Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2746 E. 2026/5308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2746
- Karar No
- 2026/5308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/905 E., 2025/1214 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/285 E., 2025/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan anlaşma gereği müvekkilinin yurt dışından saç ekimi ve estetik gibi sağlık turizmi için aracılık yaptığını, davalının da kendi nam ve hesabına davacı tarafından getirilen hastaları tedavi edip ücreti kendisinin aldığını, müvekkilinin yaptığı reklam, tanıtım, transfer, konaklama ve sarf malzemesi karşılığı davalı tarafa fatura keşide ettiğini, davacının hizmetini eksiksiz ifa edip fatura kesmesine rağmen davalının borcunu ifa etmediğini, tarafların ticari defter ve belgelerin incelenerek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme ile davacının müvekkiline aylık 8.000,00 TL ücret karşılığı anlaştıklarını, davacının getirdiği müşterileri müvekkilinin kendi nam ve hesabına tedavi ettiği ve ücreti makbuz karşılığı aldığı şeklindeki iddiaların doğru olmadığını, davacının müvekkili adına bir Şirket kurdurduğunu, cari hesaba konu edilen faturaları ...-Dr. ... olarak kurulan bu Şirkete keşide ettiğini, gerçekte işçi işveren ilişkisi olup taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkilinin ... ilişkisi çerçevesinde davacıya banka şifrelerini verdiğini, taraflar arasında hizmet ilişkisi sona erdiğinde müvekkilinin banka hesabındaki paraların davacının ortağı olduğu ... Estetik ve Cerrahi AŞ'nin diğer ortağı E.G'nin hesabına aktardığını, cari hesap ekstresindeki faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında İstanbul 15. İş Mahkemesinin 2013/984 Esas sayılı dosyasının bulunduğu, davacısının ..., davalısının ... Sağlık Tur. Ltd. Şti. olduğu, dava konusunun 18.05.2010-18.05.2015 tarihleri arasında 5 yıl süreli olan süreli iş sözleşmesinin 15.07.2013 tarihinde davacı tarafça haklı sebeple son verilmesi nedeniyle talep edilen işçilik alacakları olduğu, işbu davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin kabul edildiği, ilgili dosyanın kesinleştiği, davacı ile davalı arasında 18.05.2010 tarihli sözleşmenin imzalandığı ve sözleşmenin 5. maddesi ile sözleşme süresinin 5 yıl olarak kararlaştırıldığı, davacının estetik tedavi, cerrahi müdahale ve saç ekimi işinde doktor olarak çalıştığı, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi ve belirli süreli iş sözleşmesinin bulunduğu, aradaki ilişkinin ticari ilişki olduğu kabul edilerek talepte bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesinden doğan işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının estetik cerrah olduğunu, hastaların tedavisi ve çözüm üretme konusunda bağımsız ticari faaliyet gösterdiğini, kendi nam ve hesabına çalıştığını bu nedenle taraflar arasında çözüm ortaklığı olduğunu, 2. Müvekkili Şirketin hizmetini eksiksiz ifa etmesine, faturalarını teslim ve defterlere işlenmesine ve davalı taraf ile ısrarlı görüşmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği ile dava konusu alacak kaleminin ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.