, tartışmanın kavgaya dönüştüğünü, kavga esnasında sandalyelerin atıldığını gördüğünü, kimin kime vurduğunu görmediğini, Tanık ... savcılıkta şüpheli sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde; sanıkları tanıdığını, olay günü kavga esnasında inceleme dışı sanık ...'in yanında inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...'nın olduğunu, maktulün inceleme dışı sanık ... ve yanındakilerin darbeleriyle öldüğünü, inceleme dışı sanıklardan ...'nın da elinde sandalye ile karşı gruba saldırdığını gördüğünü, Tanık ...; olay anını görmediğini ancak inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... ile tanımadığı bir grubun kendilerine saldırdığını, kendisinin kaçarak olay yerinden uzaklaştığı, Tanık ...; olay anını görmediğini ancak inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... ile tanımadığı on on beş kişinin kendilerine saldırdığını, kendisinin kaçarak olay yerinden uzaklaştığı, Tanık ...; kavga olayından önce maktul ve ailesinin hesap yüzünden işletmedeki garsonlarla tartıştıklarını, tartışma esnasında orada bulunan inceleme dışı sanık ...'in maktul ve yanındakilere "Hesabı ödeyin lan" diye bağırdığını, daha sonra kendisinin olay yerinden uzaklaştığı, İnceleme dışı sanık ...; olay günü maktulün maktulün "Hepinizin a.... k....m" demesi üzerine tanımadığı müşterilerin kendisine saldırdığını, müşteki ...'in kendilerine sandalye attığı için kendisinin de ... ile mücadele ettiğini, yanında inceleme dışı sanık ...'ın da olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, İnceleme dışı sanık ...; ... Kafe'nin önünde kavga çıktığını gördüklerini, yanında bulunan inceleme dışı sanık ... ile olay yerinden uzaklaştıklarını, kavgaya karışmadıklarını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, İnceleme dışı sanık ...; olay günü ... Kafe'nin önünde kavga çıktığını gördüklerini, yanında bulunan inceleme dışı sanık ... ile olay yerinden uzaklaştıklarını, kavgaya karışmadıklarını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, sanık ...'ı önceden tanıdığını, sanık ...'in olay günü kendisini aradığını hatırladığını, İnceleme dışı sanık ...; kendisinin inceleme dışı sanık ... ile birlikte ... Kafe isimli işyerinde oturdukları sırada maktulün arkalarında tuvaletini yapmaya başladığı ve bağırdığı, müşteki ...'in kendilerinin bulunduğu masaya sandalye fırlattığını, kendilerine atılan sandalyeyi alarak müşteki ...'ye doğru attıklarını, olay yeri kalabalıklaşınca inceleme dışı sanık ...'i de alarak olay yerinden uzaklaştığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, İnceleme dışı sanık ...; maktul ve yanındakilerin işletmesinde hesap meselesi yüzünden tartıştıklarını, daha sonra hesabı ödeyerek işletmeden çıktıklarını, maktul ve yanındakilerin işletmenin karşısında bulunan ... Restorantın önünde kalabalıklaşarak konuştuklarını, daha sonra kendisinin işlettiği işletmeye gelerek küfürler edip masaları devirdiklerini, müşteriler ile bu şahıslar arasında kavganın çıktığını, kimin kime vurduğunu görmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'a inceleme dışı sanıklar ... ve ...'i çağırmasını söylemediğini, İfade etmişlerdir. Sanık ... kollukta; ... Evinde yaklaşık dört aydır garson olarak çalıştığını, olay günü akşam saatlerinde daimi müşterilerinden olan maktulün kardeşi ...'un tek başına geldiğini ve her zamanki oturdukları yer olan bahçe kısmında bulunan ağaç altındaki masaya oturduğunu, bir müddet sonra ...'un oturduğu masaya, maktul ..., üç bayan, küçük çocuklar ve tanımadığı iki erkek şahsın da geldiğini, maktulün bulunduğu masa ile ...isimli garsonun ilgilendiğini, ...'e masada oturan ... ve maktulün bir şeyleri bahane ederek sürekli küfür ettiklerini, kendisinin ...'e edilen küfürleri duyduğunu, masada oturanların hesabı istediklerini ve ...'in hesabı götürdüğünü, alkollü olan iki şahsın hesabı görünce hesaba itiraz ettiklerini, sonrasında ise ...'e hitaben ''Sen git patronun müdürün gelsin'' dediklerini, ...'in ise ''Patronum şu an gelemez, hesaptan patronumun haberi var, kendisi sahnede olduğu için gelemez'' şeklinde cevabı üzerinen bu iki şahsın ayağa kalkarak ...'e ''Senin a.... K....m'' , yanında bulunan diğer şahsın ise arkadaşına hitaben ''Bir o.... çocuğu için niye moralimizi bozuyorsun...'' diye bağırdığını, daha sonra yan masadan tanımadığı bir erkek şahsın gelerek küfür eden bu şahısların koluna girerek sakinleştirmek için dışarı çıkardığını, bu sırada hesabı bu iki şahıstan birinin ödediğini ve maktul ve kardeşi ... 