Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4976 E. 2026/4190 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4976
Karar No
2026/4190
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/344 E., 2025/501 K. DAVA TARİHİ : 27.05.2020

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ile davalılardan ... İstanbul Personel Yönetim AŞ (... AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... (Belediye) vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def'inden sonra davacının davalı ... ile hiçbir hukuki bağı olmayan diğer davalı Şirketin işçisi olduğunu, husumetin davalı Şirkete yöneltilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen alacakların yasal dayanağının olmadığını, kıdem tazminatına hak kazanmak için süreye ilişkin koşulların sağlanmadığını, ihbar tazminatı talebinin de şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, müvekkili Şirketin 6102 sayılı Türk ... Kanunu hükümlerine göre kurulmuş, Belediyenin iştiraki olduğunu, davacının müvekkili Şirketin Belediyeden almış olduğu ihaleler/işler kapsamında 22.11.2017 - 10.12.2019 tarihleri arasında müvekkili Şirket bünyesinde çalıştığını, davacının yazılı talebi üzerine sağlık sorunları nedeniyle 18.09.2019 tarihinden itibaren 74 gün ücretsiz izne ayrıldığını, 30.09.2019 tarihinde keşide edilen ihtarname ile işin yoğunluğu ve personel ihtiyacı nedeniyle 07.10.2019 tarihinde işbaşı yapmasının istendiğini, davacının bu tarihten sonra çeşitli hastanelerden rapor almak suretiyle raporlu olarak işe gelmemeye devam ettiğini, davacının 11.11.2019 tarihinde idarecilerin izni ve bilgisi olmadan işe gelmediğinin tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, bunun üzerine davacının 20.11.2019 tarihinde disiplin kuruluna sevk edildiğini, ... AŞ Disiplin Ceza Cetveli uyarınca 4 yevmiye kesintisi cezası verildiğini, davacının 22.11.2019 tarihinde idarecilerin izni ve bilgisi olmadan işyerine gelmediğinin tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, tekrar disiplin kuruluna sevk edildiğini, 25.11.2019-26.11.2019 tarihlerinde idarecilerin izni ve bilgisi olmadan işyerine gelmediğinin tespit edilip tutanak altına alındığını, 04.12.2019 tarihinde disiplin kuruluna sevk edildiğini, söz konusu olay nedeniyle Disiplin Ceza Cetvelinin 1/d maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/ll-(g) hükmü uyarınca ihraç cezası verildiğini, davacının çıkışının 10.12.2019 tarihinde gerçekleştiğini, davacının devamsızlık yapması ile ilgili olarak savunma için defaatle çağrıldığını, savunma vermekten imtina ettiğini, yine disiplin kurulu kararlarını da tebliğ almaktan imtina ettiğini, eski dönemde işe alınanlara (mobbing) psikolojik taciz uygulandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iş sözlemesinin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile; davacının sağlık sorunları sebebiyle ücretsiz izinde iken göreve çağrıldığı bunun üzerine davacının sağlık raporları aldığı, dosyaya davacının devamsızlık yaptığına dair tutanaklar sunularak tutanak mümzilerinin huzurda dinletilemediği, davalı tanığının görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, davacı tanıklarının ise davacının iddiasını destekler nitelikte beyanlarda bulunduğu, davacının sağlık sorunları olduğunun işveren tarafından bilinmesi ve bu sebeple ücretsiz izne ayrılması uygun görülmesine rağmen bilahare davacının işe çağrılmış olması, davacı tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yasal haklarını kaybedecek şekilde ve gerekçesiz istifa etmesinin ya da devamsızlık yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hâl böyle olunca ispat yükü üzerine düşen davalı işverenin, işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadan işten ayrıldığını somut olarak ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 26.06.2025 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, işe izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık yönünden feshe dayanak alınan tutanaklar incelendiğinde; 22.11.2019 gününün Cuma, 25.11.2019 gününün Pazartesi ve 26.11.2019 gününün Salı gününe denk geldiği, bu tarihlerde ulusal bayram ve genel tatil günü olmadığı ve davacının anılan tarihlerde sağlık raporu kullanmadığı, böylece davacının anılan tarihlerde işe gitmediği ve bu döneme ilişkin sağlık raporunun bulunmadığı bu durumda iş sözleşmesinin işverence haklı nedenle feshedildiği, Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kararı temyiz eden davalı ... yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davalı ... AŞ yönünden kararın kesinleştiğini, b. Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinim amirlerinden izin almaksızın veya haber vermeksizin, geçerli ve haklı bir mazereti olmaksızın işyerine gelmemesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı ... AŞ vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... AŞ'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4976, K. 2026/4190, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4976-e-2026-4190-k-6fd023d9aaa4