Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/839 E. 2026/3115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/839
Karar No
2026/3115
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3477 E., 2025/2784 K. DAVA TARİHİ : 26.12.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 66. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/694 E., 2024/526 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.04.2008 tarihinden itibaren davalı Kurumda bilgisayar programcısı olarak çalıştığını, 21.01.2016 tarihinde İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına atandığını, 12.07.2016 tarihine kadar daire başkanı ünvanı ile çalıştığını, 13.07.2016 tarihinde işverenden görev değişikliği talebinde bulunduğunu, davacının 13.07.2016 tarihinde mühendis olarak atamasının yapıldığını ve bu statüde çalışmaya devam ettiğini, görev değişikliği nedeniyle gerçekleşen atama sürecinde çalışma kesintisi olmadığını, herhangi bir yeni sözleşme ya da belge imzalanmadığını, iş sözleşmesinin geçerliliğini koruduğunu, buna rağmen davalı Kurumun davacının ilk defa ataması gerçekleşmiş gibi 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (666 sayılı KHK) kapsamında ödeme yapmaya başladığını, özlük ve mali haklarının işe başladığı ilk pozisyonundaki haklarından daha aşağı düşürüldüğünü, mühendis kadrosuna atanma işleminde ataması ilk kez yapılan personel gibi değerlendirilerek kazanılmış hak kavramına aykırı davranıldığını, uyuşmazlığa uygulanacak amir hükmün uygulanmasına yönelik yayınlanan Devlet Memurları Genel Tebliği (Seri No: 161)'nin E bendinin 1. maddesinde "Bu tarihten (15/01/2012) sonra herhangi bir nedenle kurumlarında (kurul başkan ve üyeliklerinden kurum kadrolarına dönenler dahil) kadro veya pozisyon unvanları değişenlerin, mali ve sosyal hakları hakkında, kurumlarında görev yaptıkları sürece 02/11/2011 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin aynı usul ve esaslar çerçevesinde uygulanmasına devam olacaktır." şeklinde açık ifadeye bulunduğunu, 21.01.2016 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 9/a hükmünün "Personelin ücreti 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatı ile Kurumda işe ilk giriş tarihi itibarıyla tâbi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda ödenir." şeklinde olduğunu, davacının hâlen bu sözleşmeye göre çalıştığını, ataması ilk defa yapılan personel olmadığını, davalı Kurumun davacının özlük hakları ile eksik ücret ödemelerine ilişkin yaptığı hukuka aykırı işlemin farkına vardığını, davacıya Ocak 2023 tarihinden itibaren özlük ve mali haklarını düzenleyip Maliye Bakanlığı tarafından 01.01.2012 tarihinde 666 sayılı KHK ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'lerin uygulanmasına yönelik yayınlanan Devlet Memurları Genel Tebliği (Seri No: 161)'nin E bendinin 1. maddesini uygulayarak ücret ödediğini ileri sürerek mali ve özlük haklarının hangi yasa ve yasalara göre ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı Kurumda bilgisayar programcısı olarak 15.04.2008 tarihinde göreve başladığını, ücreti, mali ve sosyal haklarının davalı Kurumun Yönetim Kurulu'nun 31.12.2008 tarih ve 2008/48 sayılı kararı kapsamında belirlendiğini, davacının Yönetim Kurulu'nun 21.01.2016 tarihli kararı ile İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı olarak atandığını, 13.07.2016 tarihinde de kendi isteğiyle bu görevden istifa ederek, mühendis olarak atanmasına karar verildiğini, davacının son iki göreve 375 sayılı KHK'nın Ek 11. maddesinin (c) ve (ç) bentlerinin yürürlüğe girdiği 15.01.2012 tarihinden sonra atanması sebebiyle gerek son pozisyonu olan mühendislik gerekse de daire başkanlığı pozisyonunda ücret, mali ve sosyal haklarının “ilk defa ve yeniden” atama kapsamında 375 sayılı KHK'nın Ek 11. Maddesinin (c) ve (ç) bentlerine göre belirlendiğini, davacının taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Maliye Bakanlığı tarafından 01.01.2012 tarihinde 6 66... sayılı KHK'ların uygulanmasına yönelik Devlet Memurları Genel Tebliği'nin E bendinin 