Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2628 E. 2026/5283 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2628
- Karar No
- 2026/5283
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1695 E., 2026/1 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/195 E., 2022/152 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.10.1996 tarihinden iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği 22.03.2021 tarihine kadar kamyon şoförü olarak çalıştığını, davacının bilgisi dışında bir dönem çalışması başka şirketler nezdinde gösterilmişse de çalışmasının davalı nezdinde sürekli olduğunu, son aldığı ücretin net 4.500,00 TL olduğunu, asgari ücret kısmının bankadan kalanın elden ödendiğini, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 22.10.2012 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) aldığı kıdem tazminatına hak kazandığına dair yazıyı sunarak iş sözleşmesini feshedip işten ayrıldığını, bu döneme ilişkin alacakların davacıya ödendiğine ilişkin ibraname mevcut olmakla davacının alacağı bulunmadığını, 11.12.2012 tarihinde yeniden işe başlayıp 20.03.2021 tarihine kadar çalıştığını, davacının SGK'dan 3.600 prim gününü doldurması sebebiyle kıdem tazminatına esas yazı alıp 22.03.2021 tarihinde davalıya teslim ederek iş sözleşmesini bu dönemde kendisinin sonlandırdığını, davacının kıdem tazminatının banka hesabına yatırıldığını, çalışma koşullarına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, fazla çalışma yapılırsa ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeniyle davacı tarafından sonlandırılıp tazminatlarını alması ve haklarını aldığına ilişkin ibraname düzenlenmesi dikkate alınarak ilk dönemin tasfiye edildiği kabul edilip bu dönemin hesaplamadan dışlandığı, davacının yaklaşık 1 ay aradan sonra tekrar davalı işyerinde işe başladığı, bu dönemin 11.12.2012-20.03.2021 tarihleri arasında olduğu, davacının ikinci dönem çalışmasının da yine SGK'dan aldığı emeklilik koşullarını sağladığına ilişkin yazıyı işverene sunarak kendisi tarafından sonlandırıldığı, davalının net 47.110,32 TL kıdem tazminatını 31.03.2021 tarihinde davacının banka hesabına ödediği, buna göre ikinci dönem çalışmada hesaplanan kıdem tazminatından yapılan ödemenin mahsup edildiği, davacının bakiye kıdem tazminatına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin bulunduğu, bu alacaklardan indirim yapılarak hüküm kurulduğu, ispatlanamayan ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ilk dönem çalışmanın tasfiye edilmesinin yerinde olmadığı, tüm çalışma dönemi ve son ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplanarak 22.10.2012 tarihinde yapılan kıdem tazminatı ödemesinin yasal faiziyle birlikte mahsubu ve 20.03.2021 tarihinde işten ayrılışında ödenen kıdem tazminatının da mahsup edilmesi sonrası bakiye kıdem tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yıllık ücretli izin yönünden de tasfiyenin kabul edilemeyeceği, 21.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, buna göre karar verilmesi gerektiği, fazla çalışma alacağının tanık beyanlarına göre haftalık 8 saat hesaplanması yerine yanılgılı değerlendirme ile daha fazla hesaplanmasının isabetsiz olduğu, ispatlanamayan hafta tatili ücreti talebinin de reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararında tasfiye olgusunun kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, 2. İlk dönem çalışma alacaklarının zamanaşımına uğradığını, ayrıca bu dönem yapılan ödemelerin kıdem tazminatından mahsup edilmediğini, 3. İlk dönem çalışmanın yıllık ücretli izin alacağı yönünden de tasfiyeye uğradığını, kaldı ki bu dönemin zamanaşımına uğradığını, diğer yandan davacının ikinci dönem çalışmasına dair hak ettiği tüm izinleri kullandığına dair imzalı yıllık izin belgesi sunulduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zamanaşımı, hizmet süresi, davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği ve buna göre kıdem tazminatının hesabı ile ödemenin mahsubu, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve alacağın hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.