'un eşleri ve arkadaşlarıyla birlikte işyerinden çıkarak gittilerini, ancak maktul ve yanında bulunan iki arkadaşının işyerinin karşısında bulunan ... Restaurantın hemen önünde beklemeye başladıklarını ve bir müddet sonra da sayılarının artmaya başladığını, kendisinin bu sırada işyerinin arkasında olduğunu, tahmini saat 02.00 sıralarında dışarıdan yüzlerini seçemediği beş altı kişilik bir grubun işyerine saldırdıklarını, kimin kime saldırdığını görmediğini, saldırının maktul ve iki arkadaşının bulunduğu bölgeden geldiğini, olay anında ve gün içerisinde inceleme dışı sanıklar ..., ..., ... ve ...'ı görmediğini, olaya karışıp karışmadıklarını, maktule kimin saldırdığını ve vurduğunu görmediğini, Savcılık beyanında farklı olarak; olaydan sonra inceleme dışı sanıklar ... ve ... ile olayla ilgili kimin isminin geçip geçmediğini söylemek için konuştuğunu, olaydan on dakika önce de inceleme dışı sanıklar ..., ..., ... ve ...'i işyerinde gördüğünü, Sorgudaki beyanında farklı olarak; kavganın maktulün olduğu grup ile inceleme dışı sanık ... ve arkadaşları arasında çıktığını, inceleme dışı sanık ...'in eğlenmek amacıyla işletmede olduğunu, kavgadan önce de ...'in yanında inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...'ı gördüğünü, olaydan yaklaşık on beş dakika önce inceleme dışı sanık ...'i aradığını, inceleme dışı sanık ...'in kendisine "Git, arabaya bin, ..., ... ve ...'ı al işletmeye getir, patronun bu husustan haberi var." dediğini kendisinin de inceleme dışı sanık ...'e "Ben araç kullanmayı bilmem, gitmeyeceğim" şeklinde cevap verdiğini ve inceleme dışı sanık ...'in telefon numarasını alarak ...'ı aradığını ve kendisine söylenen şekilde işletmeye çağırdığını, Mahkemedeki beyanında farklı olarak; olay yerine önce katılan ...'un geldiğini kendisi ile sohbet edip sigara aldırmasını istediğini, kendisinin de işleri bitince alacağını söylediğini, sonrasında masaya maktul, eşi, katılan ...'un eşi ve başka bir bayanın daha geldiklerini, onlarla diğer garson ...'in ilgilendiğini, kendisinin de arada masaya kül tablasını değşitirmeye gittiğini, inceleme dışı sanık ...'i iş yerine gelmeleri için aramadığını, inceleme dışı sanık ...'in inceleme dışı sanıkların geleceğini söylemesi üzerine inceleme dışı sanık ...'i gelirken kendisine sigara getirmesini söylemek için aradığını, Savunmuştur. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 24.12.2025 tarihli ve 156-600, 21.04.2025 tarihli ve 196-181, 16.04.2025 tarihli ve 173-166 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: 1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır. 2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme de; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. 1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, Olarak sayılmıştır. 2- Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklinde belirtilmiştir. Diğer taraftan, amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, suçun işlenmesi ile bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmı gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Şu hâlde, isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira, kabili te'lif olmayan şüphe ve gerçeğin yan yana mevcudiyeti üzerinden salt bir kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kurallarına uygun olduğu söylenemeyeceği gibi maddi gerçekliğin bütünüyle ortaya çıkarıldığı da ileri sürülemeyecektir. B. Hukuki Değerlendirme Olay günü maktulün ailesi ve tanıklar ..., ... ile birlikte ... Kafeye eğlenmeye için gittikleri, gelen hesap üzerine garson ... ile tartışma yaşandığı, olay yerinde bulunan inceleme dışı sanık ...'in maktulün bulunduğu masaya ''Ödeyin lan hesabı'' demek suretiyle müdahale ettiği, hesabın ödenmesinin ardından maktulün kardeşi ...'un masadaki kadınları ve çocukları alarak kafeden ayrıldığı, maktul, tanıklar ... ve ... ile müşteki ...'in ise kafenin karşısında beklemeye başladıkları, maktulün yanında bulunan kişilerin sayısının artması üzerine inceleme dışı sanık ...'in sanık ...'a inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...'i