Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/539 E. 2026/2508 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/539
Karar No
2026/2508
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1315 E., 2025/2582 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/61 E., 2024/239 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 04.04.2012-16.01.2023 tarihleri arasında yardımcı tesisler işletme formeni olarak çalıştığını, müvekkili ile aynı işyerinde çalışan mühendis ..'nın atık ve çöpe atılacak olan tahta parçalarını çaldıkları iddiasıyla müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini; ancak işverenin sözleşmeyi feshederken davacıya baskı yaparak istifa dilekçesi imzalattığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesini istifa ederek sonlandırdığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yazılı savunmasıyla örtüşen tanık ..'nın beyanına göre; ..'nın amirinin onayıyla hurda malzemeleri almak istediği, bunun için davacıya söz konusu malzemeleri alt işveren şirketin aracına yüklemesi talimatını verdiği, davacının bu talimata uyduğu ve şoförün isteği üzerine kontrol noktasında sorun yaşanmaması amacıyla araca bindiği, güvenliğin sorusu üzerine malzemelerin nereye götürüldüğü konusunda ..'nın sorun yaşamaması için gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, ancak malzemelerin gerçekte ..'ya teslim edildiği, tüm bu olaylardan haberdar olan üst yönetimin davacıyı yanına çağırarak yüz kızartıcı suç gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedileceğini ya da istifa etmesi gerektiğini, istifa dilekçesinin içeriğinin dahi kendileri tarafından dikte ettirileceğini söylediği ve tüm evrakların önceden hazırlandığı anlaşıldığından davacının iradesinin baskı altında fesada uğratıldığı, on yılı aşkın kıdemi bulunan davacının hurda malzemelerin düşük değeri gözetildiğinde kıdem tazminatından feragat ederek istifa etmesinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle istifa dilekçesine itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanığının beyanına göre davalı işverenin tehdit etmesi nedeniyle irade fesadı altında davacının istifa dilekçesini imzaladığının ispat edildiği, istifa dilekçesine itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davacının güvenlik görevlisine hurdaların götürüldüğü yerin depo olduğunu beyan etmesi güven sarsıcı davranış niteliğinde ise de 11 yıla yakın çalışma süresi olan davacının daha önce benzer bir eyleminin olmaması, hurdaların davacı için değil başka bir işçi için işyeri dışına çıkarılmış olması birlikte dikkate alındığında haklı nedenle feshin ölçülü olmadığı, feshin geçerli nedene dayalı olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı, buna göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle sona erdirdiğini, 2. Somut olayda herhangi bir irade fesadı hâli bulunmadığını, 3. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının eyleminin haklı neden değil, geçerli fesih nedeni olduğu yönündeki tespitinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/539, K. 2026/2508, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-539-e-2026-2508-k-0e0e2f9ba7af