1. maddesinin yayınlandığı, uyuşmazlık konusundaki 01.01.2012 tarihli Devlet Memurları Genel Tebliğ (Seri No: 161)'in E bendinin 1. maddesinin amir hükmünde "Bu tarihten (15/01/2012) sonra herhangi bir nedenle kurumlarında (kurul başkan ve üyeliklerinden kurum kadrolarına dönenler dahil) kadro veya pozisyon unvanları değişenlerin, mali ve sosyal hakları hakkında, kurumlarında görev yaptıkları sürece 02/11/2011 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin aynı usul ve esaslar çerçevesinde uygulanmasına devam olacaktır." şeklinde uygulamanın nasıl yapılacağının belirlendiği, davalı Kurum tarafından Şubat 2023 ayına ait ücret ödemesinde ücret bordrosunda ilave ücreti ödemesi adı altında davacıya Ocak 2023 ayındaki ücret farkının yatırıldığı, davalı Kurum tarafından ilgili mer'i hukuk hükümleri uygulanarak ücret bordrosunda işçinin ücret sistemine tabi olduğu yasa kısmına "666 öncesi" ibaresinin eklendiği ve sorunun giderildiği, somut davanın ise Aralık 2023 tarihinde açıldığı, davalı Kurumun Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan Devlet Memurları Genel Tebliğine uygun davranmaya başladığı, öncesine ilişkin eksik ücret ödemesi iddiasının ... 29. İş Mahkemesinde açılan davada görüldüğü ve ücret talebinin iş bu dava konusu olmadığı, şu hâlde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davacı mühendis olarak atandığında davacı ile davalı işveren arasında yeni bir sözleşme yapılmadığını, yapılan işlemin yalnızca davacının eski görevine dönmesine yönelik olduğu ve görevde hiçbir kesinti olmadığı hâlde davalı Kurum tarafından davacı hakkında ilk defa ataması gerçekleşmişcesine 3 75... sayılı KHK kapsamında ödeme yapılmaya başlandığını, davacının özlük ve buna bağlı olarak mali haklarının işe başladığı ilk pozisyonundaki haklarından daha da aşağı belirlenerek ihlal edildiğini, 2. Davacının mali ve özlük haklarının 3 75... sayılı KHK dikkate alınarak belirlenemeyeceğini, bu doğrultuda müvekkilin görev değişikliği öncesinde yapılmış iş sözleşmesi kapsamında ve 2008/48 sayılı Yönetim Kurulu kararı da dikkate alınarak özlük haklarının belirlenmesi gerektiğini, 3. Davalı Kurum tarafından 2023 yılı şubat ayı bordrosunda yapılanan 22.601,40 TL ilave ücret ödemesinin davacının 21.01.2016 tarihinden itibaren eksik hesaplanan mali haklarını karşılığını tam olarak karşılayıp karşılamayacağı hakkında değerlendirmenin Mahkemece yapılmadığını, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, davalı tarafından sunulan bordrolara göre davacıya 2023 Şubat ayı ücreti dışındaki hiçbir ücretine ilave ek ücret ödemesi yapılmadığını, Şubat 2023 öncesi düzenlenen tüm ücret bordrolarının "666 sonrası" şeklinde düzenlendiğini, 4. Davacı ile aynı durumda olan iki çalışana dair bordroların istenmesi talebinin karşılanmadığını, söz konusu iki çalışana ücret ve özlük hakları yönünden farklı işlem yapılırken davacıya farklı işlem yapılmasının ayrımcılık yasağına aykırı olduğunu, 5. Gerek davalı tarafından ödenen ilave ücret bakımından gerekse toplanması istenilen deliller bakımından eksik inceleme yapıldığını, davacının bu karar doğrultusunda uğradığı mağduriyetin sürdüğünü, 6. Davacı tarafça daha önce açılan ... 29. İş Mahkemesinin 2020/664 Esas sayılı dosyasının bu davada ileri sürülen taleplerle bir benzerliği olmadığını, ... 29. İş Mahkemesi 2020/664 Esas sayılı dosyasında davacıya Temmuz 2016-Eylül 2020 tarihleri arasındaki eksik ödenen ücretlerin istendiğini, tespit içeren herhangi bir talebin ... 29. İş Mahkemesi 2020/664 Esas sayılı dosyasında bulunmadığını, somut dava ile talep edilenin ise davacının 666 sayılı KHK öncesine göre ücret alması gerektiğinin tespiti olduğunu, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddi kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından ücretinin hangi yasa veya yasalara göre ödenmesi gerektiğinin tespitine yönelik açılan davada, davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/839, K. 2026/3115, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-839-e-2026-3115-k-ec987b6d4a00