Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14847 E. 2026/4837 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14847
- Karar No
- 2026/4837
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/164 E., 2025/1745 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2024/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .. sicil numarası ile sigortalı olduğu, 2019/Nisan ayında yurt dışından gelerek ... ..'e ait işyerinde 19.04.2019 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını ve üç gün çalışarak işten ayrıldığını, 13.01.1975 tarihinden itibaren yurt dışı borçlanması yaptığını, emeklilik için davalı kuruma başvuruda bulunduğu ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, ancak davalı Kurumca ... ... hakkında yapılan sigorta teftişi ve buna dair denetim raporuna istinaden işyerindeki çalışmaların gerçeği yansıtmadığına dair iddia ile müvekkilinin çalışma günlerini iptal ederek emeklilik aylığını durdurduğunu, müvekkilinin anılan işyerindeki çalışmalarının gerçek olduğunu, Kurum tek taraflı ve müvekkilin taraf olmadığı bir soruşturma nedeni ile müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin ifadesinin ve savunmasının dahi alınmadığını, müvekkilinin söz konusu işyerinde 3 gün çalıştığını ve işyerinin de bunu sigortaya bildirdiğini, müvekkilinin yasal emeklilik şartlarını doldurmuş ve hiçbir dahili olmayan işverenden kaynaklı olabilecek sebep ve iddialar ile kazanılmış emeklilik hakkından mahrum bırakıldığını beyanla; müvekkilinin yaşlılık aylığı durdurulması ve hizmet iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının tekrar bağlanması, ödenmeyen aylıkların işlemiş yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Feri müdahil Kurum vekili; Kurum denetmenleri tarafından davacının fiili çalışmayı yansıtmayan sigortalılığı nedeniyle hizmetlerinin iptali yönünde rapor verildiği, söz konusu denetim raporunda; ... ...'e ait işyerinde çalışan kişilerin fiili olarak çalışmadığının tespit edildiğini, dolayısı ile işverenle aralarında hizmet akdinin şartları oluşmadığı bu sebeple bu kişilere ait yapılan bildirimlerin Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 19. maddesine istinaden resen iptal edildiğini, İlgili işyeri olarak gösterilen yerde vergi dairesi tarafından yapılan denetimde söz konusu adreste işyeri olmadığı ve konut olarak kullanıldığının tespit edildiği, Kurum Denetmeni tarafından düzenlenen denetim raporu ve açıklamalar ışığında, denetime konu ... ...'a işyerinden 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalı sayılma niteliklerini haiz olmadığı halde bildirimi sağlanan davacı ...'ün işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi, işten ayrılış ve varsa ilk tescil kayıtları iptal edildiği, yaşlılık aylığı şartlarının iptal edilen dönemler nedeni ile mevcut olmadığınından yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf gerekçelerini tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi