Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3196 E. 2026/4138 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3196
Karar No
2026/4138
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1096 E., 2026/403 K. DAVA TARİHİ : 13.04.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/138 E., 2024/124 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.05.2001-28.02.2023 tarihleri arasında davalı ... Bakanlığına bağlı hastanede hizmet alımı yapılan alt işveren şirketler nezdinde aşçı yardımcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 28.02.2023 ihale dönemi bitiminde haklı neden olmaksızın feshedildiğini ancak kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğindeki teknik şartnamelerde aşçı yardımcısı ücretinin asgari ücretin %30 fazlası olacak şekilde kararlaştırılmasına karşın yapılan ödemenin aylık asgari ücret tutarı kadar olduğunu, yanı sıra haftalık yasal çalışma süresini aşacak şekilde fazla çalışma yaptırılmasına, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmanın devam etmesine rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerinin tamamının kullandırılmadığını, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ile fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Sağlık Bakanlığına bağlı Atatürk ... ve Araştırma Hastanesinde yemek ihalesi kapsamında hizmet alımı yapılan yüklenici firmalar nezdinde aşçı yardımcısı olarak çalıştığını, davalı İdare ile yüklenici şirketler arasında yapılan sözleşmelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62/e hükmü kapsamında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi olmadığını, bu nedenle davalı Bakanlığın davacının işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yanı sıra faiz talebine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada bulunan ... Kurumu kayıtları, davacının özlük dosyası, ücret bordroları ve tüm dosya kapsamına göre davacının, davalı Bakanlığa bağlı devlet hastanesi işyerinde hizmet alımı yapılan değişen alt işverenler işçisi olarak 17.05.2001-28.02.2023 tarihleri arasında asgari ücret karşılığı çalışmış olduğu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfeti üzerinde olan işveren tarafından ispatlanamaması nedeniyle davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre davacının haftada 4 saat fazla çalışma yaptığının ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yarısında çalıştığının belirlendiği, bordrolarda görünen tahakkukların hesaplamadan mahsup edildiği, sunulan yıllık izin belgelerinde kullanıldığı anlaşılan yıllık izin günleri mahsup edilmek suretiyle bakiye yıllık izin hakkının hesaplandığı, ücret alacağı ve hafta tatili alacağı iddiasının ise subut bulmadığı gerekçesi ile bilirkişi raporunun birinci seçeneğine göre hesap olunan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Bakanlık ile dava dışı yüklenici şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, dava konusu alacakların zamanaşımına uğramadığının anlaşıldığı, dosya kapsamı ve dosyadaki delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı taleplerinin zamanaşımına uğramış bulunduğunu, 2. Davalı Bakanlığın davacının alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığı, 3. Davalı İdare ile yüklenici şirket arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca bir istisna akdi olduğunu, 4. Davacının alacak taleplerinin kabulü yönünde verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, davalı ... Bakanlığının asıl işveren sıfatıyla davacı işçinin alacaklarından sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3196, K. 2026/4138, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3196-e-2026-4138-k-02752d7c4a7c