Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2596 E. 2026/2470 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2596
- Karar No
- 2026/2470
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/386 E., 2025/1860 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/240 E., 2024/37 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı işyerinde davalı Sendika üyelerince seçilmiş işyeri sendika temsilcisi olduğunu, müvekkilinin seçilmiş işyeri sendika temsilcisi olarak görev yapmakta iken davalı Sendika Genel Yönetim Kurulunun dava konusu 12.10.2022 tarihli kararı ile işyeri sendika temsilciliği görevine son verildiğini,12.10.2022 tarihli kararda davacıya atfedilen eylemlerinin hiçbirisinin gerçek olmadığını belirterek davalı Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunun 12.10.2022 tarihli işyeri sendika temsilciliği görevinden alınmasına dair kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının işyeri temsilcisi olarak görevini yürütürken müvekkili Sendika Genel Yönetim Kurulunun 12.10.2022 tarih ve 797 sayılı kararı ile temsilcilik görevine son verildiğini, müvekkili Sendika Genel Yönetim Kurulunun davacı hakkındaki yazılı ve sözlü şikayetlerle konu ile ilgili bilgi ve belgeler doğrultusunda gerekli tahkikatı yaptığını ve davacının işyeri sendika temsilciliği görevine devam etmesini sakıncalı bulunduğunu, müvekkili Sendikanın davacıyı "Sendika Temsilci Yönetmelik"inin 6. maddesinin “Genel Yönetim Kurulu, sendikanın amaç ve ilkeleriyle, Anatüzük ve yönetmeliklerine aykırı hareket eden, yetkili organ kararlarına uymayan, sendikanın ve üyelerin hak ve çıkarlarını korumayan, görevlerini aksatan, yerine getirmeyen ve bunu alışkanlık haline getiren, temsilcilik görevini ve unvanını kendi menfaati için kullanan, üyeler ve sendika çıkarları açısından göreve devamında sakınca görülen işyeri baştemsilci ya da temsilcilerini, ilgili şubenin de görüşünü alarak görevden alabilir.” düzenlemesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda görevden aldığını, iptaline karar verilmesi istenen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay içtihadı uyarınca sendikaların işleyişinin demokrasi esasların aykırı olamayacağı ve davacı tanık anlatımlarına göre davacının işyeri sendika temsilciliği görevinden çıkarılmasını gerektirecek herhangi bir eyleminin bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: davacının görevden alınmasına ilişkin takdir hakkının atamayı yapan organa ait olduğu gözetilmeksizin işlemin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının görevine "Sendika Temsilci Yönetmelik"inin 6. maddesi hükümlerine göre son verildiğini, davacının görevden alma işlemine neden olan eylemlerinin tanık beyanları ile ispatlandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Yönetim Kurulu Kararı iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.