Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/544 E. 2026/2510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/544
Karar No
2026/2510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3776 E., 2025/2001 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nallıhan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/1 E., 2024/598 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 08.10.2025 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen miktar dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de işçinin çalışma süresi, iddia edilen ücret, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 08.10.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda asıl karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde yer altı maden işçisi olarak çalıştığını, 30.06.2020 tarihinde iş sözleşmesinin geçersiz olarak feshedildiğini, işveren tarafından kıdem tazminatına yönelik bir miktar ödeme yapıldığını, diğer alacaklarına yönelik ödeme yapılmadığını, yapılan kıdem tazminatı ödemesinin eksik olduğunu, fesih bildirimi sürelerine uyulmadığını, davalı işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinde yer altında çalışanlara asgari ücretin iki katı ücret ödeneceğinin belirtildiğini, ayrıca sosyal hak ve primlerin söz konusu olduğunu, müvekkilinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklarının doğduğunu, yıllık izinlerini kullanmadığını, fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde yaptığı çalışmaların karşılığının eksik ödendiğini ya da hiç ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, toplu iş sözleşmesi fark alacağı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve yetki itirazında bulunduklarını, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, ihbar tazminatı talep edilmesinin mümkün olmadığını, işyerindeki faaliyetin kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, hukuken işyeri devri söz konusu olduğunu, işyerine gitme, giyinme ve hazırlanma sürelerinin fazla çalışma kapsamında sayılmasının mümkün olmadığını, üçlü vardiya düzeninde yapılan çalışmalarda fazla çalışma olmayacağını, davacının tüm işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerindeki hizmet süresinin 08.08.2005-30.06.2020 tarihleri arasında 14... ay 22 gün olduğu, kıdem tazminatının dava açılmadan önce eksiksiz ödendiği anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddinin isabetli olduğu; fesih bildiriminin tanzim tarihi 05.05.2020 olmakla birlikte davacıya tebliğ edildiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, 14.05.2020 tarihli dilekçe içeriğinden davacının fesih bildirimini bu tarihte öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının kıdemine göre ihbar önelinin 8 hafta (56 gün) olması gerekirken eksik önel verildiği, ihbar önelinin bölünmezliği ilkesi uyarınca eksik önel verilmesinin verilen öneli geçersiz hâle getirdiği ve davacının ihbar tazminatına hak kazandığı; bilirkişi raporunda hizmet süresi ile tazminata esas ücretin isabetli şekilde belirlendiği; yıllık izinlerin büyük bölümünün kullandırıldığı, kullandırılmayan izin ücreti ile genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin dava açılmadan önce eksiksiz ödendiği, davacının puantaj kayıtlarında çalışıldığı anlaşılan günler dışında kalan hafta tatili günlerinde çalıştığını ispat edemediği; aylık ücret, asgari geçim indirimi, toplu iş sözleşmesi farkı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının eksiksiz ödendiği; davacının bilirkişi raporunda belirlenen sürelerle fazla çalışma yaptığı ve bu çalışmaların karşılığının ödendiğinin işveren tarafından yazılı delillerle ispat edilemediği, davacının fazla çalışma ücretine hak kazandığı; ne var ki bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödenen fazla çalışma ücretlerinin hesaplanan tutardan mahsup edilmediği ve bu nedenle resen mahsup işlemi yapılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesince fazla çalışma ücreti alacağının hatalı bir şekilde hesaplandığını, 2. Fazla çalışma ücreti alacağından mahsup yapılmasının hatalı olduğunu, 3. İşverenin puantaj kayıtlarını sunmaması, bordroların ise imzasız olması karşısında tanık beyanları ile ispat edilen müvekkilin hafta tatili, ulusal ... ve genel tatilde çalışma ücreti alacaklarının reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.10.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, asıl karar yönünden aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl kararı temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/544, K. 2026/2510, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-544-e-2026-2510-k-0a5e70939423