Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4947 E. 2026/4189 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4947
Karar No
2026/4189
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/404 E., 2026/42 K. DAVA TARİHİ : 10.10.2023

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş makinesi bakım onarım ustası olarak 02.08.2005-19.08.2015 tarihleri arasında davalının ...'daki işyerinde, 29.08.2015-09.01.2017 tarihleri arasında Arabistan'daki işyerinde çalıştığını, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili için ... 42. İş Mahkemesinin 2020/673 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davada davalı yanca sunulan 18.09.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçerli olduğu kabul edilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğini, bu karara yönelik yapılan istinaf başvurusu neticesinde istinaf taleplerinin reddedildiğini, temyiz incelemesi sonucunda ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.03.2023 tarihli ve 2023/1254 Esas, 2023/4821 Karar sayılı kararı ile "Belirtilen sebeple somut uyuşmazlıkta; davacıya, anlaşma belgesinin iptali konusunda ayrı bir dava açmak üzere kesin süre verilmelidir. Kanuna uygun olarak verilen kesin süreye rağmen bu tür bir dava açılmaması hâlinde, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesine değer verilerek 6325 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir. Süresi içinde anlaşma belgesinin iptali istemi ile dava açılması durumunda ise bu dava, bekletici mesele yapılmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır." şeklindeki gerekçe ile kararın bozulduğunu, bozma kararı sonrasında müvekkili tarafından söz konusu ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali için işbu davanın açıldığını, ihtiyari arabuluculuk tutanağının dava konusu döneme ilişkin olmadığını, ... 42. İş Mahkemesinde açılan davaya konu edilen dönemin 02.08.2005-19.08.2015 tarihleri arasında ...'da geçen ve 29.08.2015-09.01.2017 tarihleri arasında Arabistan'da geçen çalışma dönemi olduğunu, ihtiyari arabuluculuk tutanağına konu çalışma döneminin ise 01.02.2017-15.09.2019 tarihleri arasındaki son çalışma dönemi olduğunu ve bu çalışma döneminin zaten dava konusu edilmediğini ancak her ne kadar dava edilen döneme ilişkin olmasa da ihtiyari arabuluculuk tutanağının hukuken geçersiz olduğunu, arabulucu belirleme tutanağı olmadığını, müvekkili tarafından arabulucuya başvuru iradesi ve karşı tarafla birlikte ortak arabulucuyla süreci yönetme iradesi bulunmadığını, alınan bedel ile hak edilen bedel arasında orantısızlık olduğunu, arabuluculuğun temel ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürerek 18.09.2019 tarihli ihtiyari arabuluculukta anlaşma belgesinin 01.02.2017-15.09.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin olduğunun tespiti ile anlaşma tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk sürecinde taraflar arasında ihtiyari arabuluculuk yapılarak anlaşmaya varıldığını ve belirtilen ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığının açık şekilde belirtildiğini ve hiçbir hak ve alacağının olmadığı konusunda anlaşılmış olmasına rağmen davacının kötüniyetle hareket etmeye devam ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının anlamadan ve okumadan zorla anlaşma belgesini imzalamasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2024 tarihli kararı ile; dosyaya sunulan Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/2976 Esas, 4231 Karar sayılı kararında davacısının M.O.Ç. davalısının davalı ... Taahhüt Taşımacılık İnşaat ... ve Sanayi AŞ (... Şirketi) olduğu ve arabulucusunun A.B. olduğu, aynı mahiyetteki davasının yapılan yargılamasında ... 11. İş Mahkemesi tarafından arabulucu A.B. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, dosya davalısı olan ... Şirketi yönünden davanın kabulü ile 27.02.2019 tarihli arabuluculuk belgesinin iptaline karar verildiği, bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince yukarıdaki esas ve karar numarası ile onandığı ve Mahkeme kararına emsal olacak şekilde olduğunun tespit edildiği, davacı tarafları ayrı olsa da davalı tarafın aynı olduğu, aynı dönemde yapılan ihtiyari arabuluculuk tutanağının gerek Mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi gerekse Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararında belirtildiği gibi, ... 11. İş Mahkemesinde dinlenen tanığın beyanına göre arabuluculuk tutanaklarının bu tanık tarafından davacılara imzalatıldığı ve daha sonra arabulucu ile görüşme yapıldığının sabit olduğu, usule uygun olarak arabuluculuğun yapılmadığı gerekçesiyle 18.09.2019 tarihli arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 04.03.2025 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, arabuluculuk sürecinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağının şekli anlamda da usul ve kanuna uygun olduğu ve arabuluculuk sürecinin davacının bilgisi dâhilinde gerçekleştirildiği bu itibarla dosya içeriği ile davacının davalı işyerindeki 01.02.2017-15.09.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin 18.09.2019 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinin ve tutanaklarının iptalini gerektirir iddiaların ispat edilemediği, anlaşma belgesinin iptali talebine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında akdedilen 18.09.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ve tutanağının, davacının davalı işyerinde çalıştığı, 01.02.2017-15.09.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin olduğunun tespiti ile ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ve tutanağının iptali isteminin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 18.09.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinde, davacının davalı işyerinde çalıştığı, 01.02.2017-15.09.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin olduğuna dair açık bir ifade veya mutabakat bulunmadığını, 2. Eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 hükmü uyarınca geçerli bir anlaşma belgesi olup olmadığına ve iptalinin gerekip gerekmediği ile söz konusu arabuluculuk belgesinin hangi çalışma dönemini kapsadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4947, K. 2026/4189, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4947-e-2026-4189-k-553a8ad8603e