Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2598 E. 2026/5250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2598
Karar No
2026/5250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/945 E., 2025/1708 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/784 E., 2021/670 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.08.2022-11.10.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını, ... 26. İş Mahkemesinin 2018/553 Esas sayılı dosyası ile işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, işe başlamak için davalıya ihtarname gönderildiğini, aynı koşullarla işe başlaması için işyerine davet edildiğini ancak işe başlatılmayarak kendisine daha sonra bilgi verileceğinin söylendiğini, daha sonra arandığında ise işe başlama gün ve saati hususunda bilgi verilmediğini, davalıya tekrar ihtarname gönderildiğini, davalının ise davacı hakkında devamsızlık tutanakları tutarak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, davalının işe başlama davetine uyarak işyerine giden davacının işe başlatılmayıp eve gönderilmesinin davalının işe davette ciddi olmadığını gösterdiğini ve davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe başlatmama tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, iddialarının asılsız olduğunu, işe iadesine karar verilmesinden sonra işe davet edildiğini, davacı geldiğinde aynı şartlar ve güncel ücreti ile işbaşı yapması hususunda mutabık kalındığını, 30.03.2020 tarihinde aranarak 31.03.2020 tarihinde işbaşı yapmasının istendiğini, işe gitmemesi üzerine arandığında eşinin hasta olduğunu, bu nedenle 15 gün sonra işe başlamak istediğini bildirdiğini, 15 gün sonra da işe başlamadığını, hakkında devamsızlık tutanakları tutulduğunu ve davacıya işe başlamamaya dair sebebinin olması hâlinde mazereti ile birlikte bildirmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, davacının yine işe başlamadığını, başka bir yerde çalışmaya devam ettiğini, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta; ... 26. İş Mahkemesinin 2018/553 Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından işe iade davası açıldığı, davacının işe iadesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine davacı tarafından ... 8. Noterliğinin 16.03.2020 tarihli ihtarnamesi ile süresi içerisinde işe başlatılma talebinde bulunduğu, davalı işverenlikçe ... 59. Noterliğinin 20.03.2020 tarihli ihtarnamesi ile davacının işe çağrıldığı, 27.03.2020 tarihinde işyerine işe başlamak için gittiği, güvenlik müdürü ile görüştüğü, kendisine işe başlama tarihi söylenmediği, davacıya daha sonra haber verileceğinin bildirildiği, davacının bu tarihten sonra işe davet edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir kayıt ve delilin bulunmadığı ve ibraz edilmediği, bu nedenlerle davalı işverenin işe başlatma davetinde ciddi olmadığı, bu durumda davacının iş güvencesinden kaynaklanan tazminatlarla birlikte iş sözleşmesinin feshinden kaynaklı tazminatlara hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin davalının işe davette ciddi olmadığına ve davacının işe başlatmama tazminatına, kıdem tazminatına ve ihbar tazminatına hak kazandığına ilişkin kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, bu yönlere ilişkin davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiği; ancak kıdem tazminatına işletilecek faizin başlangıç tarihinin davacının işe başlatılmadığı ya da işe başlama ihtarının tebliğinden sonraki 1 aylık sürenin sonu olması gerektiği, buna göre davacının işe başlatılmadığı tarihin 27.03.2020 tarihi olduğu, Mahkemece ilk fesih tarihi olan 11.10.2018 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olmadığı gerekçesiyle davalının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin davacının işe daveti ve başlaması hususunda samimi olmasına rağmen davacının başlamadığını, davacının işe daveti sonucu işyerine geldiğinde aynı şartlar ve güncel ücreti konusunda davacı ile mutabık kalındığını, daha sonra davacı arandığında işe başlanmasının söylenmesine rağmen babasının rahatsızlığı ve işe giriş bildirgesinin verilmemesini gerekçe göstererek işe kendisinin başlamadığını, davacının arandığı hususunun davacının da kabulünde olduğunu, 2. Davacı işe kendi isteği ile başlamadığından kıdem ve ihbar tazminatının bulunmadığını, 3. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, 4. Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili lehine yeni hüküm kurulmasına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işe iadesine karar verilmesi sonucu davalının işe davetinde ciddi, davacının da işe başlama hususunda samimi olup olmadığı, buna göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe başlatmama tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2598, K. 2026/5250, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2598-e-2026-5250-k-f23f8b81c915