aracı ile alıp gelmesini söylediği, sanık ...'in araç kullanmayı bilmediğini söylemesi üzerine inceleme dışı sanık ...'in isteği ile inceleme dışı sanıklardan ...'i arayarak olay yerine çağırdığı, olay yerine gelen inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...'in inceleme dışı sanık ...'in masasına oturdukları, bir süre sonra maktulün sanıkların oturdukları masanın arka kısmına küçük tuvaletini yapmak için pantolonunun fermuarını açmak için durduğu sırada "Hepinizin a.... k...m efeler hadi ortaya çıkın" dediği, bunun üzerine inceleme dışı sanıklar ..., ..., ... ve ...'in maktulün yanına giderek konuşmaya çalıştıkları, konuşmanın kavgaya dönüşmesi üzerine inceleme dışı sanıklardan ... ve ...'nın maktule olay yerinde bulunan plastik sandalyeler ile vurarak maktülün künt kafa travmasına bağlı kafa, kafa tası kemik kırıklarıyla birlikte gelişen beyin kanaması sonucu ölümüne neden oldukları, inceleme dışı sanıklar ... ve ...'in ise aktif bir eylemde bulunmadan asli fail olan inceleme dışı sanıklardan ... ve ...'nın yanında bulundukları olayda; Olayın meydana geldiği kafede garson olarak çalışan, olayın tarafları ile herhangi bir husumeti ya da iş birliği bulunmayan sanık ...', olay gecesi gerek küllük bırakmak gerek maktulün bulunduğu grubun rahat oturmaları için masaların birleştirilmesine yardım etmek suretiyle maktulün bulunduğu masayla ilgilenmiştir. Dolayısıyla maktulün sağ elinden tespit edilen bir adet tırnak parçasında sanık ...'e ait DNA profiline rastlanılmış olmasının sebebinin bu durum olma ihtimali mevcuttur. Kaldı ki suç aleti olarak kullanılan plastik sandalyelerden alınan örneklerde sanık ...'de dahil mahkûmiyet hükümleri onanmak suretiyle kesinleşen sanıklara ait DNA profillerinin eşleşmediği tespit edilmiştir. Olay gecesi inceleme dışı sanık ...'in isteği üzerine inceleme dışı sanık ...'ı arayan sanık ...'in diğer sanıkları telefonla araması ile maktulün ölümü arasında doğrudan illiyet bağı bulunmamaktadır. Dosyada yer alan iletişim kayıtlarında sanık ...'in inceleme dışı sanık ...'yı saat 01.38.47'de, inceleme dışı sanık ... ...'ı saat 01.48.40'da aramasından önce inceleme dışı sanık ...'in saat 01.33.19'da inceleme dışı sanık ...'yı arayarak görüştüğü tespit edilmiştir. Sanık ...'in inceleme dışı sanıkları ararken maktulü öldürecekleri yönünde bir bilgiye sahip olduğuna dair dosyaya yansıyan somut, kesin ve inandırıcı bir delil olmadığı gibi dosya kapsamı itibarıyla bu hususun ortaya çıkarılmasını sağlayarak nitelikte araştırılması gereken bir durum da bulunmamaktadır. Kavganın, maktulün inceleme dışı sanıkların bulunduğu masaya gelerek uygunsuz tavırlar sergilemesi ve küfretmesi üzerine başladığı ve kavga sırasında ateşli silah veya delici kesici alet kullanılmadığı hususları da birlikte değerlendirildiğinde; maktulün öldürülmesinde icrai bir hareketi bulunmayan, faillerin suç işlemesini engellemek bakımından bir sorumluluğu olmayan, sair surette faillere yardım etmek suretiyle maktulün ölümü ile illiyet bağı bulunduğu hususu kanıtlanamayan sanığın, asıl failin talimatıyla inceleme dışı sanıkları telefon ile araması yönündeki eyleminin, asıl failin eylemine nedensellik anlamında bir katkı sağlamadığı ve kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştiraki oluşturmayacağı, sanığın isnat edilen suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Ceza Genel Kurulu Üyesi ise; sanığın suça yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin sabit olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, 2-Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.06.2022 tarih ve 11436-5090 sayılı onama kararının sanık ... yönünden KALDIRILMASINA, 3- Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarih ve 107 -182 sayılı hükmün, sanık ...'a isnat edilen suçun sabit olmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihli birinci müzakerede ön sorun bakımından karar için yeterli çoğunluk sağlanamadığından 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle, asıl uyuşmazlık konusu yönünden 24.12.2025 tarihli müzakerede karar için yeterli çoğunluk sağlanamadığından 14.01.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/519, K. 2026/33, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2022-519-e-2026-33-k-28f66032c095