Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4167 E. 2026/3922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4167
- Karar No
- 2026/3922
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 07.11.2025 SAYISI : 2024/1329 E., 2025/13 K. DAVA TARİHİ : 07.07.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/256 E., 2024/33 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 07.11.2025 tarihli ek karar ile; ... Konut Gayrimenkul San. ve Tic. AŞ yönünden temyiz harcı yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Dosya içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıra, davacılar vekiline 07.10.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Temyiz harç ve giderleri davacılar vekili tarafından bir haftalık yasal süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmıştır. Bu durumda ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 07.11.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın müvekkilleri aleyhine işe iade davası açtığını, söz konusu davada zorunlu arabuluculuk şartı bulunduğunu, ancak dava şartı olan arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak sonuçlandırılamadığını, arabuluculuk süreci 02.09.2021 tarihinde görüşme yapılamadan anlaşmama olarak sonuçlandırıldığını, ancak arabulucu tarafından müvekkillere telefon aracılığıyla iletişime geçilmediğini ve herhangi bir tebligat yapılmadığını, müvekkillerinin toplantıya usulünce davet edilmediğini, müvekkilleri ile arabulucu tarafından hiçbir şekilde iletişime geçilmediğini, davet mektubu gönderilmediğini iddia ederek Adana Arabuluculuk Bürosunun 2021/4139 Büro Numaralı ve 2021/180094 Arabuluculuk No.lu tutanaklarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu gereğince arabulucu tarafından mersis adreslerine tebligat gönderildiğini ve arabulucunun üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, telefonla ulaşabildiği Şirketle de gün için görüştüğünü ve bilgilendirmede bulunduğunu, arabuluculuk sürecinin yürütümünün müvekkilini ilgilendirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabulucunun kanundan kaynaklanan görev ve sorumluluğunu yerine getirerek uyuşmazlık taraflarını her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda bilgilendirdiği ve davet ettiği sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabulucu tarafından davalılara ulaşılmaya çalışıldığı, bu durumun tutanakta belirtildiği de gözetilerek arabuluculuk tutanağının iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Arabulucu tarafından müvekkillerine ulaşılmadığını, 2. Arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini, 3. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuk tutanağının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, aynı taraflar arasında görülen Adana 7. İş Mahkemesinin 2021/502 Esas sayılı işe iade davasına sunulan dava şartı arabuluculuk son (anlaşmama) tutanağının, eldeki dava ile iptali talep edilmiştir. Sözü edilen işe iade davasında arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği Mahkemece resen incelenir. Arabuluculuk tutanağının geçerliliği ile tarafların bu yöndeki iddia ve savunmaları da bu inceleme kapsamında yer aldığından, davacıların somut davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Buna göre davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmiş ise de sonucu itibarıyla doğru olan kararın bu gerekçe ile onanması gerekir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile yukarıda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 07.11.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.