Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/405 E. 2026/2626 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/405
Karar No
2026/2626
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1872 E., 2025/2072 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/907 E., 2021/29 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.08.2014-02.10.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde lavaş ustası olarak aylık 4.050,00 TL ücret ile çalıştığını, davalı işyerinde haftanın altı günü 10.00-22.30 saatleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini, müvekkiline çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin de tam olarak kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, ulusal ... ve genel tatil, fazla çalışma ücretleri ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin davacının işyeri düzenini bozması sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, davalı işyerinde 2,5 saat ara dinlenme ile günlük 11.00-21.00 saatleri arasında çalışıldığını, ücretinin net 1.713,04 TL olduğunu, bütün yıllık izinlerini kullandığınu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davacı işçi hakkında tutulan tutanaklarda davacının kiminle kavga ettiğini belirtilmediği, davacının tutanakta yazan diğer hususlar konusunda daha önce uyarıldığının, savunmasının istendiğinin ispatlanmadığı, davacının davalı işyerinde 14.08.2014-31.12.2014 tarihleri arasında haftada 3 saat, 20.06.2015-02.10.2017 tarihleri arasında ise haftada 18 saat fazla çalışma yaptığının tanık beyanları ile ispat edildiği, davalı tarafça yıllık izinlerin kullandırıldığı ya da ödendiği ispat edilmediğinden davacının 42 gün üzerinden yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tanıklarının da feshe konu edilen olaylar yönünden görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davalı tarafça Mahkemece bu konulara yönelik soru sorulmadığı beyan edilmiş ise de davalı vekili olarak tanıkların beyanlarının alındığı sırada tanığa davalı tarafça soru sorulmasının mümkün olduğu, davacının ücretinin 2.500,00 TL olarak belirlenmesinde hata bulunmadığı, davacı tanığı S.U'nun husumetli olduğu beyan edilmiş ise de sadece bu tanığın beyanı ile sonuca gidilmediği, davalı tarafça ıslah dilekçesine itiraz olarak sunulan 30.11.2020 tarihli dilekçede yıllık izin yönünden yemin teklifinde bulunulduğu belirtilmiş ise de 12.01.2021 tarihli celsede başka konulara ilişkin beyanda bulunmasına rağmen yemine ilişkin herhangi bir talebinin olmadığı belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Ücretin hatalı tespit edildiği, 2. Fesih konusunda Mahkemece tanıklara soru sorulmadığını ve bir tanıklarının dinlenmediğini, 3. Fazla çalışma ücretinin davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık S.U'nun beyanı doğrultusunda hesaplanmasının mümkün olmadığını, 4. Ulusal ... ve genel tatil ücretinin reddine karar verilmesi gerektiğini, 5. Yıllık ücretli izin bakımından yemin teklifi konusunda Mahkemece karar verilmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, ücret, ulusal ... ve genel tatil ile fazla çalışma ücretinin ispatı ile hesabı ve yıllık ücretli izin alacağı hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti, davacı tanık beyanları doğrultusunda hesaplanmıştır. Ne var ki davacı tanıklarından ..'nun davalı işyerinde 20.06.2015-01.08.2016 tarihleri arasında, tanık ..'nun ise 24.02.2016-07.03.2018 tarihleri arasında çalıştığı görülmektedir. Davacı tanığı .. beyanında; davacının çalışma saatlerini tam olarak bilmediğini, kendisinin 11.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, işten çıkış yaptığı saatte davacıyı bazen çalışırken gördüğünü beyan etmiştir. Şu hâlde tanık ..'nun davalı işyerinden 01.08.2016 tarihinde ayrıldığı da göz önüne alındığında, Mahkemece 01.08.2016 tarihinden sonraki dönem yönünden davalı tanık beyanlarına değer verilerek karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır. 3. Davacı dava dilekçesinde davalı işyerinde yıllık ücretli izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını beyan etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının kıdemine göre 42 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu ve davalı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Bu hâlde davacının dava dilekçesindeki talebi göz önüne alındığında, İlk Derece Mahkemesince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 194. maddesi gereği davacının somutlaştırma yükü, aynı Kanun'un 31. maddesi gereği hâkimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı asılın çalışma süresi boyunca kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınmalı, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/405, K. 2026/2626, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-405-e-2026-2626-k-a7db69d95f93