Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2787 E. 2026/3078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2787
- Karar No
- 2026/3078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/208 E., 2025/313 K. MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017 /495 Esas, 2018/123 Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetlerine bağlı Muğla Köy Hizmetlerinde işe başladığı tarihten itibaren sendikaya üye olduğunu, 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, 2001 yılında daimi işçi statüsüne geçirildiğini ancak kadrolu işçi statüsüne geçirilirken geçici işçilikte geçen kıdeminin dikkate alınmadığını, 2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün lağvedilmesi ile tüm hak ve alacaklarının ... İl Özel İdaresine devredildiğini, müvekkilinin geçici işçilikten daimi işçi statüsüne geçerken önceki hizmetlerinin dikkate alınarak intibaklarının yapılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin kadrolu işçi statüsünde intibaklarının yanlış olduğunun tespiti ile ücret farkı, yıpranma prim farkı, yasal ilave tediye farkı ve sözleşme ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ve davalı ... Müdürlüğünün devir sebebiyle alacaklardan sorumlu olduğunu ileri sürerek ücret farkı, yıpranma prim farkı, yasal ilave tediye farkı ve sözleşme ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mevsimlik işçi olarak müvekkili İdare bünyesinde çalışmaya başladığını, 02.02.2001 tarihinde kadroya geçtiğini ve 2011 yılında Karayolları Genel Müdürlüğüne tayin olduğunu, intibak ödemelerinin yapıldığı tarihte müvekkili İdare ile arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, davanın Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 17.11.2011 tarihinde Karayolları 71. Şube Şefliği emrine naklen atandığından müvekkili İdareden herhangi bir alacağının bulunmadığını, intibak işlemlerinde hata yapıldı ise sorumlusunun müvekkili İdare olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli kararı ile; toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının kadroya geçirilmeden önceki çalışmalarının çalışma süresine dâhil edilmesi suretiyle derece ve kademesi yeniden belirlenerek talep edilen fark alacaklar hesaplanmış ve asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.11.2023 tarihli kararı ile; davacının dava tarihi itibarıyla olması gerektiği gibi 16. derecenin 23. kademesinde olduğundan derece ve kademesinin tespiti talebinde hukuki yararı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince 2013 yılında yapılan ödeme dikkate alınarak ve zamanaşımı gözetilerek davacının fark alacaklarının belirlendiği, yapılan hesaplamalar ve vekâlet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalı ... Müdürlüğünün dava konusu alacaklardan sorumluluğun belirlenmesi yönünden müzekkere ekinde gönderilen "Tis Farkı Yevmiye Tahakkuk Bordrosu" ve intibak ücret farkına ilişkin çizelgenin mevcut olduğu, bu belgelere konu ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususunda gerekirse davacı asılın beyanı da alınarak ve 07.09.2020 tarihli ikinci bilirkişi ek raporu da bir değerlendirmeye tâbi tutularak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporuna itibarla asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının alacakları ile derece ve kademesinin eksik hesaplandığını, b. Davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının 02.02.2001 tarihinde kadroya geçtiğini ve 2011 yılında Karayolları Genel Müdürlüğüne tayin olduğunu, intibak ödemelerinin yapıldığı tarihte müvekkili İdare ile arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, b. 2013 yılında yapılan intibak ödemelerinin diğer davalı İdare tarafından yapıldığını ve bu nedenle müvekkili İdareye husumet yöneltilemeyeceğini, c. Müvekkili lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının, dava konusu alacaklarını devreden ... İl Özel İdaresinden talep edebileceğini ve müvekkili İdareye husumet yöneltilemeyeceğini, b. Dosyadaki belgelerden anlaşılacağı üzere davacının intibak işlemlerinin yapıldığını, c. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, d. Alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının derece ve kademe tespiti ile buna göre fark ücret alacaklarının hesap yöntemine, davalıların sorumluluklarına ve vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.