Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/560 E. 2026/3075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/560
- Karar No
- 2026/3075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1795 E., 2025/1509 K. DAVA TARİHİ : 03.07.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/321 E., 2022/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde çalışırken 14.01.2020 tarihinde emekli olduğunu, emekli olduğu tarihte 203.000,00 TL kıdem tazminatının peşin olarak ödenmesi gerekirken ödenmediğini ve 15.04.2020 tarihinde 20.000,00 TL, 11.05.2020 tarihinde 20.000,00 TL, 09.06.2020 tarihinde 30.000,00 TL ve 01.07.2020 tarihinde 30.000,00 TL olarak ödendiğini, geç ödemeden kaynaklı faiz alacağının olduğunu, ayrıca bakiye kıdem tazminatının ve faizinin de ödenmesi gerektiğini ayrıca iş sözleşmesi devam ederken ödenmesi gereken ikramiye alacağının da faizinin ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi ve ikramiye faiz alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, sunulan makbuzlardan anlaşılacağı üzere davacının alacaklarının ödendiğini, davacının taleplerinin soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacıya dava tarihinden önce toplam 100.000,00 TL dava tarihinden sonra ise 104.984,54 TL kıdem tazminatının ödendiği, buna göre davacı işçinin dava dilekçesi ile talep ettiği 103.000,00 TL kıdem tazminatı dava tarihinden sonra ödendiğinden davacının fark kıdem tazminatı talebi hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı işçi ile davalı işveren arasında kıdem tazminatının taksitli ödeneceğine dair herhangi bir karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması bulunmadığından dava tarihinden önce ödenen miktarlar için bilirkişi raporunda hesaplanan miktar üzerinden davacının kıdem tazminatı işlemiş faiz alacağının mevcut olduğu ayrıca ikramiye faiz alacağı talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 131/1 hükmü gereği davacının dava tarihi öncesi için ödenen kıdem tazminatının faizi yönünden fazlaya ilişkin hakkını saklı tuttuğuna dair bir ihtirazı kayıt ileri sürmediğinden davacının dava tarihi öncesinde yapılan ödemeler için kıdem tazminatının geç ödenmesi nedeniyle faiz talep edemeyeceği ancak dava açıldıktan sonra davacıya ödenen miktar için emeklilik tarihinden dava tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği ayrıca ikramiye alacağı için davalı işverenin temerrüde düşürüldüğüne ilişkin somut delil olmadığından faiz işletilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava açıldıktan sonra ödenen kıdem tazminatı bakımından faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava tarihinden sonra ödenen kıdem tazminatına faiz işletilip işletilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. İş sözleşmesinin feshinden sonra ancak dava tarihinden ya da icra takibinden önce kısmen ödenen kıdem tazminatı için ihtirazı kayda gerek olmaksızın işlemiş faiz talep edilebileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesince aksi gerekçeyle hüküm kurulması hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıda yapılan açıklamaya göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.