Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2584 E. 2026/5277 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2584
Karar No
2026/5277
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/112 E., 2025/2456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/348 E., 2024/377 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 13.07.2015-22.08.2016 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshi üzerine işe iade davası açtığını, işe iadenin kabulüne dair kesinleşen kararın tebliğinden itibaren süresinde işe başlamak için davalıya başvurduğunu, tebliğden itibaren 1 ay 24 gün sonra davalının iş önerisinde bulunduğunu, davalının tazminatlardan kurtulmak için iş teklifinde bulunduğunu, samimi olmadığını, davacıya önerilen işin eski işi olmadığını, muadil bir işin de önerilmediğini, davacının kabul etmediğini, işveren ikinci iş teklifinde yeni bir iş önerisinde bulunmuş ise de ikinci önerilen işin de işe iade şartları taşımadığını, eski işinin ... Genel Müdürlüğünde tam zamanlı olarak işyeri hekimliği olduğunu, bu işyerinin az tehlikeli sınıfa girdiğini, ilk önerilen işin Anadolu yakasında ve farklı tehlike sınıfında olduğunu, hayatını olumsuz etkileyecek zorluklar getirdiğini, ikinci önerilen işin de İstanbul’un her iki yakasında birden olduğunu, işyerlerinin çok tehlikeli sınıfa girdiğini, önceki iş şartları, saatleri ve ulaşım koşullarından çok farklı olduğunu, sözleşmesi feshedildiğinde aylık brüt 13.000,00 TL ücret aldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile iş güvencesi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işe iade kararı kesinleştikten sonra süresinde başvurmadığını, yasal süre içinde başvurmadığı için feshin geçerli hâle geldiğini, davalının hukuken işçiyi başlatmak zorunda olmadığı hâlde, iyiniyetle 09.12.2019 tarihinde davacıyı işe başlaması için davet ettiğini, tam zamanlı olarak Şirket merkezinde işe başlatma kararı alındığını, samimi olmayan davacının teklifleri düşünmeden itiraz ettiğini, 17.12.2019 tarihinde ... İnsan Kaynakları Müdürlüğüne yazı yazıldığını, Bankanın davacıyı yeniden işe almayacağını bildirdiğini, davacının itirazları değerlendirilerek bu defa 18.12.2019 tarihli ihtarname ile uygun iş imkânları sunulduğunu, davacının kabul etmediğini, teklif edilen işyerlerinin tehlikeli sınıfta olduğuna dair beyanların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade davası neticesinde işe iade edilen aynı pozisyonundaki işinde çalışmak istediği, davalının beyanı kapsamında önceden çalıştığı ... Genel Müdürlüğünün davacı ile çalışmak istemediği, davalının bu durumda, farklı işyerleri teklif ettiği, davacı tarafından teklif edilen işlerin daha önceki işinden farklı olduğu, ek yükümlülükler getirdiği ve daha riskli olması sebepleriyle kabul edilmediği, işe iade davası sonucunda davacının işe iade davasından önceki işine iadesi gerektiği, davalı tarafından bunun yerine getirilmediği, davalı tarafından davacının işe başlatılmadığı, davacının talebi aşılmadan ücretin brüt 13.000,00 TL, 18.12.2019 tarihinde ise asgari ücrete olan katsayı hesabıyla 20.185,77 TL olduğu, gerek dosya içerisinde yer alan arabuluculuk tutanağının, gerekse dosyaya alınan başvuru formunun incelenmesinde kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin talepleri yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından söz konusu alacak taleplerinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmeler esas alınarak boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile iş güvencesi tazminatı taleplerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davalının işe başlatmada samimi olmadığına yönelik İlk Derece Mahkemesi kabulünün isabetli olduğu, hesaplamaya açık istinaf bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kanunda öngörülen hak düşürücü süre içeresinde işe başlatılma talebinde bulunmadığını, 2. Davacının işe başlamada samimi olmadığını, önceki işine başlatılamayan davacıya teklif edilen yeni işin önceki işiyle aynı mahiyette olup olmadığının ancak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, ancak bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, 3. Davacının eski işine coğrafi olarak iadesinin mümkün olmadığına dair beyanlarının, delillerinin ve tanık anlatımlarının değerlendirilmediğini, 4. Davacıya yapılan teklifin iş riskini artırmadığını, önceki işi ile eşdeğer düzeyde olduğunu, davacının dayanaksız iddialarına itibar edildiğini, işe başlatılmama durumu davacının yapılan teklifleri kabul etmemesinden kaynaklandığından iş güvencesi tazminatının kabul edilemeyeceğini, davacının kendisine yapılan teklifleri kabul etmemesinin işe başlatılmadığını değil, davacının iradesinin işe başlama yönünde olmadığını gösterdiğini, bu hususlar gözetilmeden iş güvencesi tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 5. Kararın yeterli gerekçeyi taşımadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işe başlatılma talebinin samimi olup olmadığı, işverenin işe davetinin ciddi olup olmadığı, buna göre davacının iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2584, K. 2026/5277, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2584-e-2026-5277-k-2311f308950a