Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/494 E. 2026/2466 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/494
Karar No
2026/2466
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1522 E., 2025/1601 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/612 E., 2025/172 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından hazırlanan inceleme raporu sonucuna göre Kurum izni olmadan geçici iş ilişkisi kuran firmadan hizmet alımı yapıldığı gerekçesi ile 4904 sayılı Türk İş Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunu'nun (4904 sayılı Kanun) 20/b-3 hükmü uyarınca davacı Şirkete para cezası tahakkuk ettirildiğini, idari para cezasına İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/966 D. İş sayılı dosyası nezdinde itiraz edildiğini, verilen cezaya dayanak teşkil eden müfettiş raporunun hukuka aykırı olduğunu, bu konuda müvekkilinini savunmasının alınmadığını, müvekkilinin dava dışı ... Danışmanlık Hizmetleri Anonim Şirketi ile arasında akdettiği sözleşmenin hatalı değerlendirildiğini, geçici iş ilişkisi kurulmasının söz konusu olmadığını, dava dışı şirketin davacıya verdiği hizmetin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan veya sınırlı süreli dahi olsa iş artışı ile direkt ilişkili olmayan bir personelin, uygun görülen koşullarda hizmet vermesi amacıyla istihdamına ilişkin olduğunu, taraflar arasında yapılan bu anlaşmanın temel amacının davacının asıl faaliyeti dışındaki yardımcı işler destek hizmetlerinin alt işverene verilmesinden ibaret olduğunu, verilen idari para cezasına dayanak teşkil eden hukuka aykırı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı .. Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlığı İş Müfettişleri tarafından hazırlanan inceleme raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iptalini talep ettiği 21.06.2022 tarih ve 14 sayılı İnceleme Raporunun mevzuata aykırı olarak geçici iş ilişkisi kurulduğunun tespiti niteliğinde olduğunu, bu tespite dayanarak ilgili şirketlere idari para cezası kesildiğini, raporun tek başına bir yaptırım hükmü ihtiva etmediğini, Kurumun rapora dayalı olarak gerekli işlemleri yaptığını ve idari para cezalarının tesisini gerçekleştirdiğini, bu idari para cezasının yargısal denetiminin Kabahatler Kanunu hükümleri çerçevesinde Sulh Ceza Hâkimliklerine itiraz şeklinde olduğunu, tesis edilen idari para cezasına karşı davacı tarafça İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/966 D. İş sayılı dosyası nezdinde itiraz edildiğini ve dosyanın henüz sonuçlanmadığını, rapor sonucunda davacı Şirketin özel istihdam bürosu faaliyet belgesi olmayan ve alınması gereken geçici iş ilişkisi izin belgesi bulunmaksızın geçici iş ilişkisi kuran ... Danışmanlık Hizmetleri AŞ unvanlı fırmadan hizmet satın aldığının tespit edildiğini, bu nedenle davacı tarafa idari para cezası uygulanması gereği doğduğunu ve bu çerçevede 4904 sayılı Kanun'un 17. maddesine muhalefetten aynı Kanun'un 20/b-3 hükmü uyarınca toplamda 53.572,00 TL idari para cezası uygulandığını belirtilerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından hukuka aykırı, haksız ve hatalı olduğu iddia edilen 21.06.2022 tarihli ve 104 84... sayılı Programlı Teftiş Raporunun, İzinsiz Aracılık ve Yetkisiz Geçici İş İlişkisi ile İşçi Temini Sağlayan işyerlerine yönelik Programlı Teftiş kapsamında yapılan inceleme ve teftiş sonucunda ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak düzenlendiği, aynı rapora istinaden davacı Şirketle birlikte yaklaşık 80 firma ve Şirket hakkında da cezai işlem uygulandığı, raporda yer alan taraflar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren olarak değil geçici iş ilişkisi olarak gerçekleştiği yönündeki tespit ve değerlendirmenin yerinde olduğu, dava dışı ... Danışmanlık Hizmetleri A.Ş'nin geçişi iş ilişkisi kurma konusunda izin ve yetkisinin olmadığı, buna bağlı olarak da davacı Şirkete idari para cezası uygulanması işleminin yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının dava dışı ... Danışmanlık Hizmetleri Anonim Şirketi ile arasında akdettiği sözleşmenin hatalı değerlendirildiğini, geçici iş ilişkisi kurulmasının söz konusu olmadığını, dava dışı şirketin davacıya verdiği hizmetin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan veya sınırlı süreli dahi olsa iş artışı ile direkt ilişkili olmayan bir personelin, uygun görülen koşullarda hizmet vermesi amacıyla istihdamına ilişkin olduğunu, 2. Bahse konu dava dışı şirketin dâhil olduğu şirketler grubunda .. ... Servis ve Danışmalık Hizmetleri AŞ'nin bu nitelik ve lisansa sahip olduğunu, müvekkilinin bu lisansa sahip şirket yerine ... Danışmanlık Hizmetleri Anonim Şirketinden hizmet aldığını, müvekkilinin kanuna uygun ve iyiniyetli davrandığı hususunda hiçbir şüphe bulunmadığını, davalı tarafından düzenlenen raporun müvekkilin bilgisi dışında düzenlendiğini, 3. Mahkemece hatalı tespitlerde bulunulduğunu, ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, denetmen raporunun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/494, K. 2026/2466, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-494-e-2026-2466-k-7de8253aadde