Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1282 E. 2026/3128 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1282
Karar No
2026/3128
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2454 E., 2025/2958 K. DAVA TARİHİ : 30.12.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/63 E., 2025/291 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışı şantiyelerindeki inşaat projesinde 26.10.2017-22.03.2020 tarihleri arasında demirci ustası olarak çalıştığını, son ücretinin aylık 473,00 ... dinarı (KWD) olduğunu, konaklama ve üç öğün yemek hizmetinin davalı işverence karşılandığını, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, haftanın 7 günü çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin de kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya yönelik zamanaşımı def'inde, hak düşürücü süre ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ... Devleti Hükümeti arasında İşgücü Değişimi hakkındaki anlaşma uyarınca uyuşmazlığın çözümünde ... hukukunun uygulanması gerektiğini, iş sözleşmesinde de uygulanacak hukukun ... hukuku olarak seçildiğini, davacının 7 gün devamsızlık yaptığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, karşılığı ödenmeyen bir alacağı bulunmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğu ve mutad işyerinin işçinin işini fiilen yaptığı yer olan ... olduğu, uyuşmazlığın çözümünde ... hukukunun uygulandığı, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, iş sözleşmesinin sona erme tarihi ile dava tarihi nazara alındığında zamanaşımı nedeniyle reddi gereken alacak bulunmadığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi karşısında davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile ücret alacaklarının bulunduğu, ispatlanamayan fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacağı taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ile vakıa değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazlarının bulunduğunu, 2. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, ıslah ile artırılan kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ile ücret alacaklarının zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 3. Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, 4. Davacının ücret alacağı bulunmadığını, tüm ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, 5. Türkiye'de iken izinli olan davacının bu süreler değerlendirilmeden yıllık ücretli izin alacağı hesabı yapılmasının davacıyı sebepsiz zenginleştirdiğini, 6. Payroll başlıklı belge ile banka kayıtlarının birbiriyle uyumlu olması hâlinde bu belgelere itibar edilmesi gerektiğini, davacının hizmet süresi boyunca ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, tanık beyanları doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre hükmedilen miktarın hukuka uygun olmadığını, dosyada davacı tanık beyanlarına göre yapılan hesaplamalardan ödeme belgeleri ile belirlenen tutarlar mahsup edildikten sonra davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının kalmadığını, bu doğrultuda yazılı delillerin tanık beyanlarının aksini ispatladığını, davacının çalıştığı sürece hak kazandığı ücretlerin ödendiğini ve davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, davacının dava konusu tazminat ve alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1282, K. 2026/3128, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1282-e-2026-3128-k-440a59a7353a