Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2638 E. 2026/5278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2638
Karar No
2026/5278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2437 E., 2025/2178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/236 E., 2023/662 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.04.2016 tarihinden davalının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiği 03.12.2019 tarihine kadar davalı işyerinde paketleme operatörü olarak çalıştığını, fesihten sonra davacı tarafından açılan işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının yasal sürede işe başlamak için başvurduğunu, davacının işe başlatılmadığını, davacıya Mahkemece hükmedilen 4 aylık brüt ücret ve diğer hakları olarak belirlenen 14.317,80 TL, bir yıllık brüt ücreti olarak belirlenen 36.817,20 TL sendikal tazminat ile kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini ileri sürerek sendikal tazminat, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatları alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı sürece işyeri kurallarına uymadığını, hakkında tutanak tutulduğunu, işçi ile işveren arasındaki güveni zedelediğini, iş sözleşmesinin bu nedenlerle feshedildiğini, davacının işe iade başvurusunun davalı işyerinde gerçekten çalışma niyetiyle yapılmadığı, işe iade başvurusunda işçinin samimi olması gerektiğini, davacının geçerli bir işe iade başvurusu bulunmadığından dava konusu alacaklara hak kazanmadığını, davacının ücretinin bordrolarda gözüktüğü gibi olduğunu, davalı işyerinde elden ödeme yapılmadığını, bordrolarda gösterilmeyen herhangi bir sosyal hak ve yardım yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 3. İş Mahkemesi, 2020/ 14... /457 Karar ve 23.11.2011 tarihli kararında iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine davacının işe iadesine, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğine, bu nedenle sendikal tazminata ve boşta geçen süre ücretine hükmedildiği, kararın istinaf süreci sonrasında 10.05.2022 tarihinde kesinleştiği, davacının işe başlama talepli ihtarnamesinin davalıya 02.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı işverenin 1 aylık süre içerisinde işe başlatmaması neticesi davacının iş sözleşmesi 02.07.2022 tarihinde feshedilmiş sayıldığından davacının bu tarihteki ücreti esas alınarak kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretinin hüküm altına alındığı, emsal işçi ücretlerinin dikkate alındığı, davacı işe iade kararı sonrası işe başlamak için başvurusuna rağmen davalı işverence işe başlatılmadığından işe iade kararında hüküm altına alınan boşta geçen süre ücreti ve sendikal tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının işyerinde huzuru bozması, işyeri kurallarına uymaması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının işe iade başvurusunun asıl amacının işyerinde çalışmak olmayıp işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak olduğunu, 2. Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, ücretinin bordrolarda gözüktüğü gibi olduğunu, davacı geçerli bir işe iade başvurusunda bulunmadığından ihbar ve kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacak ücretin işe başlatılmadığı tarihteki son ücret olarak belirlenemeyeceğini, zira davalının davacıyı işe başlatma yükümlülüğü olmadığını, geçerli bir işe iade başvurusu bulunmadığından, ihbar ve kıdem tazminatı hesaplaması açısından 4 aylık sürenin hizmet süresine eklenmesinin hatalı olduğunu, 3. Davacının ücretinin bordrolara yansıtılıp banka kanalıyla ödendiğini, işyerinde elden ödeme yapılmadığını, bordrolarda gösterilmeyen herhangi bir sosyal hak bulunmadığını, iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilen davacının boşta geçen süre ücreti ve sendikal tazminata hak kazanamayacağını, 4. Davacının ihbar tazminatı ve sendikal tazminat talebine mevduata uygulanan en yüksek faiz talep etmesinin isabetsiz olduğunu, ihbar tazminatı ve sendikal tazminata uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işe iade başvurusunda samimi olup olmadığı, dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, ücret miktarı ve faiz türü hususlarına ilişkindir. Hüküm altına alınan kıdem tazminatının brüt tutarı 48.469,77 TL, net tutarı 48.101,88 TL'dir. İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasında kıdem tazminatı talebinin doğru şekilde hüküm altına alınmasına rağmen, karar gerekçesinde kıdem tazminatı tutarı olarak brüt 48.101,88 TL yazılmasının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmakla bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2638, K. 2026/5278, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2638-e-2026-5278-k-7026748965c6