Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2124 E. 2026/1919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2124
- Karar No
- 2026/1919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/495 E., 2025/277 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 29.12.2015-30.11.2018 tarihleri arasında çalıştığını, mühendislik ve müşavirlik işleri yaptığını, işverence işten çıkarıldığını, ücretinin 15.000,00 TL olduğunu, ücretlerinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı Şirket arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davacının ... İnş. Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisi olduğunu, davacı ile davalı Şirket arasında alt işverenlik ilişkisi bulunduğunu, dava dışı Şirketin alt yüklenici olarak fatura karşılığı iş yaptığını, bu Şirkete fazla ödeme yapıldığı için ... 7. İcra Dairesinin 2018/12648 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılması üzerine davacının kötüniyetle işbu davayı açtığını, davacının ücretinin iddia ettiği gibi olmadığını, yüklenici olarak iş yapması sebebi ile mevzuat gereği sigorta primlerinin yatırıldığını, 35 ay ücret almaksızın çalışma yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının şantiye ve işyeri ziyaretlerinde alt işveren olarak kendi işlerini yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli tarihli kararı ile; davalı işveren tarafından davacı için Kuruma hizmet bildiriminde bulunulduğu, bildirilen hizmetin iptali yönünde bir başvuruda bulunulduğunun iddia ve ispat edilmediği, hizmet ilişkisinin tespitinde Kurum kayıtlarının esas olduğu, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kazanç sorgulamasına göre davacının ücretinin 8.198,53 TL olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının ücretinin ödendiğine ilişkin dosyada mevcut delil bulunmadığından davacının ücret alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 01.06.2023 tarihli kararı ile; arabuluculuk son tutanağında tarafların üzerinde anlaşamadığı konular olarak dava konusu alacakların yer aldığı, davalı işveren tarafından müteveffa davacı için Kuruma hizmet bildiriminde bulunulduğu, davalı işverence iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiği ispatlanamadığından müteveffa davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanları ve TÜİK kazanç sorgulamasına göre aylık ücretin 8.198,53 TL olarak tespitinin yerinde olduğu, işverenin ücretin ödendiğini ispat edemediği, hükmedilen faiz tür ve başlangıç tarihlerinde talebe veya kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının şantiye şefi olarak çalıştığını iddia ettiği davalı Şirket projelerine ilişkin ilgili tüm bilgi ve belgelerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünden istenerek, gelen yazı cevapları ile davacının davalı Şirkette çalıştığını belirttiği dönemdeki sigorta kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle bir sonuca varılması gerektiği, eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma sonucu talepler miktar itibarıyla kısmen hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının hizmet süresinin eksik belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının fiilî çalışmasının bulunmadığını, iş deneyim belgesi konusunda eksikliği olan davacı yanın, müvekkili Şirketle içinde bulunduğu iş ilişkisi sebebiyle iş deneyim belgesi alabilmek adına müvekkili Şirkette sigorta girişi yapıldığını, fakat fiilî olarak bir iş ilişkisi olmadığını, b. Tanıkların davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde çalışmalarının bulunmadığını, c. Davacının uzun süre ücret almadan çalışmasının kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalı yanında çalışmasının bulunup bulunmadığı ve hizmet süresi ile dava konusu alacakların ispatı noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.