Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2591 E. 2026/5249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2591
- Karar No
- 2026/5249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1383 E., 2025/2604 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/128 E., 2024/215 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.02.2015-03.02.2020 tarihleri arasında davalı Şirkette topluluk müdürü olarak çalıştığını, zam yapılmadığını, doğum iznini kullanmadığını, 2 ay evden çalıştırıldığını, yıllık izne çıktığında yol ve yemek ücretinin ödenmediğini, tüm işçilik alacaklarının ödeneceği garantisi ile zorla istifa yazısı alındığını, alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle davalıya ihtarname gönderildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, 28 günlük ihbar süresine denk gelen ihbar tazminatının ücretinden düşürülmesini talep ettiğini, yeni bir iş bulması nedeniyle işten ayrıldığın, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 27.02.2015-31.01.2020 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı, dosyada bulunan davacının Şirketteki çalışanlarla yazışmaları ve istifa dilekçesi dikkate alındığında iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle sonlandırdığının anlaşıldığı, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre hafta tatillerini kullandığı, fazla çalışma alacağının bulunmadığı, belgelere göre yıllık izinlerini kullandığı, ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi ücreti alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işverene sunmuş olduğu el yazılı dilekçeyle iş sözleşmesini istifa ederek sonlandırdığını belirttiği, istifa dilekçesinin zorla alındığının ispatlanamadığı, Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin yerinde olduğu, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağının bulunduğunu ispat edemediği, yıllık izin, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin hamile olması sebebiyle işten çıkarıldığını, çıkarılma sürecinde tüm haklarının ödeneceği vaadiyle istifa yazısı alındığını, alacaklarının ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, yeniden rapor alınması itirazlarının mahkemece itirazının değerlendirilmediğini, 3. Müvekkilinin ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının ispatlanmasına rağmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 4. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ücret, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.