Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/599 E. 2026/3175 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/599
- Karar No
- 2026/3175
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/210 E., 2025/2270 K. DAVA TARİHİ : 11.10.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/668 E., 2023/838 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı bakımından reddedilen ve temyize konu edilen miktar, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.07.2015-22.07.2022 tarihleri arasında davalı nezdinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığının ödenmemesi ve davalı Şirketin bölge sorumlusu tarafından müvekkiline hakaret edilmesi nedeniyle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı olarak sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle yıllık ücretli izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücret alacağı yönünden tanık beyanlarına göre seçenekli hesaplama yapıldığı, davacı tanıkları K.A. ile İ.T.U'nun beyanlarına göre hesaplanan seçeneğin esas alınması gerektiği, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazının yerinde bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle yıllık ücretli izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasına dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, b. Beyanlarına itibar edilen davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalışmadıklarını, beyanlarına çalışma süreleri ile sınırlı olarak itibar edilmediğini, c. Faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, ç. Fazla çalışma ücretinin davacının aylık ücretine dâhil olduğunu, d. Uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu, e . Fazla çalışma ücretinin hatalı hesaplandığını, f. Davacının mağaza sorumlusu olarak kendi çalışma düzenini belirlediğini, fazla çalışma ücretine hak kazanamayacağını, g. Davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını ileri sürmüştür. 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile davacının fazla çalışma ücret alacağının ispat ve hesaplanmasına ve hükmedilen faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, B. Davalı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.