Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/404 E. 2026/2561 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/404
Karar No
2026/2561
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2296 E., 2025/2523 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/262 E., 2025/358 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.2016-28.11.2019 tarihleri arasında davalı Şirkette .. .. Bölge müdürü olarak çalıştığını, müvekkilinin haksız işten çıkartılması akabinde işe iade davası açtığını ve işe iadesine karar verilerek kararın kesinleştiğini, alacaklarına her ne kadar faiz işletilse de ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle işlemekte olan faizin hayatın gerçekleriyle örtüşmediğini ve bu nedenle munzam zarar talep ettiklerini iddia ederek kıdem tazminatı farkı, kıdem tazminatı artış farkı, işe iade davasında hükmedilen ücret ve tazminatın brüt net farkından doğan alacak, munzam zarar, fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.09.2016-28.11.2019 tarihleri arasında .. .. Bölge müdürü olarak müvekkili Şirket bünyesinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının munzam zarar talebinin muhatabının müvekkili Şirket olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.09.2016-28.11.2019 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı, davalı işverene karşı işe iade davası açtığı ve işe iadesine karar verildiği, davacının usulüne uygun müracaatı üzerine işverence işe başlatılmadığının anlaşıldığı bu nedenle 4 aylık sürenin kıdem süresine eklendiği, davacının kıdem tazminatı tavan üzerinden hesaplandığı, davacının işyerinde tavan uygulaması bulunmadığı yönündeki itirazları yerinde görülmediği, 4 aylık sürenin eklenmesi ile yapılan hesaplamayla tespit edilen bakiye kıdem tazminatının hüküm altına alındığı, Bursa 5. İş Mahkemesi kararında iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağına ilişkin miktarların brüt olarak belirtildiği, verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Mahkemenin işe iade davasındaki tespit hükmü ile bağlı olduğu ve davacının talebinin yerinde olmadığı, işe iade davasında tespit edilen kalemler nete çevrilerek yapılan ödemenin mahsubu ile fark alacağın hüküm altına alındığı, yerleşik uygulamada alacaklara faiz işletilmesi gözetilerek munzam zarar talebinde bulunulamayacağı kabul edildiğinden talebin reddine karar verildiği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından görgüye dayalı fazla çalışma tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının munzam zarar talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği, davacının iş güvencesi tazminatıyla boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının Bursa 5. İş Mahkemesinin 2020/57 Esas, 2021/267 Karar sayılı kararıyla belirlenerek kesinlik kazandığı, belirlenen bu miktarın hatalı olduğuna ilişkin iddianın dinlenme imkânı olmadığı ve bu talebin reddi gerektiği hâlde taleple bağlı kalınarak alacağın kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığı ancak davalı tarafça bu husus istinaf konusu yapılmadığından eleştirilmekle yetinildiği, davacının haftalık 45 saati aşan çalışmasının usulünce kanıtlanamaması nedeniyle talebin reddedilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Munzam zarar talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, 2. İşe iade davasındaki taleplerin bilirkişi raporunda net olarak hesaplanmasına karşın Mahkeme hükmünde sehven brüt olarak belirtildiğini, müvekkilinin net-brüt farkından mağduriyetinin doğduğunu, 3. Tanık beyanlarının iddialarını destekler nitelikte olduğunu, fazla çalışma alacağının reddedilmesinin hatalı olduğunu, 4. Kıdem tazminatı tavanı uygulaması olmayan işyerinde sözleşme hükmüne öncelik tanınarak tazminatın belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kıdem tazminatı farkı, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının net-brüt ayrımından kaynaklanan fark alacak, fazla çalışma alacağı ile munzam zarar taleplerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/404, K. 2026/2561, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-404-e-2026-2561-k-7e9ec59d7bd3