Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/432 E. 2026/2921 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/432
Karar No
2026/2921
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/68 E., 2025/2120 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/267 E., 2023/356 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/320 E., 2022/276 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; birleşen davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca birleşen dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin asıl davaya yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin haksız feshi üzerine açılan işe iade davasının kabul edilerek kesinleştiğini, müvekkilinin yasal süresi içinde yaptığı işe iade talebine rağmen müvekkilinin işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; iş sözleşmesinin haksız feshi üzerine açılan işe iade davasının kabul edilerek kesinleştiğini, müvekkilinin yasal süresi içinde yaptığı işe iade talebine rağmen müvekkilinin işe başlatılmadığını, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacakları yönünden başlatılan ilâmsız icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve icra takibinin devamı ile takip konusu alacağın %20'si üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya karşı sunduğu cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının açılan işe iade davasını kazanmış olsa da müvekkili Şirketin davacıyı Şirket bünyesinde barındırmamayı ilke edindiğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili birleşen davaya karşı sunduğu cevap dilekçesinde; karara dayalı bir alacağın ilâmsız takip konusu yapılamayacağını, davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade davası sonrasında davacının davalı Şirket nezdinde toplam kıdem tazminatına esas hizmet süresinin 23... ay 4 gün olduğu, davacının işe iade talebi sonrasında davalı tarafından yasal süresi içinde işe başlatılmadığı ve kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, yasal gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu ile birlikte değerlendirildiğinde; feshin geçerli nedene dayanmadığının kesinleşen işe iade davası ile belirlenmiş bulunması, zamanaşımına uğrayan bir alacağın bulunmaması, faiz başlangıç tarihleri itibarıyla ve sair yönleri ile kararda hatalı bir yön bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesi haklı nedenle feshedilen davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 2. Eksik inceleme sonucu ve deliller değerlendirilmeksizin kurulan hükmün adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturması sebebiyle kabulünün mümkün olmadığını, 3. Hesaplanan alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, 4. Faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihi olması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, zamanaşımı def'i ve faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Birleşen Davaya Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Asıl Dava Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/432, K. 2026/2921, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-432-e-2026-2921-k-23f376f63d16