Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2233 E. 2026/2192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2233
- Karar No
- 2026/2192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/44 E., 2025/80 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi statüsünde Köy Hizmetleri Müdürlüğünde çalıştığını, işe başladığı tarihten itibaren Yol-İş Sendikasına üye olduğunu, 2001 yılında daimi işçi statüsüne geçirildiğini ancak kadrolu işçi statüsüne geçirilirken geçici işçilikte geçen kıdeminin dikkate alınmadığını, 2005 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünün kapatılması ile tüm hak ve alacaklarının .. İl Özel İdaresine devredildiğini, geçici işçilikten daimi statüye geçerken önceki hizmetleri dikkate alınarak intibak yapılması gerekirken bu şekilde uygulama yapılmaması sebebiyle emsal işçilere göre eksik ücret aldığını, ayrıca müvekkilinin işe girdiği tarihten itibaren fiilen büro görevlisi olarak çalışmasına rağmen düz işçi kadrosunda gösterildiğini, bu durumların adalet ve eşit davranma ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek davacının kadrolu işçi statüsüne intibak işlemlerinin yanlış olduğunun tespiti ile olması gereken derece kademesi belirlenerek ücret, yıpranma primi, ilave tediye, sözleşme ilave tediye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresi 5 yıl gözetilerek davacının intibak işlemlerinin ve intibak ödemelerinin yapıldığını, davacının 2010 yılında Tez Koop-İş Sendikası üyeliğinden Yol-İş Sendikasına üyeliğine geçtiğini, bu nedenle davacıya ödemelerin de fazla yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçmeden önce mevsimlik iş sözleşmeleri ile çalıştığı ve 2007 yılında kadroya geçirildiği, davalı işverence intibakı yapılırken sendikaya üye olmadan önceki sendika üyeliğinde geçen çalışmalarının da dikkate alınması gerekirken hatalı intibak işlemi yapıldığı ve bu nedenle davacının 19.06.2017 dava tarihi itibarıyla 7. derecenin 15. kademesinde olduğunun tespitine ve intibakının hatalı yapılması nedeniyle doğan fark alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 18.07.2023 tarihli kararı ile; bilirkişi raporunda yapılan derece ve kademe tespiti ile fark ücret alacakların hesaplanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, davalı İdarede .. Sendikası üyeliğinden önce başka işkolunda çalışan davacının, .. Sendikası üyeliğinden önceki dönemde geçen hizmet süreleri dışlanarak derece ve kademesi ile ücretinin tespiti ve buna bağlı olarak varsa fark alacaklarının hesaplanması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının ..Sendikası üyeliği dönemi dışlanarak hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunun denetlemeye elverişli olmadığını, davalının kendi çıkarımları sonucu belirlediği şekilde hesaplama yapıldığını, 2. Emsal dava dosyalarında derece ve kademenin nasıl belirlendiği ve hesaplamaların nasıl yapıldığına dair bilirkişi raporlarının dosyaya ibraz edildiğini ancak Mahkemece hatalı rapora göre hüküm kurulduğunu, 3. Aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin yüksek olduğunu, 4. Süresinde sunulmayan belgelere muvafakat etmediklerini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının derece ve kademe tespitine ve buna bağlı ücret alacaklarına, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.