Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2868 E. 2026/2527 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2868
Karar No
2026/2527
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/76 E., 2025/422 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve katılma yolu ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ... Endüstri Tesisleri İnşaat ve Ticaret AŞ (... Şirketi) ile imzaladığı iş sözleşmesi kapsamında ... Federasyonunda bulunan ... şantiyesinde çalıştığını, her iki davalı Şirket arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacı ile davalı işveren arasında ..Kurumu (..) nezdinde iş sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşme ile çalışılan ülke mevzuatı gereği olarak ikinci bir sözleşmenin yapılabileceğinin öngörüldüğünü, bununla birlikte yapılan sözleşmede işçinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin olarak yapılan düzenleme gereği davacı işçinin ... mevzuatında lehine olan tüm hükümlerden ve imtiyazlardan faydalanacağı hususunda anlaşma sağlandığını, ...'ya gidildiğinde bir de .. sözleşme imzalandığını, ... sözleşmede uygulanacak mevzuata ilişkin olarak gerek Türk, gerek ... mevzuatının sağladığı garanti ve tazminatların uygulanacağı hususunda anlaşma sağlandığını, sözleşmede ... mevzuatının uygulanacağı ve taraflar arasındaki sözleşmelerde yer almayan durumlarda ... Federasyonu iş hukuku kapsamında uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğinin belirtildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıpranma tazminatı, manevi tazminat ile fark ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yatak ücreti, yıllık ücretli izin ve iş arama izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen ... 12. İş Mahkemesinin 2023/202 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde; davacıya çalıştığı süre boyunca vardiya arası izinlerinin ve yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, .. iş mevzuatı ve iş sözleşmesi hükmüne göre vardiya arası izinlerin yıllık izinden ayrı izinler olduğunu iddia ederek 7.585,21 USD yıllık izin ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yurt dışında çalıştığı iddia edilen işçinin, Türkiye'deki şirketi ile bir bağının bulunup bulunmadığının anlaşılması için .. iş sözleşmesinin Mahkemece incelenmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, fahiş ücretin kabul edilemeyeceğini, davacının yurt dışında çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda ücretinin brüt ücrete çevrilmemesi gerektiğini, faiz türü ve başlangıcına ilişkin talepleri kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı .. Endüstri Tesisleri İmalat ve Montaj AŞ (.. Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı projenin ... ..'da Kutup Dairesi içerisinde bulunan ... Yarımadasında dünyanın sayılı doğalgaz kaynaklarından birinin işletilmesi için kurulan .. .. .. (..) Tesisinin inşaatı olup tesisi işletecek şirketlerin ... ve ... olduğunu, tesisin anahtar teslimi işini .. .. ile .. .. .. Şirketlerinin üstlendiğini, bu Şirketlerin tesisin önemli bir kısım inşaatını ... (.. .. ..) ve .. Şirketlerinin adi ortaklık-.. şeklinde oluşturduğu ..'ye ihale ettiğini, .. ve ... Şirketlerinin ayrı ve bağımsız Şirketler olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, .. sözleşmesinin ...'da imzalandığı öne sürülen iş sözleşmesi ile bir ilişkisinin olmadığını, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerin Türk kamu düzenine aykırı hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, yargılamanın Türk hukuku gözetilerek yapılması gerektiğini, .. sözleşmelerinin matbu hükümler içerdiğini, tarafların ücret ve süre dışında bir müdahalede bulunamadıkları sözleşmeler olduğunu, davacıya ihbar öneli verildiğini, iş arama izni ve yıllık izinlerinin kullandırıldığını, çıkış sırasında hak ettiği tüm kıdem tazminatının, kullanılmayan yıllık izin ücretleri ile çalışması sırasında hak ettiği tüm fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları ile çalışmasına ilişkin ücret alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davacının yıpranma tazminatı ve yatak ücreti taleplerinin yersiz olduğunu, manevi tazminatın da yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile; davacının 27.02.2017-28.02.2018 tarihleri arasında 1 yıl 2 gün süre ile çalıştığı, aylık ücretinin net 2.268,00 USD olduğu, davacının alacaklarının ... iş mevzuatına göre hesaplandığı, ... iş hukukunda iş arama izni olmadığından bu alacağa hak kazanamadığı, yıllık izinlerin kullanıldığı, 11.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı şekliyle davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretine hak kazandığı, davacının saatlik ücretinin %50 zamlı değil %80 zamlı olarak ödenmesi gerekirken davalı işverence %50 zam uygulandığından davacının fark ücret alacağına hak kazandığı, şantiyede çalışan bir grup işçiye çalışılan bölgenin özellikleri nedeniyle yıpranma tazminatı ödenip davacıya ödeme yapılmadığının da ispatlanamadığından bu talebin reddi gerektiği, davacı ile aynı koşullarda çalışan işçilere yatak ücreti ödenip ödenmediği, ödenmişse miktarı ispatlanamadığından bu talebin de reddi gerektiği, davacının ispatlanamayan manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, hüküm kurulan alacakların zamanaşımına uğramadığı belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11.07.2024 tarihli kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflar arasında ücretin farklı şekilde kararlaştırıldığı iki sözleşme imzalandığı, ikinci sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki dönem bakımından işçiye hangi ücret miktarının ödenmesi gerektiğinin tespit edilmesi gerektiği, ikinci iş sözleşmesine göre tespit edilen ücret ile ikinci iş sözleşmesinin imzalandığı tarihten sonra işyeri uygulaması olarak ödenmeye devam edilen ücret miktarı karşılaştırılmak ve işçinin lehine olan ücret miktarı esas alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği; davalıların ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu; davacının kullandığı izinlerin vahta arası izinleri olduğu, yıllık izinlerin ise kullandırılmadığının anlaşıldığı; davacının hüküm altına alınan ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları tanık beyanları doğrultusunda hesaplanmış ise de dosya içerisinde bir kısım imzalı puantaj kayıtlarının da bulunduğunun göz ardı edildiği; imzalı bordroda yer alan 1.374,41 USD kıdem tazminatı tahakkukunun hesaplamada dikkate alınması gerektiği ve döviz cinsinden hüküm altına alınan alacaklara hatalı şekilde faiz yürütüldüğü gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ... hukukuna göre ıslah tarihinden geriye 1 yıl gidildiğinde dava dilekçesinde saklı tutulan miktarlar dışında kalan alacakların zamanaşımına uğradığı, davacının asıl davada ödenmeyen kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli karar ile 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün iptaline karar verdiği dikkate alınarak Türk mevzuatına göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiğini, b. ... mevzuatının uygulanması durumunda zamanaşımı sürelerinin dolmadığını, c. İşçinin tüm yargılama giderlerinin kendisine iadesi gerektiğini, d.Yıpranma tazminatı, manevi tazminat taleplerinin reddinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili (asıl dava yönünden) temyiz dilekçesinde; a. Yargılama konusu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, b. ... İş Kanunu'na göre davanın zamanaşımına uğradığını, c. Hesaplamalara esas alınan ücretin hatalı olduğunu, d. Davacının müvekkili Şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. 3. Davalı Gama Şirketi vekili (asıl dava yönünden) temyiz dilekçesinde; a. Ücret tespitinin hatalı yapıldığını, b. ... bölgesine ilişkin iş mevzuatının değerlendirilmediğini, c. Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, d. Davacının müvekkili Şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının ücretinin miktarı, zamanaşımı, talep ettiği tazminat ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesabına ve faize ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2868, K. 2026/2527, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2868-e-2026-2527-k-4195d4485a65