Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3486 E. 2026/4860 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3486
Karar No
2026/4860
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/953 E., 2026/243 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/126 E., 2023/434 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.01.2010-31.10.2020 tarihleri arasında davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı kamu hastanelerinde yemek ihalesi alan alt işveren şirketler nezdinde diyet yemekleri usta aşçısı olarak çalıştığını, davacının ... Kız Meslek Lisesi Kurum Beslenmesi-Aşçılık Bölümünden mezun olması ve kıdemli olması sebebiyle sektörde diğer çalışanlara nazaran daha yüksek ücretle iş bulabildiğini, çalıştığı dönem boyunca yaklaşık olarak asgari ücretin %50 fazlası oranında ücret ödendiğini, son ücretinin net 3.550,00 TL olduğunu, ücretin asgari ücrete denk olan kısmı ile yol ücretinin bankadan, geri kalan kısmının elden ödendiğini, ayni yardım olarak yemek verildiğini, ... primlerinin aldığı gerçek ücret ücretinden bildirilmemesi sebebiyle ... Kurumu İzmir İl Müdürlüğüne şikâyette bulunduğunu, şikâyetle ilgili ... ... Merkezi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 25.05.2016 tarihli raporda; davacının 2015/04-2016/04. aylar arasında prime esas kazançlarının Kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiği, ilgili aylar için işverenden ek bildirge talep edildiği, davacının belirtilen dönemde ücretinin asgari ücretin %50 fazlası olduğunun belirlendiği hususlarının yer aldığını, 31.10.2020 tarihinde davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kısmi dava açmak suretiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret alacağı ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının çalıştığı şirketlerin davalı İdare ile yaptığı sözleşmelerin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi olmadığını, alt işverenlik ilişkisinin kurulması için davacının hizmet alıma dayalı bir sözleşmeyle İdare nezdinde çalışması gerektiğini, davacının doğrudan şirketlerin çalışanı olduğunu, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, faiz taleplerinin fahiş olduğunu, 08.02.2015 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62/1-(e) hükmü uyarınca yapılan "personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımına" ilişkin ihaleleri kapsadığını, davacının istihdamına dayanak olan ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımına ilişkin olmaması sebebiyle davalı İdarenin davacıya karşı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret alacağı ile asgari geçim indirimi yönünden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının taleplerini çalıştığı dönemdeki şirketlere yöneltmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı Bakanlığa bağlı hastane işyerlerinde değişen alt işverenler nezdinde aralıksız çalıştığı, davalı Bakanlık ile davacının hizmet cetvelinde işvereni görünen dava dışı şirketler arasında arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2. maddesi gereğince asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, bu nedenle dava konusu kılınan işçilik alacaklarından davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının en son ücretinin net 3.550,00 TL olduğunu, ücretin asgari ücrete denk olan kısmı ile yol ücretinin bankadan, geri kalan kısmının elden ödendiğini, ayni yardım olarak yemek verildiğini ileri sürdüğü, dosya kapsamında bulunan 01.01.2020 -31.12.2022 tarihleri arası 36 ay süreli, ... Devlet Hastanesi Malzemeli Yemek Pişirme, Dağıtım, Bulaşık Yıkama ve Sonrası Hizmet Alımı Teknik Şartnamesinin “Personelin Maaşı, Ödenmesi ve Yol Ücreti” başlıklı maddesinde; aşçı ücretinin brüt asgari ücretin %50 fazlası olarak kararlaştırıldığı ve yüklenici tarafından işçilere ayda 26 gün üzerinden Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlenen 1 günlük gidiş - geliş bedelinin yol ücreti olarak ödeneceği ve ücret bordrosunda gösterileceği, firma personelinin yemeğinin yüklenici tarafından karşılanacağı ve hastane menüsüyle aynı olacağının düzenlenmiş olduğu, dinlenen tanıklarca işyerinde elden ücret ödemesi uygulamasının olduğunun beyan edildiği, dosyada yapılan emsal ücret araştırmaları, davacı tanıklarının beyanları, işyerinde elden ücret ödeme uygulamasının olması ve davacının son ücreti olarak ödendiğini iddia ettiği net 3.550,00 TL ücretin dönemin asgari ücretinin (3.550,00 TL / 2.324,70 TL) 1,52 katı olması dikkate alınarak, davacının ücretinin aylık net 3.550,00 TL olarak kabul edildiği, bunun yanı sıra yemek ve yol yardımı ile giydirilmiş ücretin günlük brüt 186,79 TL olarak tespit edildiği, davacının eksik ödendiğini ileri sürdüğü ücret alacağının ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, davacının iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiği yönünde delil sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacıya ait özlük dosyasında bulunan yıllık izin belgeleri dikkate alınarak bakiye 60 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazı bilgi ve belgeler, genel ispat kuralları, Mahkemece davalının zamanaşımı def'inin gözetilmesi, kararın dayandığı deliller, 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmü gereğince davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla hüküm altına alınan alacaklardan sorumlu bulunması, diğer kanuni gerektirici sebepler, delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmaması ve istinaf sebepleriyle yapılan sınırlı inceleme ile İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın zamanaşımı ve husumet açısından usulden reddinin gerektiği, 2. Davalı İdarenin asıl işveren konumunda olmadığını, işin ihale yoluyla başka bir işverene verildiğini, üçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülen hizmetlerden dolayı davalı İdarenin asıl işveren sıfatıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçi alacakları dolayısıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, 3. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılmasının hatalı olduğunu, 4. Hesaplamaların ve faiz oranlarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, davacının talep konusu kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı, davalı Bakanlığın söz konusu alacaklardan dolayı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zamanaşımı, alacakların hesaplanması ve hükmedilen faiz hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3486, K. 2026/4860, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3486-e-2026-4860-k-03345b588f10